Washington'da American Enterprise Institute (AEI) adlı muhafazakar düşünce kuruluşu ve Alman Heinrich Böll Vakfı tarafından, “AB içinde Türkiye: Avrupa için Sonuçları” adlı bir panel düzenlendi.
Panelde konuşan Lagendijk, “Türkiye, AB'ye üye olunca, (İslam ile batı arasında köprü oluşturulamaz) diyenler yanılacak. Türkiye'nin AB'ye üyeliği, Usame Bin Ladin ve Samuel Huntington'a darbe olacak” dedi.
Lagendijk, Türkiye'de reformların ilerletilmesinden övgüyle bahsederken, “Ben AKP'nin, şu ana kadar yaptıkları için ödüllendirilmesi gerektiğine inanıyorum. AB'ye üye ülkeler, Aralık ayında (evet) demeli ve müzakereler gelecek yılın ikinci yarısında başlamalı” diye konuştu. Lagendijk, Türkiye ile müzakereler başlatıldığında, bunun tek amacının “tam üyelik” olması gerektiğini, ayrıcalıklı ortaklık gibi yaklaşımlara karşı olduğunu vurguladı.
Bir soru üzerine, AB'nin Aralık ayında Türkiye'ye olumsuz yanıt vermesinin çok kötü olacağı yorumunda bulunan Lagendijk, “Türkiye üzerine düşeni yaptı. AB sözünü tutmalı ve müzakereler başlamalı. Ben, Türkiye'ye (hayır) denmesine, Türkiye'nin bekletilmesine karşıyım” dedi.
Lagendijk, Avrupa'nın, askeri kapasitesini ve Ortadoğu'daki rolünü artırmak istiyorsa, Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu söyledi.
Joost Lagendijk, “AB, NATO değil. AB'ye katılmak, NATO'ya katılmak gibi değil. AB'ye katılmak, egemenliği paylaşmak demek. Mesela nüfus dolayısıyla Türk milletvekillerinin Avrupa parlamentosundaki sayısı da fazla olacak. Örneğin çevre konusunda karar alındığında, bu bütün Avrupa'yı etkileyecek. AB içine alınan ülkeyle aynı standartları, temel değerleri paylaşmak bu yüzden önemli” dedi. Lagendijk, işkencenin sıfıra inmesi, Güneydoğu'da yerlerinden edilenlerin eve dönme hakkının tanınmasının bu açılardan önemli olduğunu kaydetti.
Göç olması durumunda bunun Avrupa piyasalarını istikrarsızlaştırmasından ve Türkiye'nin daha dindar hale gelmesinden endişe edildiğini belirten Lagendijk, uzun vadede Türkiye'nin Avrupalı bir oyuncu olacağını söyledi. Lagendijk, ABD ile AB arasında bir konu üzerinde farklı görüşler oluşursa, Türkiye'nin Avrupa tarafında yer alacağını da kaydetti ve “O zaman Türkiye'nin, ABD tarafından AB içine gönderilmiş bir Truva atı olacağı görüşü tamamen geçmişte kalacak” dedi.
Ermeni bir katılımcının, sözde Ermeni soykırımının AB'ye tam üyelik için ön şart olarak konulması yönündeki ifadesine karşılık Lagendijk, “Türkiye ancak Avrupalı olduktan sonra bu meseleyle yüzleşebilir. Şimdi böyle bir talep gündeme getirirseniz, yanlış uçtan başlamış olursunuz” dedi. Kendisinin de tarihçi olduğunu vurgulayan Lagendijk, her iki tarafın da katılımıyla, daha fazla tarihi açıklık getirilmesi gerektiğine işaret etti. Lagendijk, “Bana göre bu meselenin soykırım olarak nitelendirilmesi, cevabı belirsiz bir konu” dedi.
DAVIDSON: EN ERKEN 2014
Panelde konuşan Avrupa Komisyonu delegasyonu Washington temsilcisi Jonathan Davidson, AB, Aralık'ta Türkiye'ye yeşil ışık yakarsa, Türkiye'de reformların büyük bir hız kazanacağını söyledi.
Davidson, müzakerelerin ne kadar süreceği yönündeki bir soru üzerine, sürecin açık uçlu olduğunu hatırlattı ancak AB'nin bütçe planlamaları çerçevesinde Türkiye'nin üyeliğinin en erken 2014 yılında söz konusu olabileceğini belirtti.
Aralık ayında Türkiye'nin nasıl bir yanıt alacağı yönündeki soruya karşılık ise Davidson, Avrupa Komisyonu'nun, karara temel oluşturacak bir menü hazırladığını ancak, asıl kararın AB liderlerine ait olduğunu söyledi. Davidson, bir çok ülkenin tavrının, Türkiye lehine olduğunu ancak karşı çıkanlar da bulunduğunu belirtirken, Türkiye ve AB'nin birbirini tanıması için gelecek yıllarda çok büyük bir değişim ve karşılıklı eğitim kampanyası düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
BARAN: TÜRKİYE ENERJİ GÜVENLİĞİNİN GARANTİSİ
Washington'daki düşünce kuruluşlarından Nixon Center'ın uzmanlarından Zeyno Baran da, paneldeki konuşmasında, radikal İslam'ı yenmek için Türkiye'nin üyeliğe kabulünün Avrupa Birliği için önemli olduğunu söyledi. Baran, AB ülkelerinin, Türkiye hakkında karar verirken, Avrupa'da yaşayan Müslümanlar'a nasıl bir mesaj vermiş olacaklarını iyi hesaplamaları gerektiğini de kaydetti.
Zeyno Baran, Türkiye'nin AB'ye en büyük katkılarından birinin de Avrupa'nın enerji güvenliğini sağlaması olacağını ifade etti.
Türkiye ile Yunanistan, Bulgaristan, Avusturya'ya enerji linkleri üzerinde çalışıldığını belirten Baran, “Türkiye'nin AB'nin parçası olması, AB'nin enerji güvenliği için önemli” dedi.