Gazetenin iç sayfalarında da Erdoğan ile Verheugen'i el sıkışırken gösteren bir fotoğrafın yer aldığı ve “Bu el sıkışması bize neye mal olacak?” başlığıyla verilen haberde, Türkiye'nin üyeliğine ilişkin bazı sorulara cevap verildi.
Çok sayıda Alman vatandaşının Türkiye'nin yaratacağı maliyetten endişe ettiği belirtilen haberde, Alman şirketlerinin ise Türkiye'nin AB üyeliğinin ekonomide yeni bir canlanma yaratmasını bekledikleri kaydedildi.
Alman Sanayiciler Birliği (BDI) Başkan Yardımcısı Arend Oetker, ”Türkiye, büyük stratejik potansiyele sahip büyüyen bir pazar olduğu için, ekonomi Türkiye'nin AB üyeliğinden fayda sağlayabilir. Diğer üye ülkelerde oluğu gibi Türkiye'ye verilecek bir üyelik perspektifi ekonomiye yeniden ivme kazandıracaktır. Bu durum, hem Türkiye'deki, hem de Avrupa'daki şirketlerin işine gelecektir” dedi.
Türkiye'nin üyeliğinin yaklaşık 20 milyar euro'ya mal olmasının, bunun 5 milyar euro'luk bölümünü Almanya'nın karşılamasının beklendiğine işaret edilen haberde, ancak uzmanların Türkiye'nin üyeliğinin 10 ila 15 yıl içinde gerçekleşeceğine dikkat çekerek, bu süre içinde AB'nin, maliyetlerini yeniden düzenleyeceği ve Türkiye'nin maliyetinin çok daha düşük olacağı görüşünde oldukları ifade edildi.
BATI BASINI: GÖZLER LİDERLERDE
|
THE TIMES: AVRUPA TÜRKİYE'YE YALAN SÖYLEMEKTEN VAZGEÇMELİ |
|
İngiliz The Times gazetesinin baş yazısında, “Türkiye'de büyük çoğunluğun AB üyeliğini istediği, Türkiye'nin AB üyeliğinin çağdaş İslam'ın demokrasiyle ve diğer dinlerle bağdaşabileceğinin kanıtlanabilmesi için bugüne kadar yakalanmış en büyük fırsat olduğu” görüşü dile getirildi.
“Bu durumun aynı zamanda Avrupa için de birliğin bir Hıristiyan kulübü olmadığını kanıtlama fırsatı getirdiği” ifade edildi.
“Türkiye'nin üyeliğine karşı yürütülen uzun süreli direnişin, Türkiye'deki reformların kararlılıkla sürdürülmesi durumunda, şovenizm gibi görüleceği” ifade edilen yazıda, “Türkiye'ye kucak açmanın bugün her zamankinden çok daha isabetli olduğu” belirtildi.
FT'NİN BAŞYAZISI
Financial Times'ın (FT) başyazısında da aynı konuya değinilerek, ”Türkiye'nin AB üyeliği için halkların desteğinin vazgeçilmez olduğu” ifade edildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Brüksel'de yaptığı görüşmelerin faydalı olduğu belirtilen yazıda, “Türkiye ile ilgili kuşkuların sadece Avrupa halklarında değil, 'yüksek tepelerde' de mevcut olduğu” görüşü savunuldu.
Bu çerçevede Fransa Başbakanı Jean-Pierre Raffarin'in kaygılarına dikkat çekilen yazıda, “Eğer Financial Times'ın mutlaka olması gerektiğine inandığı gibi, AB Komisyonu raporu ve üye ülkeler tarafından Türkiye'ye yeşil ışık yakılırsa zaten tam üyelik 2015'ten önce mümkün görünmüyor. O tarihte Avrupa kamuoyunun hala bu konuda çekingen olması ihtimali var” ifadesi yer aldı.
“Kamuoyu yoklamalarının Avrupa halklarının Türkiye'ye karşı düşmanca olmasa da isteksiz bir tutum içinde olduklarını ortaya koyduğu” kaydedilen yazıda, “Oysa Türkiye'nin lehine olan görüşler stratejik bir önem taşıyor” görüşü dile getirildi.
