13/11/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
13.11.2004
Güzin  Abla
Tüm kadınları ilgilendiren bir öykü
  
guzinabla@hurriyet.com.tr
 

Bu öykü Türkiye Meme Vakfı’ndan Dr. Can Gürbüz tarafından okurlarımdan sevgili Dilek Eren’e gönderilmiş.

Altına bir de not düşülmüş: ’Bir mumun, diğer mumu yakarak aydınlatmasıyla kaybedeceği hiçbir şey yoktur. Lütfen bu hikáyeyi yayarak diğer mumları da aydınlatın.’ Ben de, önce bu çok önemli ve yararlı girişimi için Dr. Can Gürbüz’e ve meme kanseri açısından çok uyarıcı bu yazı için sevgili okuruma da teşekkür ediyorum. Dileğini yerine getirip, bu yazının birçok okuruma ulaşmasını sağlıyorum.

Uzmanlar meme kanserinin 10 kadından 3 ‘ünde görülebilme olasılığından söz ediyorlar. Bu dehşet verici bir oran. Ancak başımızı deve kuşu gibi kuma gömmemeliyiz. Lütfen, uzmanların size öğrettiği meme muayenesini sık sık kendi kendinize uygulayın. Yılda bir kez olsun, hiç değilse memenizi sonografi ile taratın. Herhangi bir kuşku karşısında da mamografi yaptırmaktan kaçınmayın. Genç olduğunuzu düşünüp, ya da bizde pek yaygın olan cahilce, ‘Bana olmaz’ düşüncesine kapılmayın. Ne yazık ki, son zamanlarda hayat dolu pek çok yakınımda bu hiç yakıştıramadığım hastalığın ortaya çıktığını görüyor ve korkuyorum. Lütfen hanımlar kendinizi ihmal etmeyin, sevdiklerinize ve sizi sevenlere kabuslar yaşatmayın. Meme kanseri erken dönemde yakalanırsa, düşündüğünüzün aksine, göğsünüz alınmadan da tedavi edilebiliyor.

Orta yaşlı ve düzgün giyimli bir adam sessizce kafeye girerek köşedeki masaya oturur. Garsona sipariş vermek için beklerken yan masadaki gençlerin kendisine bakarak gülüştüklerini fark eder. Belli ki yakasına taktığı küçük pembe kurdele şeklindeki rozete gülmektedirler. Bu alaylı bakışları görmezden gelen adam, yan masadakilerin ısrarlı sırıtmalarına dayanamayarak elini lacivert ceketinin yakasındaki rozete götürerek, ‘Bu mu?’ diye bakışanlara sorar. Yan masadakiler yüksek sesle güler ve , ‘Küçük güzel pembe kurdeleniz lacivert ceketinize pek de yakışmış!’ diyerek sırıtmaya devam ederler. Orta yaşlı adam bu sözü söyleyen delikanlıya dönerek, ‘Lütfen masama buyurun bunu tartışalım’ der. Biraz önce tüm sevimsizliğiyle sırıtan delikanlı, sebebini anlamadığı bir utanma ve sıkıntı hissine kapılsa da gelip, masaya oturur.

Adam yumuşak bir sesle, ‘Bu rozet tüm dünyada, içinde olduğumuz ayda, kadınların arasında meme kanseri bilincini yaygınlaştırmayı ifade ediyor. Ben bu rozeti annemin adına takıyorum’ der. Bu açıklama karşısında başkalaşan delikanlı, ‘Çok üzüldüm, anneniz meme kanserinden mi öldü?’ diye sorar. ‘Hayır’ diye cevap verir orta yaşlı adam ve devam eder: ‘Annem sağ çok şükür. Küçük bir çocukken kendimi yalnız hissettiğim korkulu anlarımda her zaman başımı saklayabileceğim ve huzur bulacağım yumuşak bir yuvadır annemin memeleri. Annemin memesi ve sağlığı için dua ediyorum.’ ‘Hımm’ diye kekeler delikanlı. ‘Bu rozeti karım için takıyorum’ diye devam eder orta yaşlı adam. ‘Karınız da herhalde iyi’ diye sorar delikanlı. ‘Evet’ der adam, ‘Karımın memesi her ikimiz için aşk ve sevgi kaynağı olmuştur her zaman. 23 yıl önce sevgili kızımızı beslemiştir memesiyle. Karımın memesi ve sağlığı için Tanrı’ya şükrediyorum.’

Delikanlı sorar: ‘Sanırım kızınızın sağlığı için de takıyorsunuz?’ ‘Hayır. Kızımı bir ay önce meme kanseri nedeniyle kaybettik. Yaşının çok genç olduğunu düşünerek ihmal etmiş memesinde fark ettiği kitleyi. Bu nedenle geç kaldık.’

Genç adam, yüzünde beliren utangaç ve üzüntülü bir ifadeyle,’Çok üzgünüm. Özür dilerim’ der. Orta yaşlı adam ‘Kızımın anısına övünerek takıyorum bu küçük pembe kurdeleyi. Bu sayede çevremdekileri de aydınlatabilme fırsatım oluyor. Şimdi evine git, karınla, kızınla, annenle konuş, anlat bu anlattıklarımı’ deyip, cebinden çıkardığı küçük pembe kurdeleden rozetini uzatır. Delikanlı da öne doğru eğilir ve ’Takmam için yardım edebilir misiniz?’ diye mahcup mahcup sorar...


Güzin  Abla
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  CHP yine o CHP
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  O yıl başımdan geçen olay
 
    Bekir COŞKUN
  Küçük generaller...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Yaser Arafat!
 
    Ege CANSEN
  Kira öder gibi ev sahibi olacağız
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Kitaplar... Kitaplar
 
    Erdal SAĞLAM
  AB'ye Kürt kimliğimle sesleniyorum:Bana bakın Türkiye'de eşitliği görün
 
    Fatih ALTAYLI
  Arafat’ın ölümü yolu açabilir ama
 
    Hadi ULUENGİN
  Aralık pencere
 
    İlter TÜRKMEN
  Irak’ta gidişat
 
    Tufan TÜRENÇ
  Adapazarı’nda duygu dolu anlamlı bir gece
 
    Yalçın BAYER
  Gökkafes’in Şişli tarafı
 
    Yalçın DOĞAN
  Sunay Akın büyülüyor!
 
    Özdemir İNCE
  Sözcüğün ters büyüsü
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Şeker bayramınız kutlu olsun...
 
    Doğan Hakyemez
  Kulüpler birliği
 
    Şükrü KIZILOT
  Arzuhalci İsmail Amca'nın feryadı
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  AB için üçüncü tavır
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com