Yeni Türkiye Partisi (YTP) Genel Başkanı Cem ve beraberindeki parti yöneticileri, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a partisinin genel merkezinde iadeyi ziyarette bulundu.
Yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından Baykal ve Cem, ortak açıklamalarda bulundu.
Cem, bugünün Baykal'ın açtığı bir yolda gerçekleşen güzel bir gün olduğunu dile getirdi.
CHP programını bir gün mutlaka Meclis'ten hükümet programı olarak okuyacaklarını kaydeden Cem, bunu mutlaka hayata da yansıtacaklarını söyledi.
ONUR VERİCİ ÇAĞRI
YTP Genel Başkanı Cem Baykal'ın dün kendilerine “onur verici” bir çağrıda bulunduğunu, sosyal demokrasinin ve Türkiye'nin çağdaş birikimlerinin geleceği açısından doğru tanımlarla ülkenin önüne ufuk açtığını ifade etti.
Birlikte çok güzel şeyler yapacaklarına inandıklarını belirten Cem, Türkiye'de sosyal demokrasinin ve çağdaş birikimlerin, CHP'deki, Baykal'ın öncülüğündeki iktidar yürüyüşüne mütevazı katkılarını getireceklerini söyledi. Cem, görüşmede bütün bunları konuştuklarını kaydetti.
Cem, bu konuyu partisinin yetkili organlarına götüreceğini, CHP'ye katılma kararı alınması için kurultayı toplama önerisini konuşacaklarını söyledi.
GÜZEL VE DOĞRU İŞLER
Güzel ve doğru bir şey yaptıklarını vurgulayan Cem, mutlaka CHP programını bir gün hükümet programı olarak Meclis'ten okuyacaklarını, bununla da yetinmeyip hayata yansıtacaklarını anlattı.
Hep beraber, CHP'nin; büyümenin, gelişmenin, adaletli paylaşmanın simgesi ve öncüsü olmasını gerçekleştireceklerini dile getiren Cem, Baykal'ın girişimini, sosyal demokrasinin iktidar projesinin bir ön adımı olarak gördüklerini vurguladı.
Cem, bunu hep birlikte sonuçlandırmayı istediklerini ifade ederek, “Mustafa Kemal'in aydınlık yolunda sosyal demokrasinin özü, özeti olan eşitlik ve özgürlüğün bütünlüğünde Türkiyemize layık olacağız” dedi.
BAYKAL: CHP VE YTP'NİN BERABERLİĞİ ÇEKİM MERKEZİ OLACAK
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da, Türkiye'nin kendisine taze bir yaklaşım aradığını belirterek, CHP ve YTP'nin beraberliğinin çekim merkezi olacağını kaydetti.
Baykal, CHP ve YTP'nin, ortak bir karar üretme ve birlikte siyaset yapma noktasına gelmesinin Türkiye'nin büyük bir özlemine cevap verdiğini ifade etti.
ÖZLENEN BİRLEŞME
CHP Lideri Baykal, iki siyasi partinin, siyasetin bütün kanatlarında, ülkenin bütün kesimlerinde özlenen, beklenen bir bütünleşme ve toparlanma arayışının somut adımı olarak nasıl bir birleşme ve bütünleşme gerçekleştirebileceğini ortaya koyduğunu anlattı.
Böyle bir aşamaya varmanın Türkiye'de bilinen bir süreci bulunduğunu, temsilcilerin seçildiğini, müzakere sürecinin yaşandığını, şartların ortaya koyulduğunu, kararların yetkili organlara götürüldüğünü kaydeden Baykal, toplumun bu süreci yaşamaktan bitkin düştüğünü, umutsuzluğa ve karamsarlığa kapıldığını söyledi.
SAMİMİ MUTABAKAT
Baykal, gelinen noktada, iki partinin de bu klasik siyaset anlayışının mekanizmalarını işletme gereği hissetmediğine dikkati çekerek, içtenlikli, iyi niyetli, amaca dönük ve olağanüstü hızla bir kaç gün içerisinde karar aşamasına gelindiğini vurguladı.
“İSTATİSTİKLERİN BİR ANLAMI YOK”
Anlayış ve mutabakatın çok açık ve samimi biçimde oluşturulduğunu ifade eden Baykal, bunun toplumun özlediği bir çalışma tarzı olduğunu kaydetti.
Cem'in alçakgönüllü tavrı ile “mütevazı katkımız” diyerek bu olayın kendi ayağını değerlendirdiğini belirten Baykal, “Bunu ölçmek için kullanılacak istatistiklerin bir anlamı yoktur. Bu, istatistiklere sığmayacak bir değeri, güzelliği ortaya koymaktadır. Bu birleşmenin asıl onurlu sahibi, konumu olarak YTP'nin bu katkısını hiç de mütevazı olmadığını, çok ciddi bir katkı olduğunu ifade etmeyi görev biliyorum” diye konuştu.
“PSİKOLOJİK, RUHSAL ENGELİN AŞILMASI”
Türkiye'nin siyasi yaşamının çağdaş biçimde işlemesini sağlamak için demokratik bir değişimin mümkün olduğuna kendilerini, birbirlerini ve vatandaşları inandırmaya ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Baykal, demokratik değişimin kaçınılmaz olduğunu, dünyada hiçbir iktidarın ebedi sürmediğini anlattı.
