03/09/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa
03.09.2004
Çakıcı’yı kim kaçırdı, asıl ona bakılsın
 

Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, tedavi gördüğü hastanede Saygı Öztürk’e içini döktü ve adli yıl açılış konuşmasından neden vazgeçtiğini açıkladı.

Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, tedavi gördüğü hastanede, Gözcü yazarı Saygı Öztürk’e içini döktü. Özkaya, ‘Yargıyı Çakıcı olayına bulaştırmaya çalışacaklarına, onu kim nasıl kaçırdı ona baksınlar’ dedi.

GÜLHANE Askeri Hastanesi’nde tedavi gören Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, içini döktü. Gözcü yazarı Saygı Öztürk ile yaptığı görüşmede yargının Alaattin Çakıcı konusuna bulaştırılmaya ve ipotek altına alınmaya çalışıldığını söyleyen Özkaya, ‘Asıl üzerinde durulması gereken konu gözardı ediliyor. Alaattin Çakıcı nasıl kaçırıldı, kim kaçırdının üzerinde duran yok’ dedi.

Yargıyı yıpratmak isteyenlerin bir komplosuyla karşı karşıya olduklarını söyleyen Özkaya, yargıya ne MİT’in ne de bir başka kurumun müdahale edemeyeceğini vurguladı. İşte Eraslan Özkaya’nın açıklamaları:

TEŞHİS KOYAMIYORUM

‘Bu kadar açık, bu kadar berrak bir mevzuu hakkında bu senaryolar nasıl yazılabiliyor, ne amaçla yazılıyor teşhis koymakta güçlük çekiyorum. Önce villa dediler. Kuruşu kuruşuna kendimi ispat etmek durumunda kaldım. Bundan bir şey tutturamayınca Alaattin Çakıcı konusu gündeme getirildi. Benim Çakıcı ile ne ilgim olabilir? Çakıcı benim nazarımda bir suçludur. Yargıtay Başkanı ile Çakıcı’yı, Yargıtay’la MİT’i iç içe gösterme gayretleri oldu. MİT, zaman zaman bize gelir, bilgi alır. MİT gelmiş de bir etki mi yapmış? MİT’in elemanı geldiğinde böyle bir etkisi de yok, böyle bir isteği de olmadı. Bu konu suistimal ediliyor.

ÇAKICI DA BİLGİ ALABİLİR

Türkiye’nin herhangi bir yerinden vatandaş telefon edip ‘benim şu tarihte kararım çıktı. Karar yazıldı mı, yazılmadı mı, postaya verildi mi, verilmedi mi?’ diye sorabilir. İnternete baksa internet sitemizde bulur. Vatandaşımız internetten öğrenemezse, ilgili daireye telefon edebilir, ya da genel sekreterlikte bulunan birimden durumunu öğrenebilir.

Çakıcı telefon açıp ‘Ben Alaattin Çakıcı’yım, benim 7 Nisan’da kararım kesinleşti. Kararım ne zaman yazılacak, savcılığa ne zaman gönderilecek?’ diye sorsa bunun cevabını hem ilgili daireden, hem ilgili kalemden öğrenir. Bu onun hakkıdır. Bütün bunlar saptırılıyor.

BENİM İÇİM RAHAT

Saygın kurum ve kuruluşlar, kişiler yıpratılıyor. O zaman bu millet kime güvenecek, kimin yanında yer alacak. Düşünebiliyor musunuz, koskoca bir Yargıtay’ın başkanı, ortada bir şey yokken günlerce yıpratılıyor. Ortada ne var? En ufak bir etki mi, tesir mi yapılmış? Ortada bir sapma mı var? Yok... Benim içim çok rahat. Yargıya 45 yıl şerefle hizmet vermenin gururunu duyuyorum. Beni üzen, yargının geleceğinin ipotek altına alınma çabalarıdır. Bunların kimler olduğunu, niçin yapıldığını da sizinle sonra konuşacağım.

NİÇİN RAPOR ALDIM

Birincisi ben şeyden önce sıhhatimi yitirdim. İkincisi ise ben orada konuşacağım çok önemli konuları bazıları, kişisellikle bağdaştıracaklardı. ‘Başkan kendi meselesini gündeme getiriyor’ diyeceklerdi. Benim gönlümden geçtiği gibi konuşamadıktan sonra konuşmam sıradan bir konuşma şekline dönecekti. O da benim arzu etmediğim bir konuşmaydı. Konuşmamın bazı bölümleri çeşitli yanlara çekilecekti. O yüzden konuşmaktan vazgeçtim.’ 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com