Gazete, referandum taleplerinin ortaya gelmeye başladığına işaret etti ve tartışmaların ırk, din, insan hakları, Avrupalı kimliği ve ”hatta garip bir şekilde zina üzerinde” odaklandığını kaydetti. Ortada AB'nin geleceğinin bulunduğunu savunan gazete, “Bazılarına göre bütün jeopolitik dünya düzeni, alınacak bu karardan etkilenebilir” ifadesini kullandı.
Bu hassas tartışmaların büyük ölçüde kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü belirten Times, ABD ve İngiltere'nin Türkiye'nin en büyük destekçisi durumunda olduğunu kraydetti. Her iki ülkenin de, AB'nin Türkiye'ye kollarını açarak, aslında bütün Müslüman alemine medeniyetler arası bir çatışma olmadığı imajını verebileceği görüşünde olduğunu belirten gazete, üyeliğe destek veren çevrelerin ayrıca, Türkiye'nin büyük askeri gücünün Avrupa'yı gerçek bir süper güç haline getireceğine inandıklarını belirtti.
Bu çevrelerin Türkiye'nin genç nüfusunun Avrupa ekonomisini canlandıracağına, işgücü piyasasına dinamizm kazandıracağına da inandığını kaydeden İngiliz gazetesi, Türkiye'nin dışlanmasının radikal İslamcıların elini güçlendireceğine dair görüşlere de yer verdi.
Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkanların ise AB'nin Irak, İran ve Suriye gibi ülkelerin bulunduğu sorunlu bir coğrafyaya komşu olacağını öne sürdüklerini belirten Times gazetesi, ayrıca Türkiye'nin toprak ve nüfus büyüklüğü konularının da Avrupa'nın kaynaklarını emecek bir sorun olarak görüldüğünü öne sürdü.
“Avrupa'nın İslamlaşmasına ilişkin derin korkuların da su yüzüne vurduğunu” yazan gazete, özellikle Fransa, Hollanda ve Almanya'nın kendi toprakları üzerinde giderek büyüyen İslam etkisinden endişe ettikleri, Türkiye'nin üyeliğinin AB toprakları üzerindeki Müslümanların oranını yüzde 3'ten yüzde 20'ye çıkaracağını savundu.
Times, yazısını, “Türkler Viyana kuşatmasından 300 yıl sonra yeniden Avrupa kapısını çalıyor. Bu kez muhtemelen kapıyı açtırmayı başaracaklar, ama görecekleri misafirperverlik hala biraz puslu görünüyor” diye tamamladı.