Komisyon'un raportörü eski Avusturya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Albert Rohan, “AB'nin Hıristiyan bir kulüp olmadığını, İslam dünyasına göstermek için Türkiye'nin AB'ye üye olması gerektiğini” söyledi.
Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde düzenlenen ve çok sayıda diplomat, Fransız akademisyen ve gazetecinin katıldığı toplantıda konuşan Rohan, laik ve Müslüman bir ülke olarak Türkiye'nin demokrasi değerlerini benimsemiş, AB'de İslam ve demokrasinin bir arada olacağının göstermesi açısından da Ankara'nın üyeliğinin önemli olduğunu kaydetti.
Albert Rohan, jeostratejik konumu, enerji hatlarının kesiştiği bölgedeki rolü, askeri kapasitesi ve genç nüfusuyla Türkiye'nin üyeliğinin AB'ye büyük katkılar sağlayacağını bildirdi.
Rohan, Türkiye karşıtı bir politikacının Türkiye aleyhindeki sözlerine atıfta bulunarak, “Viyana'nın 3. kez kuşatıldığına üzülmek yerine, AB'nin İstanbul'u alacağına sevinmek gerekir” diye konuştu.
AB kamuoylarında Türkiye'nin üyeliği konusunda önyargılar, duygusal ve yanlış bilgilendirmeler olduğunu ifade eden Rohan, bağımsız Komisyon'un Türkiye raporunu kaleme aldığını belirtti.
Rohan, AB kamuoyu içinde Türkiye'nin üyeliğiyle Avrupa'ya yoğun bir göç olacağı ve Ankara'nın üyeliğinin, AB kurumları içerisindeki dengeyi değiştireceği konusunda kaygılar olduğunu hatırlattı, ancak bu kaygıların haklı olmadığını söyledi.
AB içindeki karar mekanizmalarının dengesinin Türkiye'nin üyeliğiyle bozulacağı yolundaki endişelerin de yersiz olduğunu ifade eden Rohan, “AB içinde önemli kararlar oy birliğiyle alınıyor. Bu yüzden bu konuda da endişeye gerek yok” dedi.
BONINO VE ROCARD'IN KONUŞMASI
Bağımsız Komisyon'un üyesi İtalyan Emma Bonino da yaptığı konuşmada, Türkiye'ye karşı ayrımcılık yapılmaması gerektiğini söyledi.
Türkiye'ye Avrupa kapısını kapatmanın yanlış olacağını belirten eski AB komisyonu üyesi Bonino, bunun bölgede barış ve istikrara zarar vereceğini belirterek, AB'nin de itibarını yitireceğini kaydetti.
Fransa'nın eski başbakanlarından Michel Rocard, “Müslüman Türkiye'nin AB'ye girmesinin bölge barışı için bir şans olduğunu” ifade etti.
Türkiye'nin Filistin-İsrail sorunundaki tarafsızlığına dikkat çeken Rocard, AB üyeliğiyle tartışmalarda, “Yalnız içerdeki gelişmeleri değil, dışarıdaki gelişmeleri de değerlendirerek düşünmeniz gerekir” dedi.
Rocard, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlamasının uzun sürebileceğini, ancak bunun denenmesi gerektiğini kaydetti. Bağımsız Komisyonu'nun 3 üyesi daha sonra Fransız basını için ortak bir basın toplantısı düzenlediler ve Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin başlaması gerektiğini savunan görüşlerini bir kez daha yinelediler.