08/11/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Seyahat
08.11.2004
Kendi milletimi bu adada görmek istiyorum
 

Görkemli hindistancevizi ağaçlarının gölgesinde, bir hindistancevizi suyu içmek... Buda tapınaklarındaki çeşitli boyutlardaki Buda heykellerini ve inananların ibadetlerini izlemek... Şelalelerin altında serinlemek...

Çay plantasyonlarında kadınların çay toplayışını izlemek... Yollar boyu bekleşen maymunları bir şeker veya bisküviyle beslemek... Herkes için farklı beğenilerden daha neler neler. Sri-Lanka bence dünyanın incisi. Tropik iklim, egzotik meyveler ve harika deniz ürünleri. Doğa güzelliğini anlatmaya ise lisanım yetmez. Yeşilin her tonunu görmek mümkün. Hele hele o tropik çiçekler ve renk cümbüşü... n Evcan DEMİRTAŞ

Sri-Lanka, 65 bin 610 kilometrekare yüzölçümü ve 19 milyon nüfusu olan bir ada. MÖ 600 yıl önce var olduğu biliniyormuş.

Aşoka adlı bir Hint prens (Mönc) din adamı Mahinda ile adaya gelip, ada halkına ve o zamanın kralı Tissa Mahara’ya Buda dinini kabul ettirir. 1500 yılında Portekizliler adaya gelip, 1700 yılında Kendy, Colombo ve Galle gibi önemli şehirleri sömürgeleri altına alırlar. 1795 yılında İngilizler ve Hollandalılar’ın sömürgesi altındadır. 1830 yılında Hollandalılar adadan ayrılır. 1948 yılına kadar İngiliz sömürgesi olarak kalan ada o yıl bağımsızlığını ilan eder.

İngilizler, adada çay üretiminde çok başarılı olurlar. Kaliteli çay, dünya pazarlarında tanınır. 1972 yılında adanın adı, Ceylon iken Sri-Lanka olarak değiştirilir. Ada için çay ekonomisi çok önemli olduğu için, çay Ceylon çayı olarak adını devam ettiriyor.

Bense bir gezginim. Hindistan’ın ve Tayland’ın hemen hemen tamamını, Singapur’u, Malezya’yı gördüm. Gezilerimi sırt çantama çok elzem eşyalarımı alarak bulunduğum ülkenin toplu taşıma araçlarıyla yaparım. Zamanı sınırlamam. İlgimi çeken yerlerde kalırım. Programımı kendim yaparım. Gideceğim ülkeyi belirler, gerekli araştırmalarımı yapar, kitapları okurum. Temiz ve ucuz pansiyonlarda kalırım. Küçük, temiz ve yöresel yerlerde yemek yerim. Rahat pamuklu giysiler, rahat terlik, fotoğraf makinesi, fener, ilaç çantası ve birkaç kitap alırım yanıma.

Benim için ayaklarım çok önemlidir. Çok yürürüm. Her an karşılaşabileceğim bir maceraya hazırlıklı olurum. Gittiğim yerlerde titiz ve eleştirici olmam. Farklı olan bu yerleri ve insanları oldukları gibi kabullenmeye çalışırım.

Sri-Lanka’ya 12 yıl önce sırtıma çantamı takıp gittim. Colombo’dan Mont-Lavına’ya kadar uzanan yol boyunca kendimi hüsrana uğramış hissettim. Bu benim ilk Uzakdoğu gezimdi. Ne beklediğimi bilmiyordum, fakat görmek istediğimin farklı şeyler olacağını düşünmüş olmalıydım.

15 günlük gezi programında adanın büyük bir bölümünü gezmiş, adanın güzellikleri ve yaşayanların kültürü hakkında biraz bilgilenmiştim. Işıl ışıl gülen gözlerin bana vermek istediği mesajı ancak ikinci seyahatimde çözdüm ve orayı kendime ikinci vatan olarak seçtim. 12 yıldır ekimden nisan sonuna kadar Sri-Lanka’da yaşıyorum.

İlk yıllar uğraşım, adayı tanımak ve yerlilerle olduğunca çok kaynaşmak ve çok az da olsa oranın lisanını öğrenmek oldu. Daha sonraları kaynaşıp birbirimizi sevdiğimiz bir yerli aileyle beraber küçük bir pansiyon çalıştırmaya başladım. Dünyanın her yerinden gelen turistlerle misafir oldukları pansiyonumuzda çok güzel dostluklar oluşturduk. Öyle ki her yıl gelmeye başladılar. Tek üzüntüm hiç Türk misafirimizin olmayışıydı. Bu güzel adada kendi milletimi de görmek istiyorum.

O parlak incide bir nokta

Bir damla inci Hint Okyanusu’nda

Benim ben olduğumu anlatan doğasıyla

Bir buhur zerresi miydi okyanustan oluşan

O parlak incide bir nokta mıyım ben?

Mavinin yeşilin sonsuzluk doruğunda

Güneşin batışında kızaran ufuklarda

Hindistancevizi ağaçlarının görkemli duruşunda

O parlak incide bir nokta mıyım ben?

Tropik bitkilerin, egzotik meyvelerin

Kapkara tenleri boncuk boncuk gözlerin

İçindeyim her zaman o hep gülen yüzlerin

Mercan adalarında mercan balığı mıyım ben 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com