16/11/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
16.11.2004
Ertuğrul ÖZKÖK
Siyah çerçeveli yazılar
  
 

HER gün çok sayıda gazete okuyorum. Bu gazetelerdeki bazı köşeler, bana ölüm ilanları gibi geliyor.

Türkiye’de bir köşe yazarı tipi var.

Köşelerinin etrafına sanki görünmez birer kara çerçeve çizilmiş gibi.

Dedim ya, bana ölüm ilanlarını hatırlatıyorlar.

Bu kara çerçeveli köşelerde iyimser tek bir cümleye bile rastlayamazsınız.

Kendilerinden ve çevrelerindeki üç beş kişilik cemaatlerinden başka herkes hırsızdır, soyguncudur, mürtecidir, yalakadır, satılmıştır.

Dünyada temiz kalmış tek bölge, sandalyelerini attıkları o bir metrekarelik kurtarılmış bölgedir.

Masalarının üzerinde duran abajurlardan ışık değil karanlık hüzmeler aşağı iner.

Kuytularından hiç çıkmazlar.

Farklı bir retinaları vardır.

Gözleri sadece kötü olana fokus yapabilir.

* * *

Bayramın birinci günü İzmir’deydim.

İkinci günü Denizli’ye geçtim.

Yol boyunca Turgut Özal’ı bir kere daha rahmetle andım.

Türkiye’nin çehresini değiştiren şu son 20 yıl bir daha gözümün önünden geçti.

İzmir’den Kuşadası’na gidebilmek için çektiğimiz sıkıntıları düşündüm. 3 kilometrelik Selatin Tüneli’nden geçerken otomatik olarak devreye giren radyonun tünel kuralları hakkında verdiği bilgileri dinledim.

Bazı yanlarımızın Avrupa’nın birçok ülkesinden ileriye gittiğini hissettim.

* * *

Atatürk’
ü bir kere daha hatırladım...

İnönü’, Menderes’i, Demirel’i, Ecevit’i bir kere daha düşündüm.

Samimi olarak şu kanaate vardım:

Siyasetçi açısından öyle çok şanssız bir ülke sayılmayız.

Türkiye, öteki Müslüman ülkelerden kopmuş ileriye doğru gidiyor.

Yol boyunca geçtiğim şehirlerde belediyelerin artık Avrupa Birliği’ne geçiş sürecine girdiklerini gördüm.

Aydın, Sultanhisar, Nazilli geçişlerinde yol kenarı ve ortası gayet güzel düzenlenmiş.

Denizli’ye son gittiğimde şehrin ortasından geçen caddeyi çok bakımsız bulmuştum.

Ama şimdi güzel bir meydan düzenlemesi ve onun kadar güzel ara geçişler yapılmaya başlandığını gördüm.

Belediyelerimiz artık Özal’la başlayan zihniyeti tam olarak benimsemiş durumdalar.

Gördüğüm bütün bu şeyler beni çok heyecanlandırıyor.

Heyecanlandığım ve sevdiğim her şeyi yazmakta, anlatmakta, övmekte hiçbir yanlışlık görmüyorum.

Tam aksine, bu bana büyük bir keyif veriyor.

Zaman zaman kara çerçeveli köşelerden, benim gibi düşünen insanlara salvo atışları geliyor.

Yazdıklarımız onların kara çerçeveli sütunlarına sığmadığı, oralardan hayatın bütün bölgelerine taştığı için ne olduğunu anlamakta güçlük çekiyorlar.

Hiç itirazım yok...

* * *

Yazsınlar. Herkesin gündemi kendine.

Kiminin gündemi, sadece ve sadece siyaset.

Kiminin gündemi, bundan daha çeşitli, daha renkli ve daha geniş bir bölgeye yayılmış durumda.

Herkes istediği gündemle ilgilenebilir.

Artık hepimiz biliyoruz ki, Türkiye sadece siyaset konuşmuyor.

İnsanlar için bindiği araba, alışveriş ettiği yerler, son çıkan CD’ler, filmler, yemek yenilen yerler ve herkesin kendi başına özel olarak yaşadığı ama şöyle bir bakıldığında aslında çok ortak nokta barındıran hayatlar...

İnsanlar artık bütün bunları konuşuyor.

Siyaset giderek küçülürken hayatın renkli ve güzel alanları iskána açılıyor.

* * *

İşte bu yüzden genç ve yeni gazetecilere seslenmek istiyorum:

Kara çerçeveli köşelerin etkisi altında kalmayın.

Gördüğünüz, beğendiğiniz, takdir ettiğiniz şeyleri yazmaktan çekinmeyin.

Çünkü, bu ülkede güzel şeyler yapılıyorsa, insanlar başka insanlara güzel hizmetler sunuyorlarsa, hayatı güzelleştiren ve kolaylaştıran işler yapıyorlarsa bunların kamusal alanda takdir edilmesinden daha doğal bir şey olamaz.

Hayatın 21. yüzyıldaki gerçeği artık böyle.

Siyah abajurlardan sızan karanlık ışıkların aydınlatmadığı alanları artık şehir ışıkları gündüze çeviriyor.

Ama bir kere daha ifade edeyim:

Bu yeni hayatta herkese yer var.

Siyah çerçeveli yazılara da, aydınlık çerçeveli yazılara da.

Sonunda ölüm ile hayat birbirinin tamamlayıcısı değil midir...


Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Chirac da Verheugen gibi...
 
    Bekir COŞKUN
  Aldırma gönül...
 
    Doğan HIZLAN
  İyimser olmak başarının anahtarı mı?
 
    Erdal SAĞLAM
  17 Aralık’a kadar piyasalar gergin olacak
 
    Gila BENMAYOR
  Gastronominin kábesinde tek başına
 
    Hadi ULUENGİN
  Hicap ve cinayet
 
    İlter TÜRKMEN
  AB üyeliği ve çevre
 
    Pakize SUDA
  Bayram bitmeden biter
 
    Sedat ERGİN
  Del Bosque’nin en olağan halleri
 
    Yalçın BAYER
  O değil bu Ağrı
 
    Yalçın DOĞAN
  Viyana’da gazeteci çığlığı
 
    Özdemir İNCE
  Hep onlar haklıdır
 
    Vahap MUNYAR
  Batık banka malı alana yasal güvence geliyor
 
    Can BARTU
  Şişirme yanarsın
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Ali Bey, Eskişehir’e niçin gitmiyor?
 
    Osman MÜFTÜOĞLU
  Sağlık haberi nasıl okunmalı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com