02/10/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
02.10.2004
İstanbul’un diğer Avrupa başkentlerinden fazlası var
 

Evrim SÜMER

Geçtiğimiz hafta İstanbul’dan bir turist grubu geçti. Hyatt otellerinin davetlisi olarak Türkiye’ye gelen bu grupta İngiltere’nin en önemli seyahat, gurme ve lifestyle yazarları vardı. İstanbul’da kaldıkları üç gün boyunca şehrin altını üstüne getirdiler.

İNGİLTERE’NİN ÖNDE GELEN SEYAHAT YAZARI JOHANNA FOLEY

Bir baktık Saltanat Kayığı’nda Beylerbeyi açıklarında geziyorlar, bir baktık Kapalıçarşı’da alışverişteler. Grubun ağır topu ise İngiltere’nin en önemli seyahat yazarlarından biri olarak kabul edilen Johanna Foley’di. Foley’in kariyerinde The Observer’da editörlük ve Financial Times’a, Daily Telegraph’a, Sunday Telegraph’a ve birçok dergiye yazılan seyahat yazıları var. Foley yazısında neleri konu edeceğini söylemedi ama İstanbul ve Türkiye için olumlu izlenimleri vardı.

Neden serbest çalışıyorsunuz?

-Çünkü bir yere bağlı olunca istediğiniz gibi seyahat edemiyorsunuz.

İstanbul’a gelmeye nasıl karar verdiniz?

- Daha evvel iki kere geldim, güneye de gittim ama Türkiye’deki favorim İstanbul. Kısa seyahatler İngiltere’de yükselen bir trend ve İstanbul bunun için çok iyi bir destinasyon. İstanbul uzun haftasonları için harika, çünkü bu büyülü şehre ulaşmak için sadece 3,5 saatlik bir uçak yolculuğu gerekiyor.

İstanbul sizce trendy Avrupa başkentlerine rakip mi?

- Olmalı çünkü daha fazlası var.

Olmalı diyorsunuz ama olacak mı sizce?

- Daha iyi pazarlama yapmanız lazım. Bir de her şeyden önce insanların tekrar buranın güvenli olduğunu görmesi ve buna inanması lazım. Aslında bana hangi şehir daha güvenli diye sorsanız bir cevap veremem... Her şehir birbirinden daha güvenli ve güvensiz olabilir.

Sizce İstanbul’un eksileri ne?

- Mesela çok az İngiliz Türkçe konuşuyor ve bu İngilizlerin gelmemesi için bir sebep. Sokaklardaki tabelaları okuyamıyorlar, gittikleri yollardan emin olamıyorlar, otobüse binmeye cesaretleri yok. İngilizler bu konuda çok kötüdür ve korkaktır.

Bunun için ne yapmalıyız?

- Buranın zor olmadığını anlatmak lazım. İstanbul’da yol bulmak bazen gerçekten çok zor. Ana yoldan gitmek kolay ama haritalarda ismi olmayan öyle çok sokak ve yan cadde var ki, yolunuzu kaybediyorsunuz. Ama keşfetmek için de iyi ve cesaretli bir gezgin olmak gerek.

Peki artılarımız ne?

- İstanbul egzotik, harika binaları var, muhteşem yemek ve alışveriş var; üstelik son derece makul fiyatlara.

En çok neden keyif aldınız?

- Bence 3 günlük gezinin doruk noktası Saltanat Kayığı ile yaptığımız geziydi. Ortaköy’den Beylerbeyi Sarayı’na gittik. Suyun üstünde olmak bu şehre öyle özel bir karakter veriyor ki... Ayasofya her zaman muhteşem, her gelişimde gelip uzun uzun kalıyorum. Bir de Köşebaşı Restaurant’da çok güzel bir yemek yedik. Mezeler harikaydı. Ben tatlı yemem ama bir şey geldi, ortasında peynir vardı (künefe)... Bugüne kadar yediğim en güzel tatlı.

İstanbul’da yaşar mıydınız?

- Londra’yı çok seviyorum ve asla başka bir şehirde yaşamayı düşünmüyorum. Ama burada yaşayan arkadaşlarım var, bir daha dünyanın başka hiçbir yerinde yaşamayacaklarını söylüyorlar. Onları çok iyi anlıyorum.

İstanbul’u Avrupalı bir şehir olarak mı gördünüz, Doğulu mu?

- Çok kozmopolit bir şehir. Doğu esintileri taşıyan bir Avrupa şehri diyebilirim ama buradaki Doğululuk bence Batılılıktan daha fazla. Sanki iki kültürün de en iyilerini almış gibisiniz

Suzy Persons / Country Gentlemen’s Association / Seyahat Yazarı

İSTİKLAL CADDESİ LAS RAMBLAS GİBİ

Kapalıçarşı’yı beğendiniz mi?

- Bugüne kadar gördüğüm çarşıların içinde en güzeli. Ve inanın, gerçekten çok çarşı gezdim hayatımda. Temizdi, insanlar taciz etmiyordu, mallar kaliteli.

Neler aldınız?

- Ceketler, onlarca nazar boncuğu, çantalar, lokum...

Çanta dediğiniz şu sahte Louis Vuitton’lar falan mı?

- Tabii ki! En ‘orijinal’ sahteler sizde! Gördüğüm bütün markaların sahtelerini aldım.

Karayipler ve İspanya sizin en iyi bildiğiniz yerlermiş. İstanbul’un Madrid’den, Barcelona’dan ne eksiği var?

- İstanbul bence bir marka ve şu 3 günlük ilk bakışta hiçbir eksik görmedim. Hatta İstiklal Caddesi’nde yürürken Barcelona’daki meşhur Las Ramblas’da yürüyorum sandım kendimi... Tek farkı bir fiesta (tatil) günü gibi olmasıydı, o kadar çok insan vardı ki sokakta!

İstanbul’un en çok neyini sevdiniz?

- Buradaki çok kültürlülük ve karışım güzel. Bir yerde ucuzcular varken, diğer tarafta haute couture bulabiliyorsunuz. Beymen’e de gittim, gördüğüm markalar ve işin profesyonelliği, aldığım hizmet beni çok şaşırttı. Kısacası, en çok alışveriş yapmayı sevdim burada.

Carolyn Hart / Daily Telegraph Yemek Editörü

FAVORİM LAVAŞ EKMEĞİ VE FINDIK LAHMACUN

Londra’da birçok Türk lokantası var ama hiçbirinin gerçek Türk olduğunu sanmıyorum. Köşebaşı Restaurant yemek yediğim yerler arasında en çok hoşuma giden oldu. Lavaş ekmeği, fındık lahmacun ve tulum peyniri harika. Kuzu eti de çok iyi hazırlanmıştı. Loft’ta yediğimiz yemek de çok güzeldi. Hem Türk hem Avrupalı bir yemek yedik ama gerçek Türk mutfağı bu diyemem. Loft’un yemek işini iyi bilen genç ve girişimci birinin eseri olduğu belli. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com