10/10/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Dünya
10.10.2004
Ferai TINÇ
Bir Alman Hıristiyan Demokrat ile Türkiye ve üyelik üzerine
  
ftinc@hurriyet.com.tr
 

AVRUPA Komisyonu raporu açıklandığı gün Alman Hıristiyan Demokratların önde gelenlerinden biri Türkiye’de karşılaştığı tablonun kendisini hayrete düşürdüğünü söylüyordu.

Hıristiyan Demokrat Parti’nin(CDU) politikalarının oluşumunda etkili olan Konrad Adenauer Vakfı’nın Başkanı Dr.Bernhardt Vogel, ‘Türkiye’de Avrupa Birliği üyeliğine verdiğiniz öncelik beni şaşırttı. Tabii ciddiye alınacağını ben de tahmin ediyordum ama AB üyeliğinin her şeyin üzerinde tutulması, sevindirici fakat tehlikesiz de diyemeyiz’ diyor.

Bunları söyledikten sonra sürecin ne kadar uzun olacağını anlatıyor, bu kadar tutkunlukla istediğimiz şeyin olumsuz yönlerini sıralıyor.

Bundan sonra sık rastlayacağımız bu caydırıcı telkinlerin ana noktalarını oluşturan olumsuzlukları şöyle özetleyebiliriz:

. Aralık’ta müzakere tarihi verilebilir. Fakat bu çok uzun sürecek. Avusturya ile üç günde müzakerelerin tamamlanacağı tahmin ediliyordu, ama on yıl sürdü. 80 bin sayfanın üzerinde müktesebat var. Tam üyeliğiniz uzadıkça, bunlar daha da artacak.

. Türkiye’de kabul edilen ve son derece etkileyici olan reformların ve yasaların hayata geçirilmesi gerekir. Bu da hemen olmaz tabii ki.

. Üstelik tam üyelik sizin yanaşmak istemediğiniz bazı ağır koşullara uymak demektir. Egemenlik haklarınızdan feragat edeceksiniz.

. Ulusal çıkarlar topluluk çıkarlarına göre düzenlenecek.

. Gelin, tam üyelik noktasına ulaşana kadar bu uzun müzakere sürecini başka bir formülle değerlendirelim.

MÜZAKERE SÜRESİNİ NASIL DEĞERLENDİRECEĞİZ?

‘İmtiyazlı ortaklık.
’ Alman Hıristiyan Demokrat Parti Başkanı Angelika Merkel’in, Komisyon raporunun açıklanmasından sonra bile, üstüne basa basa tekrar ettiği Türkiye için ikinci sınıf üye statüsünü Dr.Vogel şöyle formüle ediyor:

‘İmtiyazlı ortaklık ifadesini tam üyeliğe alternatif olarak asla görmüyorum. Bu, önümüzdeki müzakere süreci için pratik bir öneri. Türkiye bu kadar uzun süre bekleyeceğine, imtiyazlı ortaklık statüsünden yararlanmalı. Bu üyeliği tamamlayıcı bir öneridir.

2006’DAN İTİBAREN

Dr
. Vogel, ‘Şu anda bu öneri resmi değil. CDU, Aralık ayındaki oylamaya katılmıyor. Ama büyük ihtimalle Avrupa Konseyi’nde Almanya’nın oyunu Mart 2006’dan itibaren Bayan Merkel kullanacak. Hiç şüpheniz olmasın 2006’dan itibaren imtiyazlı ortaklık formülü Türkiye bağlamında gündeme gelecek. Hıristiyan Demokrat Parti’nin seçim kampanyasının parçası olacak zaten bu konu.

AB Komisyonu’nun Avrupa Parlamentosu ve Konseyi için hazırladığı komünikasyonda, Türkiye ile müzakerelerin üç ayaklı strateji çerçevesinde yürütülmesi öngörülürken, bu sürecin ucunun açık olduğu vurgulanıyor, sonucun garanti edilemeyeceği söyleniyor. Bunların ardından gelen cümle ise bu formüle bir nevi yataklık yapıyor aslında. Şöyle deniyor:

Müzakerelerin sonuçları, ya da ondan sonra gelecek olan, tam üyeliğin diğer üye ülkeler tarafından onaylanması sürecinin sonuçları ne olursa olsun, ‘Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler, Türkiye’nin Avrupa strüktürüne tam olarak demirlemesini güvence altına almalıdır.

İmtiyazlı ortaklık. İşte güvenli bir çapa. İmtiyazlı ortaklık formülünün alt yapısını oluşturacak yaklaşım, Avrupa belgelerine girmiş durumda.

Müzakereler başlasa bile hiç beklenmedik yerlerden sürecin önüne engeller çıkartılacağı anlaşılıyor. Karmaşık bilgisayar oyunları gibi. Bu süreç, her an tetikte, her an ipuçlarını doğru değerlendirecek donanımda olmayı gerektiriyor.


Ferai TINÇ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  İyimserce...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Schiller'i bilir misin bay gazeteci
 
    Ali Atıf BİR
  Kim deha, kim değil ortaya çıkacak!
 
    Bekir COŞKUN
  Ayrılıklar...
 
    Doğan HIZLAN
  AB, İstanbul’da gürledi Frankfurt’ta yağmaya başladı
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Anlayış!
 
    Enis BERBEROĞLU
  Kürtler neden azınlık olamaz?
 
    Ercan KUMCU
  Sanayi devriminden sonra küreselleşme (1)
 
    Murat BARDAKÇI
  Yanlışlıkla Trabzonlu evliyaya gidince maçı kaybettiler
 
    Pakize SUDA
  O bir, o bir... Hava parası
 
    Sedat ERGİN
  Kürtler AB’ye göre azınlık mı, değil mi?
 
    Yalçın BAYER
  Erzen: Kimseye gebe değilim
 
    Vedat OKYAR
  Danimarka niyetine
 
    Erman TOROĞLU
  Hakan lazım
 
    Can BARTU
  Sadece 2. yarı
 
    Şükrü KIZILOT
  5 trilyonluk gol
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com