|
Mutlu KOSER-Esma ÇAKIR-Hasan AY/İSTANBUL
Terör örgütü El Kaide’nin Türkiye yapılanması tarafından Neve Şalom ve Beth Israel sinagoglarıyla HSBC Genel Müdürlüğü ve İngiltere Başkonsolosluğu’na yönelik intihar saldırılarının üzerinden tam bir yıl geçti. Geriye, kanlı saldırıda hayatını kaybedenlerin yürek burkan hikayeleri ve hayatta kalanların yaşam mücadeleleri kaldı; bir de acılı aileleri.
Sinagog saldırılarında 8 yaşındaki kızı Anette ile 86 yaşındaki annesi Anna’yı kaybeden Tily Rubinstein Talu, acısını dindirebilmek için kendisini alkole ve haplara verdiğini söyledi. Talu, AP ajansına yaptığı açıklamada, ‘Sadece kızımı ve annemi öldürmediler, beni de öldürdüler çünkü ben onlar için yaşıyordum’ dedi. Annesi ve kızını, iki Sinagog’dan ilk saldırıya uğrayan Beth Israel’deki patlamada kaybeden Talu, Türk vatandaşı musevilerin geleceklerinden emin olmadıklarını belirtti. Talu, yeni yapılacak sinagogun daha iyi korunacağı umuduyla İstanbul’daki bütün musevilerin hala korku içinde yaşadıklarını anlattı.
Beth İsrael Sinagogu’ndaki patlamada ‘Kelebeğim’ dediği 8 yaşındaki kızı Anette ile 86 yaşındaki annesi Anna’yı kaybeden Tily Rubinstein Talu, geçen bir yıla karşın hiçbir şeyin acısını hafifletemediğini söyledi. Tily R. Talu, ‘Anette’i hep ben uyandırırdım. O sabah erken uyanıp beni okşadı. Üstünü giyinmişti. İbranice kitabını verdim, anneannesiyle birlikte evden çıktı’ diye konuştu. 15 Kasım 2003 Cumartesi sabahını anımsadığında gözleri doluyor.
St. Benoit Lisesi Fransızca öğretmeni Tily Rubinstein Talu, Özel Bilgi Koleji öğrencisi olan kızı Anette ile tam bir İstanbul hanımefendisi olduğunu söylediği annesini ‘ölüm’ sözcüğüyle birlikte andığında ürpediyor. ‘Bunu hiçbir zaman kabul etmedim’ diyen Talu, ‘Terörün dini ve amacı olmaz. Amacı sadece belirsizlik ve huzursuzluk yaratmak. Bu da yalnızca silah tacirlerinin işine yarıyor. Bu konuda demokratik ve medeni ülkelerin birlikte hareket etmesi lazım’ dedi. |