|
Papatya ile Karabiber
Sezonun ilk yerli filmi Papatya ile Karabiber gösterime giriyor. Başrollerini Sibel Can, Alişan ve Müjdat Gezen'in paylaştığı fimin yönetmeni Ümit Efekan. Film, dans ve şarkı söyleme yeteneğine sahip olan Papatya adlı yoksul bir genç kızın öyküsü üzerine kurulu. Papatya ile babasının orkestrasında müzisyen olan Karabiber çocukluktan beri birbirlerine aşıktır. Ancak günün birinde bir gazino patronu Papatya'yı keşfedince olaylar farklı bir hale bürünür. |
|
 |
|
Hellboy
Filmlerinde genellikle dinsel çağrışımlı motifler kullanan, Katolik mezhebine göndermeler yapan, tuhaf görünüşlü yaratıklardan bir türlü vazgeçemeyen Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro Hellboy'da da bu ana izleği sürdürüyor. Başrollerde, Güzel ve Çirkin adlı TV dizisinin Vincent'ı olarak hatırlanan Ron Perlman ile Selma Blair, ve usta aktör John Hurt var. Film, Mike Mignola'nın çizgi romanının bir uyarlaması. |
|
 |
|
İki Yabancı
Bir süredir yüzünü ve oyunculuğunu özlediğimiz Juliette Binoche, "yüzde yüz Fransız işi" bir romantik komediyle yine beyazperdede arz-ı endam ediyor. YÖnetmenliğin Daniele Thompson'un üstlendiği İki Yabancı (Decalege Horaire) adlı filmde Binoche'un rol arkadaşı ünlü aktör Jean Reno. Senaryoda da Daniele ve Christopher Thompson'ın imzası var. Binoche ve Reno... Sanırız fazla söze gerek yok. |
|
 |
|
Komşu Kızı
Henüz "bakir" olan bir delikanlı... Bir geçmişi bile olamayacak kadar genç. Ve günahlarla dolu geçmişini geride bırakıp yeni bir hayata başlamaya hazırlanan genç bir kadın... İkisinin yolları kesişiyor. Ve tecrübesiz genç adam ilgisini çeken bu genç kadına aşık oluyor. Sonra me mi oluyor? Bunu da Luke Greenfield'ın Komşu Kızı (The Girl Next Door) adlı filmini izleyip göreceksiniz. Başrolerde Elisha Cuthbert ve Emile Hirsch var. |
|
 |
|
Kayıp Aranıyor: Debra Winger
Hollywood, kadın oyuncular için son derece acımasız. 20'li- 30'lu yaşlarında el üstünde tutulan bir çok yıldız, 40'lı yaşlarında geldiğinde kariyerlerini sürdürebilmek için insanüstü bir çaba harcamak zorunda. Kendisi de benzer deneyimler yaşayan Rosanna Arquette, yönettiği Kayıp Aranıyor: Debra Winger (Searching for Debra Winger) adlı belgeselinde meslektaşlarının ve yaşıtlarının kaderini sorguluyor. |
|
 |
|
Shrek 2
2001'de Oscar ödülünü kucaklayan animasyon film Shrek, yeni macerasıyla sinemalarda. İlk filmde Prenses Fiona’yı kurtarmak için, şeytani ruhlu Lord Farquaad ve ateş saçan ejderhaya karşı mücadele veren Shrek, finalde güzel prensesle evlenerek mutluluğa ulaşmıştı. Ürkütücü görünümlü ama iyi yürekli Shrek'i bu ikinci filmde daha büyük bir engel bekliyor: Sevgili eşinin vatanı olan Uzak Ülke’ye giderek kayınpederi ve kayınvalidesiyle tanışmak. |
|
 |
|
Hiç Korkmuyorum
1992 yılında Mediterraneo (Akdeniz) ile en iyi yabancı film Oscar'ını kucaklayan İtalyan yönetmen Gabriele Salvatores, Hiç Korkmuyorum'da (Io Non Ho Paura) yine içinde yetiştiği iklimin sıcaklığını yansıtan bir öykü anlatıyor. Niccolo Ammaniti, kendi yazdığı romandan uyarlanan filmin senaryosunu da kaleme almış. Küçük oyuncu Giuseppe Cristiano oyunculuğuyla göz dolduruyor. |
|
 |
|
Açık Deniz
Güzel bir tatilin bir parçası olarak çıktığınız tekne turu sırasında diğer yol arkadaşlarınız tarafından açık denizin ortasında 'unutulursanız' ne yaparsınız... Chris Kentis'in yönettiği, Açık Deniz (Open Water), suyun altında biraz fazla kaldıkları için köpek balıklarıyla dolu bir denizde unutulan dalgıç çiftin öyküsü üzerine kurulu. İşin tüyler ürperten yanı filmin gerçek bir olalan uyarlanmış olması. |
|
 |
|
Patronun Kızı
Aeroplane, Top Secret, Çıplak Silah gibi komedilere imza atan ZAZ Üçlüsü'nden David Zucker, yine seyirciye keyifli saatler vaadediyor. Zucker'ın kamera arkasına geçtiği Patronun Kızı (My Boss's Daughther) adlı filmde, patronunun evini korumakla görevlendirilen ama asıl amacı onun güzel kızını etkilemek olan genç bir yöneticinin öyküsü anlatılıyor. Genç aktör Ashton Kutcher ile Amerikan Pastası'ndan Tara Reid başrollerde . |
