24/09/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
E.yaşam Son Güncelleme 17:45
24.09.2004
e.Türkiye ancak 22. asırda

Halil Aksu/haksu@hurriyet.com.tr

Eylül ayı başında ülkemizin en büyük ve kapsamlı bilişim fuarı ve kongresi cereyan etti. Hatta bunu pazarlayan kişiler, bunun Orta Doğu ve Asya’nın en büyük fuarı olduğunu söylüyorlar.

Belki fuar kısmı katılımcı ve ziyaretçi sayıları bakımından bunu gerçekliyor olabilir. Ama katılımcı ve özellikle ziyaretçi niteliği açısından son birkaç yıldır beni artık hiç cezbetmiyor ve dolayısıyla Beylikdüzü’ne kadar zahmet edip gitmiyorum. Bilişim Zirvesi tam tersi. Geçen yıl Başbakanımız Sayın Erdoğan’ın video konferans aracılığıyla canlı olarak katılması ve açılış konuşmasını yapması ve açtığı vizyon, beni bu seneki zirve için oldukça ümitlendirmişti. Açılışın ve oturumların çok faydalı geçeceğini beklemiştim. 31 Ağustos 2004 günü sabah erkenden gittim ve büyük salonda yerimi aldım. Büyük bir heyecan içinde Türkiye’nin e.dönüşümü hakkında ileri görüşlü ve somut çözümler veya programlar hakkında konuşmalar beklerken, üç beş senedir alışık olduğumuz vaatler ve boş sözler ile karşı karşıya kaldım. Daha da üzücü olan, bu sene ne başbakanımızın ne de konuyla doğrudan alakalı olan bakan ve vekillerin orada bulunmaması. Hükümeti temsilen sadece Sanayi Bakanımız Sayın Ali Coşkun oradaydı.

Bilişim Zirvesi’nin son günü e.Türkiye dönüşümü ile ilgili oturumlara ayrılmıştı. Yine büyük bir iştah ve ümitle Lütfi Kırdar’a vardım ve oturumları takip etmeye çalıştım. Ama motivasyon ve içeriğin heyecanı zayıf başladı ve gün içinde ciddi biçimde azaldı. Bakanlarımızı ve konuyla ilgili devlet yetkililerini beklerken ve onlardan somut bazı projeler, hedefler, rakamlar ve uygulamalar duymayı arzularken; bilindik, geçmişe yönelik ve birtakım iyi niyetli temenniler ile karşılaştım.

Türkiye küresel rekabet içinde yer almak istiyorsa, e.dönüşüm sayesinde yerel bir bilişim sektörü oluşturup, bilginin gücünden yararlanıp, ülkenin refah düzeyini ve yaşam kalitesini artırmak istiyorsa, ülkemizin iletişim altyapısını çağdaş düzeylere yükseltmek istiyorsa, yöneticilerimiz bu konuya gerçekten vakit ve akıl ayırmaları gerekiyor. Bugüne kadar gördüğüm ‘yanı sıra’ zihniyeti ile gerçekleştirilecek bir girişim değildir, e.dönüşüm. Zaten rekabet içinde 2. lige düşmüş durumdayız, bunun farkına varmamız lazım ve bu ligde başarılı olacak oyunu oynayıp belki zaman içinde tekrar 1. lige yükselme şansımız olur. Ama bu zihniyet ve işe olan ilgi böyle devam ettiği sürece Türkiye kendi etrafında dönmeye devam eder ve ne e.dönüşüm olur ne de onun getireceği beklentiler gerçekleşir. Böyle devam ederse belki 22. asırda Türkiye’de bugün başka ülkelerin içinde bulunduğu bilişim ve iletişim ortamı yakalanabilir. Hep birlikte bekleyip, göreceğiz? 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com