07/11/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
07.11.2004
Yalçın BAYER
İhraç ettiğimiz otomobillerin dövizi kanser ilacına gidiyor
  
ybayer@hurriyet.com.tr
 

SAĞLIK Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanı Prof. Murat Tuncer’le Gebze Dilovası’ndaki kanser vakalarını konuşurken, bize ilginç bilgiler aktardı.

‘2023 yılında 60 yaş üzerindeki kanser ölümlerini % 15 azaltmak istiyoruz. Böylece kanser vakalarının da % 60’ı kontrol edilebilecek. Ama bir kısım kanser türlerini, örneğin kemik ve beyin tümörlerini tamamen yok etmek mümkün değil. Buna karşılık akciğer ve sindirim sistemine bağlı kanserler tamamen ortadan kaldırılabilecek.

Dışarda mı?

ABD
ile gelişmiş ülkelerde son beş yıldır artık kanser vakaları inişte... Zaten, Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’nün bir bildirisinde, 15 yılda kanserden ölümlerin yok edileceği bildiriliyor.

SİGARA BELASI

Türkiye’de.
..

Maalesef büyük artış var. 10 yılda yüz binde 153’ten, yüz binde 216’ya yükseldi. Akciğer kanseri çok artıyor. Baş nedeni, sigara... Türkiye’de sigara kullananların sayısı her geçen gün artıyor.

Bizde kansere karşı neler yapılıyor?

AB’
nin de benimsediği ciddi bir projemiz var; ‘2023-Kansersiz Yaşam Projesi’. Önlenebilecek kanserlere karşı eğitim açısından büyük bir savaş veriyoruz, özellikle de çevre kirletilmesine karşı... Bizde akciğer zarı kanseri dünya ortalamasından 4 bin kat fazla... Bazı bölgelerdeki Erioit ev aspestli toprakları solumaktan kaynaklanıyor; bu köyleri taşıyoruz.

CEP TELEFONUNA DİKKAT

Yani özetlersek.
..

Kanserin etkilerinin en başta çevreden, hava kirliliğinden, beslenmeden, sigaradan doğduğunu unutmamamız gerekiyor. Egzoz da büyük etken, artık içindeki kurşun yok edilebiliyor. Şimdi önemli bir sorun, termik santrallarından çıkan tozun çevreye kanserojen etkisi yapması.. İskenderun’da batırılan gemi, Karadeniz’e bırakılan variller ve Çernobil de çevre etkilerine giriyor.

Her üç kanserden ikisini yok edebiliriz; çevre ve beslenme ile sigaraya özen gösterirsek...

Cep telefonları...

Elektromanyetik yaydığından çevresel etkiye giriyor. Vaka var mı derseniz.. Bunu henüz bu nedene bağlamak zor. Ancak uzun vadede risk oluşturabileceğinden gelişmekte olan ergen çocuklarda cep telefonunun kulaklıkla konuşulması öneriliyor.

ULUSAL KANSER ENSTİTÜSÜ’NÜ KURAMADIK

Beslenmemiz.
.

Çok kötü, büyük sorun... Son yıllarda sindirim sistemi kanserlerinde bu nedenle büyük artış var. Vatandaşı kanserojenler hakkında uyarmaya çalışıyoruz. Biliyorsunuz, bu konudaki denetim Tarım Bakanlığı’na devredildi. Geçiş dönemi nedeniyle bir aksaklık oldu ama tüketicinin çevre bilinci arttıkça olumlu gelişmeler sağlayabileceğiz. Yoksa devlet herkesin peşine düşemez.

Gıda sahtekárları ve vurguncuları...

Ne yazık ki, çok kolay yoldan para kazanıyorlar. Bilinçsiz bir toplumuz, sağlığımıza dikkat etmiyoruz. Bu durum sürerse, dünyada 10 yıl içinde kanser vakaları % 350 artacak.

Çevre ile savaşmamız, bir eylem planı ortaya çıkarmamız gerekiyor. Kanser konusunda Mısır’da bile ciddi çalışma var ama bizde henüz bilimsel altyapı çalışmasını oluşturacak ‘Ulusal Kanser Enstitüsü’ yok. İnşallah yeni bakanlık yasası ile çıkar.

İlletin bedeli

TÜRKİYE, resmi kayıtlarına göre kanser tedavisine ve ilaçlara yılda 6 milyar dolar harcıyor; özel ve yurtdışındaki tedavi bedelleri ise henüz saptanamıyor.

Bu neredeyse ihraç ettiğimiz otomobiller ve öteki araçlardan gelen döviz miktarına yakın.

Bakan Osman Pepe ‘çevreyi’ görmüyor

GEBZE Dilovası’nda kanser vakalarının Türkiye ortalamasının beş kat üzerinde olduğunun köşemizde yer almasından sonra sorunun yerel gazetelerde manşetlere taşınması, özellikle de Kanal D’nin bu konudaki yayınları, Çevre ve Orman Bakanlığı’nı acaba harekete geçirdi mi? Hiç sanmıyoruz, hepsi göstermelik denetim...

