Türkiye’nin yaşama geçirmeyi planladığı Uluslararası Hastalık Kodlaması 10’uncu versiyonu olarak adlandırılan "ICD 10" programı, Avustralya, Amerika, Kanada, Almanya, Romanya ve Avrupa ülkelerinin büyük bir kısmında kullanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün da hastalıkları sınıflama sistemi bulunuyor. Program sayesinde, ülkede sık görülen hastalıkların, hangi bölgede ve ne kadar sıklıkta görüldüğü kolay bir şekilde belirlenebiliyor ve buna ilişkin önlemler doğru ve hızlı bir şekilde alınabiliyor.
Program ile hastalıkların görülme nedenlerinin genetik ya da çevresel etkenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da ortaya çıkabiliyor. Belli bir bölgede sık karşılaşılan hastalıklar araştırılırken, ülkeler arasında da karşılaştırma yapılabiliyor.
Program halen hekimlerin eğitim aldıkları dönem, kurum ve hatta bölgelere göre aynı hastalığı başka bir isimle tanımlamaları gibi karışıklıkları da ortadan kaldırıyor. Artık bir hastalığa nerede ve hangi hekim tarafından teşhis konulmuş olursa olsun bir tek isimle tanımlanacak. Böylece daha sağlıklı veriler elde edilebilecek.
İngilizce olan programın çevirisini yaptıran Bakanlık, programın Türkiye’ye uyarlanması konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Örneğin sadece Avrupa’da görülen ancak Türkiye’de görülmeyen hastalıklar bulunuyor ya da Türkiye’de çok sık görülen ancak Avrupa’da görülmeyen hastalıklar söz konusu olabiliyor. Bakanlık programı bunlara göre yeniden düzenliyor. Programın 2005 yılından itibaren etkin olarak yaşama geçirilmesi planlanıyor. Bu programı bilgisayar sistemine sahip tüm hastanelerin rahatlıkla kullanabileceği belirtiliyor.
Sağlık Bakanlığı yetkililerince, Program aracılığı ile elde edilecek verilerin istatistiksel amaçlı olduğu belirtilirken, "Bizim Türkiye’de epidemiyolojik yönden çok fazla verimiz yok. Hangi hastalıklar nerede çok sık görülüyor, neden kaynaklanıyor, bunlarla ilgili çok fazla bir verimiz yok. Yurtdışında da bunlar zamanında yokmuş. Bunları öğrenmek için böyle bir hastalık sınıflandırma sistemi geliştirmişler. Yani her hastalığa belli bir kod verilmiş. Bu kodlar belirli merkezlerde toplanıyor, ondan sonra istatistiksel bir takım analizlere gidiliyor. Bir hastalık sık mı görülüyor, nerede sık görülüyor, sık görülüyorsa neden görülüyor, ne gibi önlemler alınabilir, bu işe yarayacak bir sınıflandırma sistemi. Temel prensibi de istatistikse metodolojiye dayalı" bilgisini verdi.