|
 |
|
Kasap
Yönetmenliğini Andrew Dominik'in üstlendiği Kasap (The Chopper) deyim yerindeyse 'biraz geç kalmış' bir film. 2000 tarihli bu film işlediği suçlarla Avustralya'da "büyük ün" kazanmış olan Mark Brandon Read'in öyküsü üzerine kurulu. Zaten film onun yazdığı kitaptan uyarlanmış. Read'ı Truva'da izlediğimiz Eric Bana canlandırıyor O da tıpkı Read gibi Avustralyalı. Read'in, kendisini Bana'nın canlandırmasını özellikle istediğini de hatırlatalım. |
|
 |
|
Gönül Çelen
Fransız sinemasından gelen bir komedi Gönül Çelen (Chouchou)...Merzak Allouache'un yönettiği filmin başrollerinde kısa bir süre önce gösterime giren Rrrrrr adlı komedide de izlediğimiz Alain Chabat ile Gal Elmaleh'in yanısıra Fransız sinemasının deneyimli aktörlerinden Claude Brasseur de var. |
|
 |
|
Riddick Günlükleri
Haftanın en iddialı filmi David Twohy'nin imzasını taşıyan Riddick Günlükleri (The Chronicles of Riddick). Bilim kurgu filmlerinden hoşlananlara keyifli saatler vaadeden filmin başrollerinde Vin Diesel, Colm Feore ve Thandie Newton var. Riddick Günlükleri'nin sürprizi ise beyazperdenin en zarif ve deneyimli kadın oyuncularından biri olan Judi Dench. |
|
 |
|
Garfield
Jim Davis'in yarattığı sevimli çizgi karakter Garfield'ı tanımayan yoktur büyük olasılıkla. Bu hınzır kedi, şimdi beyazperdede boy gösteriyor. Peter Hewitt'in yönettiği filmin senaryosu Joel Cohen ve Alex Sokolow'a ait. Gerçek oyuncularla birlikte kamera önüne geçen Garfield'ı Lost in Translation'da izlediğimiz Bill Murray seslendiriyor. |
|
 |
|
Keşke 30 Olsam
Belli bir yaşa gelmiş pek çok insan gençlik yıllarına dönmek ister. Bunun tersi de mümkün elbette. Yetişkinliğe doğru yol alan pek çok yeniyetme de bir an önce büyümek ister. Yönetmenliğini Gary Winick'in üstlendiği Keşke 30 Olsam (13 Going on 30) bir an önce büyüyüp 30 yaşına gelmek isteyen bir genç kızın öyküsü üzerine kurulu sevimli bir komedi. |
|
 |
|
Honey
Flash Dance ve Dirty Dancing, bugün 30'ların ikinci yarısını ya da 40'lı yaşlarını sürenlerin gençlik anıları arasında yer alıyor. Britney Spears, Backstreet Boys ve Usher gibi sanatçı ve topluluklar için çektiği video kliplerle tanınan yönetmen Bille Woodruff da günümüz gençliği için benzer tarzda bir filme imza attı: Honey. Dansçı olmak isteyen bir genç kızın öyküsünü anlatan filmde, Jessica Alba ve Mekhi Phifer başrolleri paylaşıyor. |
|
 |
|
Sylvia
Edebiyat tarihinin sıradışı şairi Sylvia Plath'ın yaşamı ve kocası Ted Hughes ile olan fırtınalı ilişkisi, yönetmen Christine Jeffs'in Sylvia adlı filmine konu oldu. Filmde, Plath'ı, Gwyneth Paltrow canlandırıyor. Filmin sürprizi ise Paltrow'un, bir dönemin ünlü yıldızlarından olan annesi Blythe Danner ile birlikte kamera karşısına geçmesi. |
|
 |
|
Öfke
"Bütün zamanların en iyi senaryo yazarı" olarak nitelendirilen Wİlliam Shakespeare'in defalarca sahnelenip beyazperdeye de uyarlanan Romeo ve Juliette'inin öyküsünü hatırlatıyor Karim Dridi'nin yönettiği Öfke (Fureur) adlı film. Çıkarları ters düşen iki aile ve onların birbirlerine deli gibi aşık olan çocukları. Başrollerde Samuel Le Bihan ile Nan Yu var. |
|
 |
|
Stepford Kadınları
Sinemaseverlerin "Peki ya Bob?", "Küçük Korku Dükkanı" gibi filmleriyle anımsayacağı Frank Oz ilginç bir yapımla sinemalara konuk oluyor. Stepford Kadınları (The Stepford Wives) Bryan Forbes'un 1975 tarihli filminin yeniden çevrimi. Film, Ira Levin'in romanının bir uyarlaması. |
|
 |
|
Hayatın Benim
Çok sayıda televizyon filminin yönetmeni olarak tanınan 1965 doğumlu D.J Caruso, katilleri yakalamak için sıradışı bir yaklaşım izleyen genç ve güzel ajan Illeana Caruso'nun öyküsünü anlatıyor Hayatın Benim (Taking Lives) adlı filmde. Michael Pye'ın romanından uyarlanan filmin senaryosu Jon Bokenkamp'a ait. Filmin oyuncu kadrosunda Angelina Jolie, Ethan Hawke, Kiefer Sutherland, Gena Rowlands ve Olivier Martinez gibi son derece çekici isimler var. |
|
 |