|
Ayten SERİN
Roma uygarlığı öncesi Helenistik dönemin bir ürünü olan Metropolis kenti İzmir’in Torbalı İlçesi’nin Yeniköy ve Özbey köylerinin arasında bir tepenin üzerinde yer alıyor. Kentte bugüne kadar bir tiyatro, 70 metre uzunluğunda bir stoa (gezinti yolu), genel tuvalet ve küçük bir meclis binası bulundu. Roma döneminden ise hamam ve konutlar gün ışığına çıkarıldı.
Bu yıl bunlara yeni ortaya çıkarılan bir hamam ve cimnazyum kompleksi de ekleniyor. Yeni bulunan hamamın özelliği Türkiye’de bugüne kadar bulunan en iyi korunmuş Roma İmparatorluk dönemi hamamlarından olması...
Metropolis ‘ana tanrıça kenti’ anlamına geliyor. Metropol anakent demek ve kökeni de ana. Ana Tanrıça bu kent için etkin bir tanrıydı. Kentin ikinci tanrısı da savaş tanrısı Ares’ti ve koruyucuydu. Matter Gallesta isimli Ana Tanrıça’ya ait bir kült işlevi gören kutsal mağara, kentin beş kilometre kadar kuzeyindeki Uyuzdere mevkiinde bulunuyor. Kentin sikkeleri üzerinde de Ana Tanrıça’nın betimlemelerine rastlanıyor.
Ana Tanrıça kentinde başkanlığını Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dokuz Eylül Üniversitesi adına Prof. Dr. Recep Meriç’in, sponsorluğunu Philip Morris Sabancı’nın yaptığı kazılar 1989’da başladı. Bugün, bir kazı sezonunda, dünyanın değişik üniversitelerinden 23 arkeolog, restoratör, mimar ve arkeoloji öğrencisinin yanısıra 45 de işçi çalışıyor.
LATİNCE VE YUNANCA İYİ ŞANSLAR
Metropolis’te yerleşim çok eskilere kadar gidiyor. Erken ve Orta Tunç Çağı’na ait bazı seramik parçalarıyla taş baltalar ve Hitit Dönemi eserleri de ele geçirilmiş. Ama kentin asıl gelişmesi MÖ 3’üncü yüzyılda olmuş. Yoğun bir kentleşmenin gözlendiği bu dönemde Roma İmparatorluğu geleneğinde yer alan zengin evleri de yapılmaya başlanmış. Metropolis Bizans döneminde bir piskoposluk merkezi haline gelmiş, ancak savaşlar ve ekonomik nedenlerle küçülmeye başlayan kentte bir Bizans kalesi inşa edilmiş. 14’üncü yüzyıldan itibaren Aydınoğullları’nın eline geçen Metropolis, bu beyliğe katılmış, daha sonra da eski konumunda yaşayamayarak Torbalı’ya taşınmış. Torbalı adı da Metropolis adının yüzyıllar içinde söylenip değişmesiyle oluşmuş.
Savaşların olduğu dönemlerde insanlar daha çok savunma amacıyla yamaçlara kent kurmayı tercih etmişler. Metropolis de bir yamaç kenti, verimli Kaystros (Küçük Menderes) ovasına hakim. Şehrin yamaçlı yapısından dolayı arkeolojik çalışmaları güç yapılıyor. Özellikle yılların etkisiyle yerinden oynayan taşlar ekibin çalışmalarını güçleştiriyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Recep Meriç ‘Ama şanslıyız ki şimdiye kadar bir kol kırılması dışında büyük bir kaza yaşamadık’ diyor.
Kentte şimdiye kadar ortaya çıkarılan iki ev var. Prof. Dr. Recep Meriç, hamamın hemen altında bulunan bir evin zengin evi ya da sosyal amaçlı kullanılan bir konaklama yapısı olabileceğini söylüyor. Yapının mutfağı, yatak odası ve büyük bir yemek salonu var, geniş koridorununun tabanında bulunan bir mozaiğin bir yanında Latince, diğer yanında Yunanca ‘iyi şanslar’ yazılı. Mozaiğin bir ucunda ise ‘selamlar’ yazıyor.
HAMAMLAR SOSYAL PROPAGANDA MEKANI
‘Roma’da hamamlar önemli mekanlardı. Dönemin kafelerinin yerini tutuyorlar, halk burada sohbet ediyor, sosyal bir ortam yaşıyordu. Hamamlar görkemli de yapılardı. Bir yurttaş oraya gitmekten gurur duyardı. Fakir de zengin de oraya giderdi. Hamamlar yoluyla bir tür sosyal propaganda yapılıyordu. Vatandaşlık duyguları güçleniyor, ülkelerine, kentlerine bağlılıkları sağlanıyordu.’
Metropolis’in hamalarında sıcaklık, ılıklık ve soğukluk adını verilen üç ana bölüm vardı. Ayrıca masaj yağlanma ve ‘banaleo’ yani banyo bölümleri bulunuyordu. Hamam hem alttan hem de içi boş tuğlalalar sayesinde duvardan ısıtılıyor, su bakırdan bir kazanda kaynıyordu. Hemen yanında, gençlerin eğitim gördüğü derslikleri ve spor yaptıkları avluları kapsayan cimnazyumun üç tarafı oturma mermerleriyle çevriliydi. Cimnazyumun kelime anlamı ‘çıplakların bulunduğu yer’, gençler çıplak olarak beden eğitimi yaptıkları için buraya bu isim verilmişti. Ancak cimnazyumların da hamam gibi sosyal bir yönleri vardı. Bazı yazıtlardan buraların kültür salonu gibi kullanıldığını da anlaşılıyor.
2003 yılında kazılmaya başlanan ve bu yıl ortaya çıkarılan Roma Hamam yapısı hem Metropolis’in en iyi korunmuş ve büyük yapılarından, hem de dönemden günümüze en iyi korunarak gelen hamamlardan biri. Hamamın bazı bölümleri tavan hizasına kadar toprak altında kaldığından tuğla tonuzlu yapı tamamen korunmuş. Yeni çıkan hamam kentin üst kısımlarında daha önce bulunan hamamın 2-3 misli büyüklüğünde. Şimdiye kadar çıkan bölümü 25’e 35 metre ölçülerinde.
NASIL GİDİLİR?
Metropolis İzmir’in Torbalı ilçesinden yedi kilometre mesafede bulunan Yeniköy’ün yakınında yer alıyor. Torbalı’dan Yeniköy’e saatbaşı dolmuş var. İzmir’den Kuşadası, Bodrum, Marmaris tarafına gidenler de Torbalı’dan itibaren Metropolis levhalarını takip ederek kente ulaşabilirler. Bu arada Yeniköy de şirinliğiyle çekici bir yer. Köyde Abdülhamid zamanından kalma cami ve köyçeşmesi görülebilir.
Metropolis, Efes Antik kentine 30, İzmir’e 40, Adnan Menderes Havalimanı’na ise 25 kilometre mesafede. |