|
ReyanTUVİ
Seyahat, tutkularımızdan biri. Çünkü bir ömre sığmayacak kadar çok keşif şansı tanıyor bize; ‘’ben de oradaydım’’ dedirtiyor. ‘’Keşke’’ dediğimiz birçok hayal, hayal olmaktan çıkıyor. Senede bir kez seyahat edebilmek için nelere katlandığınızı bir düşünün. Bazen fazla mesailer hep bu uğurda yapılıyor. Şimdi, iki hafta sonra bir bayram tatili var. Reyan Tuvi sizler için, bayramda ‘ben de oradaydım’ demekten keyif alacağınız öneriler hazırladı.
M.Ö. 6. yüzyıl... Ünlü matematikçi Thales, dünyada ilk kez, bir yıl öncesinden, güneş tutulmasını öngörür... M.S. 2. yüzyılda, ünlü Roma İmparatoru Trajan Romanya’yı fethetmiştir. Bu olayın anısına Efes’te bir anıtsal çeşme yapılır. Çeşmenin ortasına heykeli dikilen Trajan’ın bir ayağı yerde, diğeri ise bir kürenin üzerindedir. Trajan, adeta ‘’ben dünyanın hakimiyim’’ diyordur.
Daha sonraları, Doğulu astrologlar, bilim adamları, matematikçiler, gökyüzünün gizemini araştırırlar. Ne var ki ortaçağda baskıcı yönetimler, bilim adamlarının dünyanın yuvarlak olduğunu söylemelerini, hatta düşünmelerini engellemekte ve birçoklarını da ölüme mahkum etmektedir. Çünkü onlara göre, dünyanın yuvarlak olduğunun bilinmesi güçlerinin kaybolması demektir. Yuvarlak bir dünya, keşfetmek, öğrenmek, yeni ufuklara açılmak ve doğruyu bulmaktır... Bu işlerine gelmez ve Avrupa karanlıklar içinde kalır...
Seyahat, insanlığın en önüne geçilmez tutkularından biri. Çünkü bir ömre sığmayacak kadar çok keşif şansı tanıyor. Çünkü size ‘’ben de oradaydım’’ dedirtiyor. ‘’Keşke’’ dediğiniz birçok hayal, hayal olmaktan çıkıyor. Senede bir kez seyahat edebilmek için nelere katlandığınızı bir düşünün. Bazen fazla mesailer hep bu uğurda yapılıyor. Biri bitmeden diğeri planlanıyor ve hayat bu umutla renkleniyor.
Kuşkusuz seyahatin rengi her zaman toz pembe olmadı. ‘’Seyahatin Kültür Tarihi’’ adlı kitabında, Winfried Löschburg’un anlattıklarına bakılırsa, eski devirlerde seyahat edenler bundan ağızlarının payını almışlar. Çin’de söylenen ‘’Bir mil, on bin darbe’’ deyişi, sık sık devrilen posta arabalarıyla seyahat edenler tarafından benimsenmiş. Bir başka atasözü de ‘’posta arabasıyla seyahat eden, bir hammalın sırtına ve bir prensin kesesine sahip olmalı’’ imiş.
* * *
Ancak, fırtınaya tutulan gemilere, kervanları soyan eşkıyalara ve devrilen posta arabalarına rağmen, hiç kimse seyahat etmekten vazgeçmedi.
Seyahatte yaşanabilecek tatsızlıklar hep var. Kaçırılan uçaklar, süresi dolan pasaportlar, patlayan ya da kaybolan bavullar, çılgın şoförler, kapanan yollar, iptal edilen turlar, çift rezervasyonlu oteller, tahtakurulu odalar, pis çarşaflar, suyu akmayan duşlar, asık suratlı garsonlar, çalınan çantalar, kaybolan turistler, bozulan mideler... Buna rağmen, döner dönmez yeni bir seyahatin hayalini kurmak, bize yolculuğun büyüsünü anlatmaya yetiyor galiba.
Siz siz olun, varmak için seyahat etmeyin. Birçok kentin içinden geçip gitmek değil, bir yerin ruhuna inmektir önemli olan. İyi yolculuklar...