Yöre halkının bu kadar tepkisine ve yapılan yayınlara karşın bölge milletvekili Pepe bu konuda nedense suskun kalıyor. Bakanın yöredeki fabrika sahipleriyle dost olduğu, hatta bunlardan birini sık sık ziyaret ettiği biliniyor.

Yazılarımızdan sonra yerel gazetelerde ilginç bilgiler yer aldı.

‘Gebze Haber’ yazıyor:

Pepe’nin talimatı üzerine İzmit çevre ekipleri, Kilezdere’yi kirleten fabrikalara baskın yaptı... Ancak Dilovası ve Gebze’nin başına bela olan Dilderesi ve dolayısıyla Marmara’ya sanayi ve evsel atıklar ulaştıran diğer dereleri hangi kuruluşların kirlettiği ne zaman tespit edilecek?’

Marmara Gazetesi, Dilovası Belediye Başkanı Musa Kahraman’ın beldede yaşanan çevre sorunlarının çekilmez olduğuna dikkati çekerek ‘Halkı biz zaptedemiyoruz’ dediğini yazıyor.

ÇORBA DAĞITTI AMA

Gazete, asıl haddehane ve boya fabrikalarının atıklarını saldığı Dilovası deresi neden kontrol edilmedi diyor.

‘Demokrat’ Gazetesi, Bakan Osman Pepe’nin geçen hafta Gebze’de iki gün cadde ve sokak esnafını ziyaret ettiğini, iftarda çorba dağıttığını (fotoğraflı) yazarak şöyle diyor:

Pepe ne hikmetse sanayi kuruluşlarının çevreye yaydığı kirlilik nedeniyle insanların hastalıktan telef olduğu Dilovası’na bir türlü gitmedi. Ben isterdim ki çorba dağıtırken poz üstüne poz veren Bakan Pepe, ayağına çizmeleri giyerek bizlerle birlikte Dilovası’nda derelere sanayi atıklarını bırakan tesisleri gezsin, denizden tozu dumana katan demir çelik tesislerini bir görsün...’ (Atık gemisi Ulla’nın 14 Eylül’de batmasından bu yana Bakan İskenderun’a da gitmedi.)

İnsanın inanası gelmiyor ama doğru bunlar.

Haberlere göre, Dilovası’nda çevre ekiplerinin ölçüm yapacağı anda köstebekler birilerine haber veriyorlarmış... (Dilovası’na gittiğimizde bazı tesislerin filtrelerini hemen çalıştırmaya başladıklarını, biz döndükten sonra belediyeden bize haber verdiklerini söylemeliyiz.) Zehirli baca gazı atıklar gece salınıyormuş... İşlenmek üzere yurtdışından getirilen paslı demirlerin analizi yapılmıyormuş; bunlar yağmur yağdığında denize akıyormuş...

Dilovalıları kanser öldürüyor, acaba bunlar kimin umurunda!

Biliyor musunuz

BAYINDIRLIK Bakanı Zeki Ergezen’in ‘İşimi yapmak için müteahhidin özel uçağına da binerim’ demesi üzerine CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Sayın Bakan kimse uçağını bedava vermez; bu utançtan kurtulmanız lazım’ dediğini... DYP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan’nın, AKP iktidarının, yurtdışında ve Türkiye’de binlerce insanı ‘İslamı ve Müslümanlığı istismar eden maneviyat hortumcuları’ndan hesap sorması gerektiğini söylediğini... Biliyor musunuz?


Yalçın BAYER
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Utanç ve hüzün verici
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Seni seviyorum Selin
 
    Ali Atıf BİR
  Formunu artıran tek lider Deniz Baykal
 
    Bekir COŞKUN
  Kuş kriterleri...
 
    Doğan HIZLAN
  Bir gazetede iki Nadir olursa...
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İnsana saygı
 
    Enis BERBEROĞLU
  Cep telefonu, cinayet sebebi olmaktan çıkmalı
 
    Ercan KUMCU
  Nasıl bir rekabet otoritesi
 
    Erkan ÇELEBİ
  Romanya'yla aramızda bisküvi krizi çıkardılar
 
    Ferai TINÇ
  33 yıl önce
 
    Murat BARDAKÇI
  1908’deki kimlik tartışmasında da bütün bu işlerin cılkını çıkartmıştık
 
    Pakize SUDA
  Sandalyeye beş kala
 
    Sedat ERGİN
  Hükümetin tuhaf sessizliği
 
    Erman TOROĞLU
  Hikayeyi sevmiyoruz
 
    Şükrü KIZILOT
  Sigara, alkol ve akaryakıtın cazibesi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com