16/11/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
16.11.2004
Yalçın BAYER
O değil bu Ağrı
  
ybayer@hurriyet.com.tr
 

BAYRAMIN 1. günü Ağrı Dağı ile ilgili ‘Büyülü Hazine’ başlıklı yazınızı büyük bir zevkle okudum. Ağrı’nın Türk turizmine kazandırılması için çok daha fazla çaba sarf edilmesi ve yeni projeler oluşturulması yönündeki fikirlerinize tüm içtenliğimle katılıyorum.

Ben de sizin gibi keşke YTL’lerde Ağrı figürü kullanılsaydı diyorum. Fakat bu hiçbir zaman yazınızda kullanılan Ermenistan tarafından Ağrı’nın görünümü figürü olmamalıdır, görüşümü de ekliyorum. Eminim ki sayfa düzenlemesini yapan arkadaşlar Ağrı Dağı ile ilgili yazınıza uygun olsun diye bir Ağrı Dağı görünümünü vermeyi uygun görmüşler; fakat bu görünüm yazının ruhuna aykırı olarak Türk turizmi değil de Ermenistan turizmine katkı yapacak bir seçim olmuş.

Ben İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimlerde görev yapan bir öğretim üyesiyim. Konuyla ilgim sadece Ermeni diasporasının ve Ermenistan’ın Türkiye ile ilgili çalışmalarını yakından takip eden duyarlı, sade bir Türk vatandaşı çerçevesinde olmakla birlikte yazınızda kullanılan fotoğrafla ilgili bilgi vermek isterim.

Fotoğrafta, arkasında Ağrı Dağı’nın bulunduğu manastırın ismi Khor Virap’tır. Bu yüzden Ermenistan tarihi, kültürü ve Ermenistan turizminin dışa açılımı ve tanıtımı açısından son derece önemlidir.

AB’ye girme sürecinde olduğumuz bu dönemde, Ermeni diasporasının son Fransa örneğinde olduğu gibi Avrupa’da ve Amerika’da yapmış olduğu planlı ve uzun yıllara yaymış olduğu çalışmaların sonucunda, Türkiye’ye birtakım yaptırımların beklendiğini okurken o güzel yazınıza uyacak Ağrı Dağı fotoğrafı, Türkiye tarafından çekilen bir Ağrı olmalıydı diyorum.

Yard. Doç. Ergin Sait VAROL

İÜ Avcılar Kampusu


İstanbul bu kábusu artık yaşamamalı

BAYRAMIN arifesi ve ilk günü araçlarıyla yollara çıkanlar kábus yaşadı.

İki köprüde de saatlerce yoğunluk yaşandı

Kimisi ‘Hiç olmazsa bayram süresince eskiden olduğu gibi geçişler parasız olsaydı’ dedi.

Bazıları ise buna karşı çıktı:

‘O zaman trafik daha da arapsaçına dönüyor; herkes yollara dökülüyor.’

Bu ilin yöneticilerinden biri çıkıp da, bayram nedeniyle aile gezmesine giden bu insanlara bir öneride bulunmadılar.

Köprüyü şu saatler arasında kullanmayın, ya da tek veya çift plakalı araçlar şu saatler arasında geçiş yapabilir.

Tam böyle değil de bir uyarı, bir bilgi, daha açıkçası bir söz bekledi insanlarımız.

Hala İstanbul’un bir trafik radyosu yok. Ortalıkta bir yöneticisi de yok. Kaderci bir toplum olduk; uzun kuyruklarda tepkisiz dışarısını seyrettik.

Yeterince toplu taşım aracı olmayınca, İstanbul’un yetersiz yollarında yakıt tüketip durduk.

İstanbul coğrafyası artık bu kadar göçü, yapılaşmayı ve de aracı kaldıramaz.

Yöneticiler artık uyanın, birçok uygarlığa ev sahipliği yapan İstanbul’a daha fazla kıymayın; Anadolu topraklarında yeni kent merkezleri yaratın ki, bu kentten kaçan turistleri geri getirelim.

Cismani ve ruhani kültür nedir?

PARİS’
ten Haluk Tarcan yazıyor:

Yeşillerin afişlerinde kullandıkları Ortaköy Camii, Osmanlı İmparatorluğu’nu temsil eder.

Halk kültürü, din kültürü ayrı kavramlardır. Bu iki kavram birbirine karıştığı için, laiklik dinsizlik sayılmaktadır.

Türk halkının kendi öz kültürü vardır; halk edebiyatı, halk müziği, halk oyunları, halk gelenekleri vb... Buna ‘yeryüzü kültürü’ de denebilir.

İslam’da ise kendi felsefesinden doğan gök, Allah ile halk arasındaki ilişkiyi düzenler. Buna etnoloji bilimi ‘gökyüzü kültürü’ der. Osmanlı, ilkine CİSMANİ; ikincisine RUHANİ kültür derdi.

Ruhani kültür, Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürü değildir.

(Not: Bu yazımızı basacağınızı sanmıyorum. Ama ben, etnolog olarak yazayım, vicdani görevimi yapayım da siz basmayın, sizin bileceğiniz iş.)

Haluk TARCAN-PARİS


Biliyor musunuz?

28 Kasım’da yapılacak CHP Gençlik Kolu Kongresi için şimdiden yoğun bir kulis yürütüldüğünü, şimdiki Ayhan Yalçınkaya ile Serhan Tınastepe’nin yarışacaklarını, genel merkezin gençlik kolu yaş sınırını kurultaydan bir hafta sonra doldurması nedeniyle Tınastepe’nin isminin öne çıktığının söylendiğini...

Kuşadası Belediye Başkanı Fuat Akdoğan’ın bayramdan sonra 1500 kaçak yapının yıkımı için işlemlerin başlayacağını söylediğini...

Çorlu Havaalanı Müdürü Mustafa Hurma’nın, Trakya’dan her gün 650 kişinin otobüslerle Ankara’ya gittiğini belirterek Ulaştırma Bakanlığı’ndan Çorlu-Ankara arasında uçak seferlerinin başlaması için talepte bulunacaklarını...

GÜNÜN SÖZÜ

‘Münir (Özkul) Abi, emekliliğine yakın Türk tiyatrosunun geleneksel kavuğunu bana verdi. Ama kavuğu verecek adam yok. Vermek zorunda da değilim. Kavuk buraya kadar...’

(34 yıllık tiyatro sanatçısı Ferhan Şensoy)


Yalçın BAYER
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Chirac da Verheugen gibi...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Siyah çerçeveli yazılar
 
    Bekir COŞKUN
  Aldırma gönül...
 
    Doğan HIZLAN
  İyimser olmak başarının anahtarı mı?
 
    Erdal SAĞLAM
  17 Aralık’a kadar piyasalar gergin olacak
 
    Gila BENMAYOR
  Gastronominin kábesinde tek başına
 
    Hadi ULUENGİN
  Hicap ve cinayet
 
    İlter TÜRKMEN
  AB üyeliği ve çevre
 
    Pakize SUDA
  Bayram bitmeden biter
 
    Sedat ERGİN
  Del Bosque’nin en olağan halleri
 
    Yalçın DOĞAN
  Viyana’da gazeteci çığlığı
 
    Özdemir İNCE
  Hep onlar haklıdır
 
    Vahap MUNYAR
  Batık banka malı alana yasal güvence geliyor
 
    Can BARTU
  Şişirme yanarsın
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Ali Bey, Eskişehir’e niçin gitmiyor?
 
    Osman MÜFTÜOĞLU
  Sağlık haberi nasıl okunmalı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com