07/11/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
07.11.2004
Sedat ERGİN
Hükümetin tuhaf sessizliği
  
seergin@hurriyet.com.tr
 

AVRUPA Birliği Komisyonu, Türkiye ile ilgili tavsiye kararını 6 Ekim tarihinde açıkladı. Komisyon, bu karara ek olarak Türkiye’deki siyasi ve ekonomik gelişmelerin AB ölçütleri açısından değerlendirildiği bir de İlerleme Raporu yayımladı.

İlerleme Raporu, Türkiye’deki azınlıkların durumuna Ankara’nın resmi görüşüyle uyuşmayan bir bakış ortaya koyuyor.

Bu, Lozan Antlaşması’ndaki azınlık kategorilerini yetersiz bulan, Kürtleri de azınlık olarak gören bir bakış. Komisyon, ayrıca Türkiye’deki Alevileri de doğrudan dini azınlık kategorisinde gördüğünü açıklıyor.

Türkiye’nin tam üyelik müzakerelerinin temelini oluşturacak olan gözden geçirilmiş Katılım Ortaklığı Belgesi, söz konusu raporu esas alacaktır.

Dolayısıyla, Komisyon’un azınlık bakışının Türkiye ile AB arasında başlayacak müzakere sürecindeki en önemli başlıklardan birini oluşturacağını tahmin edebiliriz.

BAŞBAKAN HASSAS SULARA GİRMİYOR

Türkiye’nin toplumsal dokusunu yakından ilgilendirdiği için bu bakışın belli bir hassasiyetle karşılanması kaçınılmazdır.

Peki, işbaşındaki AKP hükümeti, AB raporunda yer alan azınlık yaklaşımlarını nasıl karşılıyor? Vatandaşlar bu konuda hükümetin ağzından ne öğrendiler?

Çok fazla bir şey öğrenebildikleri herhalde söylenemez.

Geçen bir aylık süre içinde ayaküstü yapılan bazı genel nitelikte değinmeler bir tarafa bırakılırsa, hükümetin bu konuya nasıl baktığına ilişkin kapsamlı bir siyaset açıklamasına rastlamak mümkün değildir.

Örneğin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geride bıraktığımız hafta biri ulusa sesleniş, diğeri AKP Grubu’nda olmak üzere yaptığı iki önemli konuşmada, tavsiye kararının olumlu içeriğini ön plana çıkarmış, ancak İlerleme Raporu’na değinmemiştir.

Keza, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de rapor taslağında azınlıklar hakkında yer alan daha ağır ifadelerin bir bölümünün son anda çıkartılmış olduğunu belirtmek dışında içeriğe ilişkin bir değerlendirme yapmaktan kaçınmıştır.

HÜKÜMET, AB’Yİ ÜRKÜTMEK İSTEMİYOR

Hükümetin bu konudaki bilinçli suskunluğu nasıl değerlendirilebilir?

Bu, raporun içeriğinin zımnen onaylanması anlamında bir suskunluk mudur?

Yoksa, hatırlı AB çevrelerinin ‘Aman, tarih kararının alınacağı 17 Aralık tarihine kadar polemik yaratacak, havayı bozacak çıkışlardan uzak durun’ şeklindeki telkinleri mi hükümeti suskunluğa yöneltmiştir?

Hükümetin sessizliğinde ikinci şıkkın, yani AB çevrelerinin telkinlerinin ağır bastığı anlaşılıyor.

AKP iktidarı, 17 Aralık tarihine kadar AB içindeki Türkiye aleyhtarı grupların eline koz vermemek için büyük bir dikkat içinde gözüküyor.

Ancak, bu dikkat raporda ifade edilen görüşlerin yanıtsız kalması sonucunu da doğuruyor.

BOŞLUĞU GENELKURMAY DOLDURUNCA...

Derken, Genelkurmay Başkanlığı, geçen salı günü raporun hassas başlıklarıyla ilgili görüşlerini kapsamlı bir değerlendirmeyle açıklamış, bu yaklaşımları ulusal bütünlüğü tehlikeye düşürecek nitelikte gördüğünü belirtmiştir.

İkinci Başkan Orgeneral İlker Başbuğ tarafından açıklanan metin, 5 sayfa uzunluğunda, koordinatları belirlenmiş, uluslararası hukuka atıf yapan titiz bir karargáh çalışmasının ürünüdür.

Orgeneral Başbuğ, bir soru üzerine açıkladığı görüşlerin Ankara’nın resmi tutumunu yansıttığını belirterek, hükümetin de bu çizgiye katıldığını ima etmiştir.

Ve nihayet Dışişleri Bakanı Gül, geçen salı günü Lizbon’a giderken uçakta gazetecilerin bir sorusu üzerine, ‘Genelkurmay’la zaten sürekli görüşüyoruz. Aramızda bir farklılık yok. Türkiye’nin azınlık anlayışı Lozan’la ortaya çıkan, Anayasa’ya da yansıyan anlayıştır’ demek durumunda kalmıştır.

Türk kamuoyunun, hükümetin görüşlerini öğrenebilmesi için illa Genelkurmay’ın açıklama yapması mı gerekecekti?


Sedat ERGİN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Utanç ve hüzün verici
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Seni seviyorum Selin
 
    Ali Atıf BİR
  Formunu artıran tek lider Deniz Baykal
 
    Bekir COŞKUN
  Kuş kriterleri...
 
    Doğan HIZLAN
  Bir gazetede iki Nadir olursa...
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İnsana saygı
 
    Enis BERBEROĞLU
  Cep telefonu, cinayet sebebi olmaktan çıkmalı
 
    Ercan KUMCU
  Nasıl bir rekabet otoritesi
 
    Erkan ÇELEBİ
  Romanya'yla aramızda bisküvi krizi çıkardılar
 
    Ferai TINÇ
  33 yıl önce
 
    Murat BARDAKÇI
  1908’deki kimlik tartışmasında da bütün bu işlerin cılkını çıkartmıştık
 
    Pakize SUDA
  Sandalyeye beş kala
 
    Yalçın BAYER
  İhraç ettiğimiz otomobillerin dövizi kanser ilacına gidiyor
 
    Erman TOROĞLU
  Hikayeyi sevmiyoruz
 
    Şükrü KIZILOT
  Sigara, alkol ve akaryakıtın cazibesi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com