Bot, De Volkskrant gazetesinde yayımlanan açıklamasında, Türkiye ile üyelik görüşmelerine 1 Ocak 2005'te başlanmasını “doğru ve mantıklı” bulmadığını belirtti.
Ankara'nın Türk Ceza Kanunu'nda yaptığı son değişikliklerin uygulamada görülmesi gerektiğini ifade eden Bot, bugün açıklanacak ilerleme raporunda da Türkiye'nin demokratikleşme sürecindeki eksikliklerinin ayrıntılı biçimde yer alacağını belirtti.
Raporda Türkiye'nin tam üyeliğe kabul edilmesiyle ilgili bir tarihin belirtilmeyeceğini söyleyen Bot, gelişmelerin bundan sonraki seyrinin, Ankara'nın tutumuna ve Ankara'daki gelişmelere bağlı olacağını, üyelik görüşmelerinin en az 10 ya da 15 yıl alabileceğini ifade etti.
AB açısından Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili en önemli sorunun insan hakları ihlalleri olduğunu söyleyen Bot, bu sorunun en iyi şekilde çözümlenme beklentisi yanında, AB üyesi ülkelerin kamuoyundaki görüşlerin de üyelik sürecinde etkili olacağını, hükümetlerin kamuoyundaki huzursuzluğu ciddiye almak zorunda olduğunu belirtti.
Türkiye'nin AB üyeliğinin, siyasi, ekonomik ve sosyal alanda istenen tüm koşulları tam olarak yerine getirmesiyle mümkün olacağını kaydeden Bot, müzakereler sırasında AB'nin bu konuda Türkiye üzerindeki baskısını sürdürmesi gerektiğini savunarak, “Müzakerelere başlanması demek, doğrudan üyeliğe giriş bileti almak anlamına gelmiyor” dedi.