Günlük olağan basın toplantısında konuya ilişkin açıklama yapan komisyon sözcüleri, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in, TCK'nın kabulünün, AB Komisyonu'na, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarına, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin “net bir tavsiyede” bulunmasını sağlayacağını söylediğini hatırlattılar.
AB Komisyonu'nun Türkiye raporu ve bu çerçevede, Türkiye'nin katılım müzakerelerinin başlamasına ilişkin AB Konseyi'ne önerileri 6 Ekim'de açıklanacak.
KOMİSYONU'NUN YENİ ÜYELERİNDEN BRİFİNG
Öte yandan Portekizli Jose Manuel Durao Barroso başkanlığında, 1 Kasım'da göreve başlayacak olan yeni AB Komisyonu'nun üyeleri Avrupa Parlamentosu'nda konuşarak çalışma planları hakkında bilgi verdi.
Parlamento'da bu sabah konuşan ve bölgesel politikalardan sorumlu üye olan Polonyalı Danuta Hübner'e, Türkiye'nin AB'ye olası katılımının getireceği “maddi külfetler” hakkında düşünceleri soruldu.
Hübner, yanıtında, Türkiye ile yakınlaşma sürecinin yeni başlamadığını, AB'nin karar organı olan Konsey'in, 1987'de, Türkiye'nin katılımı konusunda olumlu görüş bildirdiğini, gerçekte AB Konseyi'nin geçmişte tam 13 defa bu konuda karar aldığını hatırlattı. Tam üyelik müzakerelerinin başlaması için Türkiye'nin siyasi kriterlere saygı göstermesinin şart olduğunu vurgulayan Hübner, Kopenhag kriterlerine uyum konusunun AB Komisyonu'nda 6 Ekim'de tartışılacağını, bugün bir şey söyleyemeyeceğini ve alınacak karar hakkında tahminde bulunamayacağını belirtti.
RAKAMLARA ODAKLANMAYALIM
Hübner, AB'nin son genişlemesini örnek göstererek, üye ülkelerin genişleme öncesinde bir araya gelerek yeni katılımcılara hangi maddi olanakların verilebileceğini tartıştıklarını da hatırlattı ve Türkiye'ye, “10-15 yıl sonraki maddi duruma göre” öneriler getirileceğini söyledi. Danuta Hübner, Türkiye'nin katılımı konusunda, ”Evet, bunun sonuçlarını düşünelim ama rakamlara odaklanmayalım. Ayrıca, unutmayın ki kararı AB Komisyonu değil üye ülkeler verecekler” dedi.
HIRİSTİYANLIK AB'NİN TEMEL UNSURU
Avrupa Parlamentosu'nda konuşarak soruları yanıtlayan, eğitim ve kültürden sorumlu üye Slovak Jan Figel'in ise “Avrupa'nın Hıristiyan değerleri” üzerinde durduğunu iddia etti. Figel, Hıristiyanlığın, AB'nin “temel unsuru” olduğunu savunarak, “Avrupa'nın sorunu unutkanlıktır. Gençlere trajik tarihimizi hatırlatmalı, değerlerimizi aktarmalıyız” dedi ve bu yönde çaba harcayacağını söyledi.
Yeni AB Komisyonu üyeleri, gelecek hafta sonuna kadar Avrupa Parlamentosu'nda tek tek konuşarak soruları yanıtlamayı sürdürecekler.