29/09/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Otoyaşam
29.09.2004
Pininfarina, otomotivin her dönemine damgasını vurdu Paris Fuarı’nın yıldızı oldu
 

Emre ÖZPEYNİRCİ

Geçtiğimiz hafta kapılarını ziyaretçilere açan ve 10 Ekim'e kadar devam edecek Paris Otomobil Fuarı tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye adına bir çok yatırım kararının çıktığı fuara damgasını ise B sınıfında yaşanan rekabet ve İtalyan tasarım devi Pininfarina vurdu.

Yıllardır otomotiv sektörüne yön veren ve bir çok devrimsel yeniliği getiren Pininfarina'nın Paris şovunu anlatmak istiyorum. Pininfarina, Paris'te gerek devrimsel nitelikteki konsept modeller gerekse firmalar için geliştirdiği yepyeni otomobiller ile büyük ilgi uyandırdı.

İKİ KONSEPT İKİ OTOMOBİL

'Nido' isimli konsept modeli ile geleceğin küçük otomobillerinin güvenliği üzerine yeni çözümler getiren Pininfarina, 'Double-Face' (çift yüz) isimli konsept modeli ile ise gelecekte otomobillerin dış görünümü değiştirilerek farklı görünümlerde kullanılacağının sinyallerini verdi. Pininfarina, konsept modelleri dışında tasarımını yaptığı ve Paris'te ilk kez sergilenen Ferrari F430 ve Peugeot 1007 ile de büyük beğeni topladı. Yani anlayacağınız Paris fuarında bir İtalyan tasarım devinin damgası vardı.

DÖNEMSEL PROBLEMLER

Pininfarina'nın otomotiv sektörüne verdiği destek kuşkusuz yadsınamaz. Örneğin, 1970'li yılların en büyük problemi enerji kriziydi ve firmalar o dönemde yakıt tasarrufu sağlamak için daha çok aerodinamik ve alternatif enerji kaynaklarının kullanımın üzerine yoğunlaşmıştı. O yıllarda Pininfarina enerji krizi için yeni bir aerodinamik yapıya sahip olan ve elektrik gücü ile çalışan Energetica 1 isimli bir prototip geliştirmişti. Bu model o dönem için önemli bir gelişmenin ilk adımlarından biriydi.

1980'lere gelindiğinde ise sektör bu kez otomobil üretiminde hafif alışımlı malzemelerinin kullanılması üzerine yoğunlaşmış ve yeni hafif ve bileşen malzemeler ve metaller ortaya çıkarmak için çabalamıştı. Pininfarina tarafından yaratılan Audi Quartz ve Lancia Hit isimli konsept modeller bu dönemde hafif metal ve bileşenlerin kullanıldığı otomobiller olmuşlardı.

1990'lı yıllarda ise otomotivcilerin karşısına çevre sorunları çıktı ve yeni modellerini çevreyi koruma amaçlı geliştirerek bir çok yeniliği de beraberinde getirdiler. Pininfarina'nın geliştirdiği Ethos isimli prototip araç aliminyum şasisi, geri dönüşümü olan plastik malzemesi ve içeriden yanmalı motoru ile çevreci otomobillerin ilk adımını atmıştı.

Günümüzde ise sektörün konsantre olduğu en büyük problem güvenlik. Bu konuda firmalar bir çok yeni sistemi ve teknolojiyi devreye sokarken, firmalar için en önemli sınavların başında güvenlik testleri gelmeye başladı. Çünkü firmalar güvenlik testlerinden aldıkları yıldıza göre rekabette bir adım öne çıkabiliyorlar. Güvenlik konusunda ise Pininfarina Sigma, Alfa Romeo P33 ve Sigma Grand Prix prototipleri ile araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Pininfarina fuarda sergilediği Nido ile minik segmentte de güvenliğin önemine dikkat çekiyor.

Yumurta gibi ama güvenli

Pininfarina'nın fuarda tanıttığı konsept modeli Nido güvenlik alanında en son gelişmeleri beraberinde taşıyor. Günümüzde otomobiller büyüyor ve daha fazla kişiyi içinde barındırıyor. Bundan dolayı firmalarda bu tip otomobiller üzerindeki çalışmalarını artırarak güvenlik alanında yeni sistemler ve teknolojiler geliştiriyorlar. Bu kapsamda küçük segmentte yer alan araçların güvenliği diğer segmentlere göre daha düşük kalıyor. Pininfarina'da bundan yola çıkarak iki kişilik küçük otomobiller için yeni çözüm yolları geliştirerek, 'Nido' isimli konsept araç ile bu tip otomobilleri hem yolcular hem de yayalar için daha güvenli bir hale getirmiş. Özünde üç temel prensip bulunan Nido'nun bu özellikleri şunlar:

1-Aracın ağırlığının üçte ikisi kadar olan şasi, aracın ön ve arka süspansiyonları ve motor gibi tüm mekanik bileşenleri destekliyor. Şasinin ön bölümü deforme olabiliyor ve içerinde sert bir bölme ile çevreleniyor.