KAPADOKYA
Sürüden ayrılın vadilerde kaybolun
Mevsim önemli değil. Kapadokya’dan her zaman keyif almak mümkün. Bilinen rotalarıyla Kapadokya’yı gezip, bunun da dışına çıkabilmek için sürüden ayrılmak, vadilerde kaybolmak, kiliselerde yalnız kalmak, yollarınızı kendinizin keşfetmesi gerekiyor. Atla, ciple, motosikletle, bisikletle ya da yürüyerek... Kapadokya Bölgesi’nde yaklaşık 360 oyma kilise var. Göreme Açık Hava Müzesi, Kapadokya’nın ‘’olmazsa olmaz’’larından. Bölgenin en iyi korunmuş, Bizans dönemi kilise ve freskleri burada. Elmalı, Azize Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı (Sandallı) Kilisesi, Tokalı görülebilir.
Kapadokya’nın kaya oyma yaşam alanlarının en çarpıcı olanı ise Zelve Açık Hava Müzesi. Paşabağı, Kapadokya vadilerinin en çok fotoğrafı çekileni. Bu bölgeye daha önce, ‘’Keşişler Vadisi’’ deniyordu. Bölgedeki birçok kaya oyma yerleşimlerinden biri olan Çavuşin’in ilginç yanı, 1950’lerin başında başlayan kaya evlerin boşaltılma çalışmalarından sonra, yeni kurulan köyün bugün eski Çavuşin ile birlikte, içiçe geçmiş olması. Yani burası Zelve’den farklı olarak yaşayan bir müze. Uçhisar da Esbelli gibi, bu bölgede kalınacak en bozulmamış yerlerden. Köylerin saflığını bir derece korumuş olduğu Ortahisar’da ise turist kalabalığı göremezsiniz. Buranın turizm elçisi, meydanda antikacı dükkanı olan Crazy Ali’dir.
Avanos çömleklerinin hamuru olan kil, aynı zamanda Avanos’u, Kapadokya’nın geri kalan kısmından ayıran Kızılırmak’a da rengini verir. Kapadokya olağanüstü oluşumlarının yanında yeraltında da akıl almaz sürprizler saklar. Peribacalarının büyüsüne kapılıp, Kapadokya’nın yeraltı şehirlerini kaçırmayın. Bölgede yaklaşık 30 yeraltı şehri var ve bugün bunlardan sadece yedisi açık. En çok ziyaret edilenler, Nevşehir- Niğde yolu üzerindeki Kaymaklı ve Derinkuyu.
AKTİVİTE
Argeus (Seyahat Acentesi, Ürgüp, 0384 341 46 88, www.argeus.com.tr), Kapadokya Balloons (Balonla Kapadokya, Göreme, 0384 271 24 42, www.kapadokyaballoons.com), Beyaz Yele (Atla Kapadokya, Ürgüp, 0384 341 51 75), Walking (Yürüyen) Mehmet Trekking, 0532 382 20 69, 0384 2
NEREDE KALINIR:
Kayadam Cave Hotel ve Üzümlü Ev (Esbelli Mah. Ürgüp, 0384 341 66 23, www.kayadam.com), The Room With a View (Manzaralı Oda Ürgüp, 0384 341 49 67), Museum Otel (Uçhisar, 0384 219 22 20, www.museum-hotel.com), Lamia (Mustafapaşa- Sinasos, 0384 353 54 13, www.lamiahouse.com), Kelebek Hotel (Göreme, 0384 271 25 31, www.kelebekhotel.com), Gül Konakları (Mustafapaşa -Sinasos, 0384 353 54 86, www.sinasos.com.tr), Ahbap Konağı (Uçhisar, 0384 219 30 20, www.ahbapkonagi.com), Kirkit Pansiyon (Avanos, 0384 511 31 48, www.kirkit.com), Ortahisar Evi (Ortahisar, 0384 343 38 62).