“Türkiye'nin üyeliğinin medeniyetler çatışması ihtimalini azaltacağı, genç ve hırslı bir ekonominin yaşlı Avrupa'ya katılmasını sağlayacağı” belirtilen yazıda, “Eğer Türkiye'nin üyeliği gerçekleşecekse bu görüşlerin sıradan seçmene mutlaka ulaşması gerek. Bu projeyi sadece Avrupalı elitin bir projesi gibi görmek, tehlikeli biçimde yapıcılıktan uzak olur” ifadesi kullanıldı. (aa) |
Başbakan Erdoğan ile Verheugen'in Brüksel görüşmesi Batı basınında "Türkiye'ye kapı açıldı", "Yeşil ışık" ve "Engel kalktı" gibi başlıklarla yansıtıldı. Türkiye'ye güçlü bir güvence verildiğini kaydeden gazeteler, şimdi gözlerin nihai kararı alacak olan AB liderlerine çevrildiğini yazdı.
Başbakan Erdoğan’ın Brüksel’deki görüşmesindin sonra AB Komisyonu’ndan gelen "engel kalmadı" açıklaması, Batı basınında büyük yankı buldu. Gazeteler, Erdoğan’ın zinayı cezalandırmaktan vazgeçmesi üzerine aralık ayında Türkiye’ye yeşil ışık yıkılacağına ilişkin güçlü bir güvence verildiğini belirttiler.
Gazeteler, Türkiye’ye Aralık ayında yeşil ışık yıkılacağına ilişkin güçlü bir güvence verildiğini belirtirken, "AB yolu açıldı" yorumunu yaptılar. Gazeteler, bundan sonraki kararı AB liderlerinin vereceğini belirterek, AB Konseyi'nin alacağı karara dikkat çekti.
NEW YORK TIMES
Brüksel’deki gelişmeler, ABD basınına da yansıdı. New York Times gazetesi, "Türkiye, Avrupa’ya katılabilmek için zina konusunda güvenceler verdi" başlıklı haberinde Başbakan Erdoğan’ın AB üyeliği sürecini ileriye götürmek için siyasi kredibilitesini riske attığını savunan gazete, AB liderlerinin Komisyon’un tavsiyesine uyacağı garantisi yok" görüşünü dile getirdi.
THE TIMES
İngiliz The Times gazetesi, Brüksel’de varılan "uzlaşma Türkiye’nin umutlarını güçlendirdi" başlıklı haberinde "AB dün 15 gün içinde Türkiye’nin üyelik başvurusunu onaylanacağı yolunda şu ana kadarki en güçlü güvenceleri verdi" yorumunu yaptı.
LE FIGARO
Fransız Le Figaro gazetesi de "Verheugen, Türkiye’ye kapıyı açtı" başlığıyla yayınladığı haberde, Ankara’ya zina konusunda bir ultimatom verildiğini belirterek Erdoğan’ın zina maddesini içermeyen TCK tasarısının yasalaştırılacağı sözünün Verheugen’ı memnun ettiğini kaydetti.
EL PAIS
İspanyol El Pais gazetesi de Brüksel’deki gelişmelere ilişkin olarak "Türkiye, AB’ye katılma müzakerelerinin başlaması için son engeli aştı" değerlendirmesini yaptı.
THE GUARDIAN
Türkiye’nin AB hedefinin güçlendirildiğini de belirten The Guardian, "Türkiye, bugün, gelecek ay bloka katılma müzakerelerinin açılmasına yeşil ışık verileceği yolundaki güçlü güvenceler aldı" diye yazdı.
LE SOIR
Belçika’da yayınlanan Le Soir gazetesi de "AB yolu açıldı" başlıklı haberinde Başbakan Erdoğan’ın zina düzenlemesini içermeyen TCK’yı geçirmeye angaje olduğunu belirterek "Böylece ülkesinin AB’ye katılması müzakerelerinin yolunu açtı" ifadesini kullandı.