Kemal Anadol Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, ideolojik amaçla özelleştirme yapan hükümet, bir yandan, sırf "devlet bu işi yapmaz" anlayışıyla Tekel gibi en karlı kuruluşları haraç mezat satarken, öte yandan da büyük bir medya grubunun devletin eline geçtiğini söyledi.
Uzan ve Aksoy gruplarına ait toplam 17 TV kanalı, 15 radyo istasyonu, bir gazete, 6 dergi ve bir spor kulübünün devletin elinde bulunduğunu dile getiren Anadol, TMSF başkanının bunların en geç eylül ayı sonunda satılacağını söylediğini anımsattı.
Devletin hiç kimsenin elinde bulunmayan bu yayın tekeliyle milletin batık parasını tahsil etmek yerine hükümetin propagandasını yapmasının söz konusu olduğunu kaydeden Anadol, "Şifreli kanallarla ahlaka aykırı kanal çalıştırmak devletin görevi değildir. Kızılcahamam’da hala kimlik arayışları devam ediyor. Muhafazakar demokrat iktidar partisinin şifreli kanal çalıştırarak yayın yapmasının ne kadar doğru olduğunu sizlere bırakıyorum" dedi.
TSMF Başkanı ve Başbakan Erdoğan’a da seslenen Anadol, "Eylül ayı geldi bunlar hala niye devletin elinde, hala niye satılmadı?" diye sordu.
Anadol, halen devletin elinde bulunan İstanbulspor’un ise kamunun sırtında tam bir yük ve yeni bir hortumlama aracı olduğunu söyledi.
Kemal Anadol, TCK’da varılan mutabakatın üç noktada bozulduğunu anımsatarak, "Biri zina, diğeri bina, diğeri de çevre. Bu üçünde de battılar" dedi.
Anadol, TCK’ya göre, iki yıl sonra yürürlüğe girecek çevreyle ilgili suçlara ilişkin maddeler konusunda Orman Bakanı Osman Pepe’nin, "belediye başkanları hapse gireceği için ertelendi" şeklindeki sözlerinin tamamen safsata ve yalan olduğunu savundu.