2-Yolcular için iç bölmede yer alan kabuk ise aracın ağırlığının üçte birine eşit. Bu kabuk sürücü ve yolcuyu, otomobillin iç ekipmanları ile birlikte tutuyor. Kızak şeklindeki bu kabuk dikey olarak hareket edebiliyor.

3-Şasinin içini çevreleyen sert bölme ve kızak şeklindeki iç kabuk normal şartlarda üçüncü bir öğe ile birleşiyor. Bu öğe farklı yoğunluğa sahip petek şeklindeki bölmenin kontrol ettiği enerjiyi dağıtan iki amortisörden oluşuyor.

Bu özellikler sayesinde otomobilin içindeki sürücü ve yolcu bir kaza anında ‘kapsül içinde gibi’ güvende kalabiliyor.

İki yüzlü otomobil

Pininfarina'nın fuarda sergilediği ve basın mensuplarının en çok rağbet gösterdiği konsept model ise Double-Face (çift yüz) oldu. Double-Face konsepti, cep telefonlarında olduğu gibi farklı bir kılıfla kullanılabilme özelliğine sahip. Diğer bir ifadeyle otomobilin dış görünümü değiştirilerek farklı görünümlerde kullanımına imkan tanınıyor. Pininfarina, tüketici beklentilerinden yola çıkarak oluşturduğu bu modelle, şasi ve iç ekipmanların aynı olduğu bir otomobili farklı iki gövdeyle kullanma şansı veriyor. 4X4 bir model olan bu konsept, plastik ve metal alışımlı malzemeyle oluşturulan iki farklı dış gövde ile birlikte kullanılabiliyor.

BMW'den hızlı çevreci

BMW'nin hidrojen ile çalışan ve 9 rekor kırarak tarihe geçen çevreci otomobili Paris'teki yerini aldı. BMW'nin 10 ayda geliştirdiği H2R isimli geleceğin yarış otomobili 6 litrelik 12 silindirli motoru ile 285 beygir güç üretiyor. 100 kilometreye 6 saniyede çıkan otomobilin maksimum hızı ise 320 kilometre. BMW yetkilileri Formula 1 otomobillerini andıran H2R'yi 'Geleceğe yolculuğumuz hidrojen' sloganıyla ziyaretçilere sunuyor. H2R'nin 'R' harfi aracın kırdığı rekorları temsil ediyor. H2R prototipinde hidrojenle çalışan diğer arabaların aksine yakıt pili kullanılmıyor. BMW yakıt pili yerine modifiye edilmiş 12 silindirli, 6 litrelik içten yanmalı bir motor kullanmayı tercih etmiş. H2R'yi 'uçuran' motor sadece buhar açığa çıkarıyor.

Küçük Hummer'a dokunmak yasak çünkü hırsız var

Hummer'ın tasarımında ünlü spor markası Nike'dan destek aldığı H3T isimli konsept aracı Paris Fuarı’nda yerini aldı. Ama bu en küçük Hummer'ı merak edip otomobile daha yakından bakmak isteyenler görevlilerin engeliyle karşılaştı. Görevliler buna gerekçe olarak ise H3T'nin bundan önce Fransa'nın güneyinde gerçekleşen daha küçük bir fuarda içindeki ekipmanların çalınmasını gösterdiler.

Bu otomobilin farkı kapısında

Japon tasarım şirketi Sivax tarafından Paris'te tanıtılan XTILE isimli bu aracın çarpıcı görüntüsü dışında en önemli özelliği, diğer otomobillerden ayrılan farklı açılan kapısı. İki kişilik üstü açık bir spor otomobil olan XTILE'nin kapısı yanındaki düğmeye basarak yana farklı bir mekanizmayla otomatik olarak açılıyor.

Ancak bir yetişkin ve iki çocuk binebilir

Fransız tasarım stüdyosu Etüd tarafından Paris'te sergilenen Scoot isimli konsept model isminden anlaşılacağı gibi scooter ve otomobil arasında bir araç. Küçük şehir içi otomobili olan Scoot, ulaşım için yeni bir alternatif sunuyor. 2.4 metre uzunluğunda ve 1.4 metre genişliğindeki araç biri yetişkin ikisi çocuk olmak üzere üç kişilik. Gaz veya elektrik motoru ile çalışan bu araç kolay sürüş özelliğine sahip. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com