Cumhurbaşkanı Sezer, TBMM’nin 22’nci dönem üçüncü yasama yılını açış konuşmasında Ortadoğu’da "Büyük Ortadoğu Tasarımı" adıyla tartışılan proje çerçevesinde irtica ve laiklik konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Sezer, demokrasiyi daha geniş alana yaymak için ortaya atılan Büyük Ortadoğu Tasarımı tartışmasının sürdüğünü belirterek, "Tasarım bahanesiyle Türkiye’yi model ülke olarak göstermek, Türkiye için ’İslam Cumhuriyeti’ tanımlamasını getirmek ya da ’ılımlı İslam’ gibi anlamsız bir modeli önce Türkiye için öngörmek yersizdir ve asla kabul edilemez" diye konuştu.
TÜRKİYE REJİMİNİ SEÇTİ
Sezer, Türkiye’nin Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte siyasal rejimini seçtiğini, rejimin Atatürk ilke ve devrimleriyle Atatürk milliyetçiliğine bağlı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti temelinde yapılanan aydınlanmacı bir içeriğe sahip olduğunu ifade etti.
HER TÜR DİN DEVLETİ DEMOKRASİ İLE BAĞDAŞMAZ
Sezer, "İster ’ılımlı’, ister ’köktenci’ olsun, din devletiyle demokrasinin bağdaşması olanaksızdır ve bu iki rejimin yan yana getirilmesi tarihe ve bilime ters düşmektedir" dedi.
Türkiye’nin, bugüne kadar toprak bütünlüğüne, Anayasal düzenine, tekil devlet yapısına, istikrar, birlik ve beraberliğine yönelik iç ve dış tehditlere karşı savaşımını başarıyla yürüttüğünü belirten Sezer, bunu sonsuza kadar etkin biçimde yürüteceğine olan inancın sonsuz olduğunu belirtti. Sezer, şunları söyledi:
DİN İSTİRMARCILIĞI
"Din sömürüsünü temel araç olarak kullanan ve Türk toplumunun Cumhuriyet döneminde elde ettiği tüm çağdaş kazanımları yok etmeyi hedefleyen irticai hareket, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletini öngören anayasal düzenimiz için öncelikli tehdit olma niteliğini sürdürmektedir.
Din istismarcılığı, bir yandan anayasal düzenimize ve demokratik gelişimimize, diğer yandan İslam dinine büyük zarar vermektedir. Çağdaş bir ulus olmanın bilinci içinde, irticanın ülke gündeminden çıkarılması için savaşım kararlılıkla sürdürülmelidir"
"AB, EN ÖNEMLİ TOPLUMSAL TASARIM"
Sezer, AB’ye üyelik sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini, AB üyeliğinin evrensel değerleri ve yüksek yaşam koşullarını simgelediğini, Atatürk’ün "çağdaş uygarlık düzeyine" ulaşma doğrultusundaki en önemli toplumsal tasarının yaşama geçirilmesi anlamını taşıdığını belirtti.
Türk ulusunun büyük çoğunluğunun AB üyeliğinden yana olduğunu belirten Sezer, "Geçtiğimiz hafta Brüksel’de yapılan açıklamaları izleyen Türk ulusunun AB’den beklentisi, yansız ve hakça bir değerlendirmedir. AB Komisyonunun önümüzdeki günlerde yayınlayacağı İlerleme Raporu’nda gerçekleştirilen kapsamlı reformların nesnel biçimde değerlendirilmesine, diğer adaylar için yapıldığı gibi görüşmelerin bir an önce başlatılmasına yönelik açık ve net bir öneriye yer vermesini bekliyoruz" diye konuştu.
"AB KARŞITLARININ ELLERİNİ GÜÇLENDİRMEYELİM"
Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye’nin AB üyeliğinin İslam dünyasına verilebilecek en önemli ileti olduğunu belirtti.
Sezer, "Ancak gelinen bu aşamada, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda, AB üyesi ülkelerin içtenliklerini sınamamız gerekirken, kendi yanlışlarımızı düzeltmek için zaman kaybedip bedeller ödememeli, Türkiye’nin AB dışında tutulmasını isteyenlerin ellerini güçlendirmemeliyiz" dedi.
KIBRIS’TA ORTAYA ÇIKAN GERÇEK
Sezer, Kıbrıs konusuna değinirken de "Uluslararası ilişkilerde içtenlik ve diyalogun tüm sorunları aşmaya yetmediği gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Her türlü özveride bulunmalarına, içten bir uzlaşma örneği göstermelerine karşın Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs’taki haklı davalarında hakça bir noktaya varılamadığı da açıktır" dedi.
Cumhurbaşkanı Sezer, Kıbrıs Türklerinin yaşadıkları yalıtılmışlığın etkilerini gidermek için uluslararası alanda başlattıkları çalışmaların beklentileri karşılayacak biçimde kısa bir sürede tamamlanmasını beklediklerini söyledi.
TÜRKMENLER VE KERKÜK’ÜN STATÜSÜ
Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye’nin demokratik, toprak bütünlüğü ve ulusal birliği korunmuş ve gönençli bir Irak hedefi doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini söyledi. Sezer, bu çerçevede soydaş Türkmenlerin durumuna önem verilmesinin doğal karşılanması gerektiğini belirtirken, Kerkük’ün herhangi bir etnik gruba mal edilmesi çabalarının Irak’ın geneline yayılacak iç kargaşa ve bölgesel istikrarsızlığı tetikleyeceğini ifade etti.
ABD’YE “PKK DAVETİ”
PKK’nın Irak’taki gelişmelerden yararlanarak Türkiye’ye yönelik eylemlerine başlamasına izin verilmeyeceğini vurgulayan Sezer, "Stratejik ortağımız ve müttefikimiz ABD’nin bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmesini bekliyoruz" dedi.