09/10/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 19:36
09.10.2004
Mali tatil geliyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TÜRMOB Genel Başkanı Mehmet Timur'un adli tatil gibi “mali tatil” yapılması yönündeki talebi konusunda CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile mutabık kaldıklarını belirterek "Böyle bir şeyi müşterek olarak çıkarabiliriz” dedi.

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin (TÜRMOB) Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda düzenlenen 15. Olağan Genel Kurulu'na Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik katıldı.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'de muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin 60 binden fazla üyesinin bulunduğunu ve çok önemli görevler üstlendiklerini kaydetti.

TÜRMOB Genel Başkanı Mehmet Timur'un konuşmasındaki adli tatil gibi “mali tatil” yapılması yönündeki talebine karşılık veren Erdoğan, yanında oturan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile de talebi değerlendirdiklerini belirtti. Erdoğan, “Sayın Genel Başkan'ın talep ettiği tatil konusunu Sayın Baykal ile de müzakere ettik. Mutabık kaldık. Böyle bir şeyi müşterek olarak çıkarabiliriz” dedi.

Başbakan'ın bu sözleri salonda uzun süre alkışlandı. Türkiye'de muhasebe mesleği ve sisteminin gelişiminin ekonomi ile yakın paralellik gösterdiğini dile getiren Erdoğan, 1950 yılından itibaren Türk vergi sisteminde reform sürecinin başlaması ile beraber muhasebenin öneminin daha da arttığını kaydetti.

Buna rağmen meslek örgütünün yasal statüye kavuşmasının ancak 1989'da gerçekleştirildiğini anlatan Erdoğan, bu süreçte meslek mensuplarının sayısının artması, birlik ve meslek odalarının yurt çapında örgütlü faaliyet göstermesinin önemli bir aşama olduğunu ifade etti. Türkiye'nin 2001 ekonomik krizinden bu yana kesintisiz bir büyüme süreci yaşadığına işaret eden Erdoğan, 2002'de yüzde 7.8, 2003'de ise yüzde 5.9 oranında büyüyen Türk ekonomisinin bu yılın ilk yarısında yüzde 13.4 oranında büyüme sağladığını bildirdi.

Ekonomik göstergelerin 2004 yılı için hedeflenen yüzde 5'lik büyümenin oldukça üstünde bir performans gösterileceğini şimdiden ortaya koyduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, büyümenin yüksekliği kadar sürdürülebilirliğinin de önem taşıdığını kaydetti. Büyümenin yanında enflasyonla mücadelede de başarı sergilendiğini belirten Erdoğan, enflasyon oranının son 35 yılda ilk kez tek haneli seviyeye indiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, kamu maliyesi alanında uygulanan politika ve sıkı mali disiplinin bu tabloda etkili olduğunu ifade ederek, “Gerek 2003 yılında, gerekse içinde bulunduğumuz 2004 yılında hedeflediğimiz faiz dışı fazla rakamlarını da yakalamış bulunuyoruz” diye konuştu. Bu istikrar tablosunun borçların sürdürebilirliğine ilişkin kaygıları da tamamen ortadan kaldırdığını işaret eden Erdoğan, bu ortamın risk primini azalttığını ve hem nominal hem de reel faizleri aşağıya çektiğini söyledi.

Bunun sonucu  olarak kamu sektörü borçlanma gereğinin yüzde 17'den yüzde 8'lere kadar düştüğünü belirten Erdoğan, tüm bu gelişmelerin dış ticaret hacmini olumlu yönde etkilediğini, Türkiye'nin bugün 150 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaştığını anlattı.