NEREDE YENİR:
Şömine (Cumhuriyet Meydanı, Ürgüp, 0384 341 84 42), Elai Restaurant (Eski Göreme Cad. No:61, Uçhisar, 0384 219 31 81), Ahra (Ahra Fabrika Cad. No.66, Ürgüp, 0384 341 34 54), Old Greek House (Mustafapaşa, 0384 353 53 06), Prokopi Bar & Restaurant (Cumhuriyet Meydanı, Ürgüp, 0384 341 64 98).
ABANT VE YEDİGÖLLER
Her mevsim başka bir güzellik
Göl kenarı romantizmini sevenler için, Abant bir klasiktir. Yıl boyunca, kılıktan kılığa girer, her mevsim, bir başka güzelliğiyle aklınızı çeler. Göl etrafında fayton, bisiklet ve atla gezmek ya da patikalarında yürüyüş yapmak mümkün. Sarı ve beyaz nilüferler, bu gölün en çarpıcı karakteristiği. Gölün çevresi çok zengin bir doğal örtüyle kaplı. Çam, köknar, meşe, böğürtlen, gürgen, akça ağaç, kayın ormanları var. Çevresi yedi kilometre olan gölün kıyıları ve suyun içi bitkilerle dolu. Gölde bulunan meşhur Abant alabalığının, yılın belirli zamanlarında, ücret karşılığında oltayla avlanmasına izin veriliyor. Burada bir gece geçirmek, dışarıda kar yağarken şömine başında kitap okumak, çam kokulu dağ havasına uyanmak, birçoklarının özlediği bir tatil şekli. Turizm acenteleri, Bolu- Adapazarı parkurlarında trekking turları düzenliyorlar.
Sonbaharda sarı, kızıl ve kahverenginin tonlarını sergileyen Yedigöller ise kampçıların, fotoğrafçıların, yürüyüş ve doğa tutkunlarının bıkmadan patikalarını arşınladığı, iki bin hektarlık, el değmemiş doğal bir alan. Orman Bakanlığı’na ait bungalovların haricinde başka tek bir tesis yok. Bu yüzden burası birçokları için ender bulunan bir sığınak, bir kaçış yeri. 1965’te Batı Karadeniz ormanları içinde bir milli park olarak kurulan bölgedeki göllerin her birinin farklı adları var; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl... Abant’tan sonra, restore edilen konakları nedeniyle Tarihi Kentler Birliği 2003 Başarı Ödülü’ne layık görülen Mudurnu’yu, eski Osmanlı evlerinin bulunduğu Göynük’ü ve Güney Marmara’nın Osmanlı dönemi tipik köylerine iyi bir örnek olan Taraklı’yı görebilirsiniz.
NEREDE KALINIR:
Değirmen Yeri Ormaniçi Dağ Evleri (Mudurnu’ya 8 km. Kilözü Köyü, Mağ Mevkii, Mudurnu, 0374 421 2677, 0533 630 3377, www.degirmenyeri.com), Taksim International Abant Palace ***** (Abant, 0374 224 5012), www.taksimotelcilik.com.tr, Büyük Abant Oteli ***** (Abant, 0374 224 50 33, www.buyukabantoteli.com), Taksim International Abant Köşk (Abant, 0374 224 5012, www.taksimotelcilik.com.tr), Abant Evleri (Abant, 0374 224 5178, www.abantdagevleri.com), Termal Otel *** (Bolu’ya 5 km. mesafedeki Karacasu’da, Bolu, 0374 262 8472), Karacasu Termal Tesisleri (Karacasu, Bolu, 0374 262 8477, www.karacasutermal.com), Koru Hotel**** (Bolu, 0374 225 22 90, www.koruhotel.com).
NEREDE YENİR:
Abant Göl Gazinosu (Göl Kenarı, Abant, 0374 224 5045), Yeşilev Restaurant (Abant yolu 5. km., Bolu, 0374 237 11 49), Abant Alabalık Restaurant ve Tesisleri (Abant yolu 20. km. 0374 224 51 59), Bi-tur Restaurant (Belediye Meydanı 93/D, Bolu, 0374 212 56 16), Mudurnu’daki konaklarda yöresel yemekler. |