Evren, KESK Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, ”2005 yılına ilişkin kamu emekçilerinin toplu görüşme sürecinin, dün Uzlaştırma Kurulu kararının açıklanmasıyla yeni bir döneme girdiğini” söyledi.
Sami Evren, “Biz KESK olarak, görüşmenin başından bugüne kadar hükümetin 4688 sayılı yasa gereği bir tiyatro oynadığını ve sonucu belli olan bu oyuna da bütün kamu çalışanlarını ortak etmeye çalıştığını biliyoruz” diye konuştu.
“Görüşmeler başlamadan önce hükümetin 'Türkiye'de uygulanmakta olan ekonomik programın gereği ne ise bu görüşme sürecinde de onun yapılacağını' dile getirdiğini” ifade eden Evren, “Hükümetin 4688 sayılı yasa gereği kendisini güçlü hissettiğini ve bu yasanın sendikalar ile hükümet arasında toplu pazarlığı engellediğini” savundu.
“Hükümetin dün açıklanan Uzlaştırma Kurulu kararlarını reddedeceğini daha önceden ifade ettiğini” de öne süren Evren, ”Uzlaştırma Kurulu'nun yasa gereği var olduğunu” bildirdi.
Evren, “Uzlaştırma Kurulu'nun açıklamalarında da muğlak ifadeler bulunduğunu” kaydederek, “Hükümet, Uzlaştırma Kurulu'nu baskı altına aldı. Uzlaştırma Kurulu, özgür iradesiyle davranamadı” dedi.
“Uzlaştırma Kurulu'nun, en düşük kamu çalışanı ücretini en düşük kamu işçisi ücretiyle eşitlemeyi önerdiğini” hatırlatan Evren, ”kurulun böyle bir öneride bulunduğunu ve 481 milyon lira alan kamu çalışanı maaşını 551 milyon lira olan kamu işçisi maaşına eşitlemeyi önerdiğini” söyledi.
Evren, “bu önerinin de aslında muğlak olduğunu, 'en düşük' diye kastedilenin kim olduğunun belli olmadığını” savunarak, “bunu '70 milyon lira seyyanen zam ve üzerine de yüzde 12 zam öneriliyor' diye algıladıklarını” belirtti.
“Sosyal haklarla ilgili bölümde de, özellikle kira yardımıyla ilgili 'günün koşullarına uygun hale getirilsin' ifadesinin yer aldığını” anlatan Evren, “o zaman kira yardımının en az 300 milyon lira olması gerektiğini” kaydetti.