“TÜRK EKONOMİSİNDE CİDDİ DÖNÜŞÜM YAŞANDI”

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Büyümede yaşanan olumlu performans aşamalı olarak üretimde verimliliğe ve istihdama da yansımıştır. Son dönemde işsizlikteki azalma, yeni yatırım ve kapasite kullanımı ile çalışma alanında yeni iş imkanlarının arttığını göstermektedir. Ayrıca son verilere göre gelir dağılımında da nispi bir iyileşme gözlenmektedir. Yaşadığımız bu iyileşmede, siyasi istikrar makro ekonomik istikrar ve yapısal reformlar önemli rol oynamaktadır. Bu üç faktör ekonomide güveni sağlayarak, kamu sektöründeki yüzde 12'lik küçülmeye rağmen özel sektör öncülüğünde ekonomik büyümeyi gerçekleştirmiştir. Tüm bunlar Türk ekonomisinde ciddi bir dönüşüm yaşandığın ortaya koymaktadır. Bu dönüşüm çağın gerektirdiği ve Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olan değişimdir.”

“MİLLİ EKONOMİNİN KAYDI”

Muhasebenin ekonomik faaliyetlerin sonuçlarını yansıtan önemli bir gösterge olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, salondakilere “Muhasebe milli ekonominin kaydını tutmaktadır. Bu nedenle 2000 ve 2001'de ülkemizde yaşanan ekonomik krizlerin yaptığı tahribatı ve zararı en iyi sizler değerlendirebilirsiniz. Ekonominin son iki yılda yaşadığı olumlu gelişmeyi de yine en iyi siz analiz edebilirsiniz” diye hitap etti. Hükümetin en önemli önceliklerinden biri olan kayıt dışı ekonomi ile mücadelede TÜRMOB üyelerinin etkin bir rol üstleneceğine inandığını dile getiren Erdoğan, bu meslek mensuplarının vergi mükellefleri ile gelir idaresi arasında adeta köprü görevi gördüğünü, mesleğin gelişmesiyle ekonomideki kayıt dışılığın azalacağına inandığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, “Kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasında sizlerin gelir idaresi ile birlikte çalışmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Nitekim gelir idaresi ile meslek mensupları arasındaki işbirliğinin en güzel örneklerinden biri de Vergi Barışı Kanunu'nun uygulanması sırasında gerçekleştirilmiştir” dedi.

Küresel ve bölgesel gelişmelerin yanında Avrupa Birliği yolunda atılan ciddi adımlar konusunda muhasebecilerden de destek beklediklerini dile getiren Erdoğan, bu konuda TÜRMOB'un uluslararası meslek kuruluşlarıyla işbirliği yaparak, üzerine düşen görevi yerine getireceğine inandığını ifade etti.

“MUHASEBECİLERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

Erdoğan, şöyle konuştu:

“Paramızdaki bol sıfırlı günler pek yakında sona erecektir. Önümüzdeki yıldan itibaren hayatımızda yeni Türk Lirası (YTL) ve yeni kuruşlu günler başlayacaktır. Geçiş aşamasında yeni para biriminin muhasebe sistemine kolay adapte olabilmesi sizlerin gayretleriyle gerçekleşecektir. Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ve diğer ilgili kuruluşlar YTL ile ilgili olarak gerekli düzenlemeleri hızla yapıyor. Yeni para birimine geçmenin etkisini göstereceği en önemli alanlardan biri de muhasebedir. Bu bakımdan YTL uygulamasıyla muhasebe uygulayıcılarına büyük bir görev düşmektedir.

Ülkemizde uzun yıllardan beri yaşanan yüksek enflasyon ekonomik ve sosyal değerleri deformasyona uğrattığı gibi işletmelerin mali tablolarında yer alan bilgilerin gerçekliğini de önemli ölçüde bozmuştur. Bu nedenle yıllardan beri tartışılan ve uygulanması bütün kesimler tarafından talep edilen enflasyon muhasebesine ilişkin düzenlemeleri yapmak da hükümetimize nasip olmuştur. Vergi kanunlarımızın enflasyon düzeltmesine ilişkin hükümlerinin tatbikata geçirilmesi de siz meslek mensupları sayesinde gerçekleşecektir.”

Maliye Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu mükelleflerin vergi dairesine gitmeden beyannamelerini elektronik ortamda verebilmelerine imkan sağlayan düzenleme ile de meslek mensuplarına önemli bir aracılık yetkisinin verildiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, böylece gerek mükellef, gerekse idare açısından işlem yükünün önemli ölçüde azalacağını ve zamandan da tasarruf sağlanacağını kaydetti.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com