Larson, Washington'da yabancı basın merkezinde, ABD Başkanı George W. Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Faryar Shirzad ile birlikte, 11 Aralık'ta Fas'ta düzenlenecek Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi çerçevesinde düzenlenecek toplantı hakkında soruları yanıtladı.
ABD'de Georgia eyaletinde düzenlenen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı G-8 zirvesinde Türkiye, Yemen ve İtalya'nın, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi'nde, Demokrasi Yardım Diyalogu Grubu'nun ortakları arasında yer almıştı.
Alan Larson, Türkiye'nin Ortadoğu veya Geniş Ortadoğu'nun bir parçası olarak görülmediğini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Türkiye bir Avrupa ülkesi ve yakında Avrupa Birliği ile müzakerelere başlamayı umuyor. Türkiye'nin, Demokrasi Yardım Diyalogu'ndaki ortak ülke rolü çok değerli. Çünkü Türkiye'nin, demokrasi, ekonominin güçlendirilmesi ve hoşgörülü toplum konularında çok zengin bir deneyimi var. Bu bakımdan bize öğreteceği çok şey bulunuyor. İtalya da AB'nin bir üyesi olarak Demokrasi Yardım Diyaloğu'nun ortaklarından biri.”
Larson, Türkiye'nin AB üyeliği sürecinin, Demokrasi Yardım Diyalogu'ndaki rolünü zorlaştıracağını düşünmediğini belirtti ve ”Türkiye'nin AB üyelik süreci, Demokrasi Yardım Diyalogu'nda oynayacağı role ek katkı getirecektir” diye konuştu.
Faryar Shirzad da Kasım ayı sonunda Demokrasi Yardım Diyalogu'nu oluşturan Türkiye, Yemen ve İtalya'nın liderliğinde bir bakanlar toplantısı düzenlenmesinin planlandığını söyledi. Shirzad, Demokrasi Yardım Diyalogu'nun amacının, hükümet liderleri ve diğer organizasyonları biraraya getirerek, bölgenin demokratikleşmesi yönünde fikir paylaşımı sağlamak olduğunu kaydetti.
Shirzad, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine tek bir reform formülü önermediğini, ancak oluşturulacak bir mekanizmayla hedef ülkelerin kendi kendilerine ve istedikleri hızda, reform gerçekleştirmelerine yardım sağlamanın amaçlandığını kaydetti.