Bugünkü siyasetin değişmesinin kaçınılmazlığına işaret eden Baykal, bu değişimin nasıl olacağına ilişkin karamsarlık ve umutsuzluğun hiç de haklı ve gerçekçi temelleri olmadan ruhsal ve psikolojik bir gerçeklik olarak topluma dayatıldığını söyledi.
Yapılması gereken ilk işin psikolojik, ruhsal engelin aşılması olduğunu vurgulayan Baykal, Türkiye'de seçenek belirsizliğinin olduğunun söylendiğini kaydetti.
SEÇENEK: SOSYAL DEMOKRASİ
Baykal, Türkiye'de seçeneğin sosyal demokrasi olduğunu savunarak, muhafazakar seçeneğin, demokratik yaşamın bütün süreçlerinde denendiğini, ancak Türkiye'nin temel sorunlarına kalıcı bir çözüm getirilemediğini belirtti.
Baykal, Türkiye'nin kendisine taze bir yaklaşım, siyaset aradığını, bu siyasetin aranacağı tek yerin ise sosyal demokrasi olduğunu savundu.
Türkiye'de siyasal seçenek olarak sosyal demokrasiyi sahiplenmek, desteklemek ve güçlendirmenin önlerindeki temel görev olduğunu, hep birlikte buna katkı yapmaları gerektiğini dile getiren Baykal, bu beraberliğin çekim merkezi olacağını ve demokrasinin geleceğinin daha da aydınlık olacağına inandığını vurguladı.
“HİÇBİR PARTİYE SOMUT GİRİŞİMDE BULUNMADIK”
CHP'nin aynı çağrıyı DSP'ye götürdüğü yönündeki haberlerin anımsatılarak, bu teklifi DSP ve SHP'ye götürüp götürmeyeceğinin sorulması üzerine Baykal, bu haberleri üzüntü ile karşıladığını ve kesinlikle söz konusu olmadığını bildirdi.
Baykal, CHP'nin hiçbir siyasi partiye somut bir girişimde bulunmadığını, şu anda YTP ile kucaklaştıklarını dile getirdi.
Baykal, “Peki diğer partiler ne olacak sorusu akla geliyor, bu soruyu soran herkesin bu buluşmanın niteliğine, temellerine, ahlakına dikkat etmelerini öneriyorum” dedi.
İsmail Cem, kurultaya yönelik takvimin sorulması üzerine, takvimin mümkün olduğunca hızlı gerçekleşmesini yarın toplanacak parti meclisine önereceğini bildirdi.
KEMAL DERVİŞ
Kemal Derviş ile yaşanan süreç anımsatılarak, şimdi Derviş'in bulunduğu partide siyaset yapmasının zor olup olmayacağına ilişkin bir soruyu yanıtlarken Cem, CHP'nin bütün üyelerine ayırım yapmaksızın saygı ve sevgi ile yaklaştığını, kendisini uzaktan bir yabancı gibi görmediğini anlattı.
Lise son sınıftayken CHP'nin ocak teşkilatında gençlik kolları başkanlığı yaptığını, partinin kurucuları arasında da yer aldığını anlatan Cem, yabancısı olduğu bir partinin üyeliğine gelmediğini belirtti. Cem, “Hepimiz ayı hedefe zaman zaman farklı kulvarlarda koşan, yürüyen insanlarız. Bu kulvarları daraltmak lazım. Çünkü hedef yakın” dedi.
Cem, ateşin sınavından geçmiş bir parti olarak CHP'ye katılacaklarını ifade etti.
CEM'DEN BAYKAL'A MEKTUP
Açıklamalar sırasında, Baykal, Cem'e “Bana vermeyi düşündüğünüz bir mektup varsa alayım” diyerek espri yaptı. Bunun üzerine Cem, Baykal'a yazdığı mektubu verdi.
Türkiye'de sosyal demokrasinin kendi temelleri ve özü doğrultusunda kendini yenileyerek yöntemlerini çağın ve teknolojinin gelişimine uyarlayarak büyüyeceğine inancını dile getiren Cem, mektubunda şu görüşlere yer verdi:
“Bu zemin üzerinde birleşme ve bütünleşmeden de hız alarak CHP'nin güçlü bir iktidar seçeneği oluşturması ülkemizin ve insanımızın karartılmış ufkunu aydınlatacaktır. Cumhuriyet ihtilaline dönüştürdüğü Kuvayı Milliye ruhunu laiklik, demokrasi ve sosyal adalet boyutlarında yenileştirerek sosyal demokrasi idealinin takipçisi olan CHP, Türkiye'de ilerici hareketlerin her zaman kaynağını ve temel gücünü oluşturmuştur. CHP'nin deneyimli ve birikimli genel başkanı olarak YTP'ye yaptığınız çağrıdaki yaklaşımınız kararlılığınızın ve CHP'nin öncü işlevinin bir yansıması olmuştur. Bu yolda birlikte çalışma önerinizden onur duyuyor, tekrar teşekkür ediyor ve CHP'ye katılma kararı alınması gündemiyle YTP'nin yetkili organlarının en kısa zamanda toplantıya çağıracağımı bilginize sunuyorum.
Sayın Genel Başkan, 30 yıldır bazen farklı kulvarlardan bile olsa aynı hedefe birlikte yürüdüğümüz mücadele arkadaşım; seninle ve CHP'li kardeşlerimizle Mustafa Kemal'in aydınlık yolunda, sosyal demokrasinin eşitlik ve özgürlük ideallerinin bütünlüğünde birlikte olmaya hazırız.”
Bu arada, YTP Parti Meclisi'nin yarın saat 14.00'te toplanacağı öğrenildi.