|
Ufuk SANDIK
Peugeot 406’nın yerine geçen 407 modelini daha önce Fransa/Paris’de test etme imkanı bulmuştum. Geçen hafta ise 407’nin 2 litre dizel versiyonunu Türkiye yollarında deneme şansı buldum. Bu test sürüşü, yapılan kilometreye bakılınca ‘uzun dönemli’ bir test sürüşüne dönüştü. Otoyoldan, stabilize yola kadar her türlü farklı yol koşullarında denediğim 407’nin yol tutuşunu, konfor özelliklerini ve motor performansını başarılı buldum. Özellikle bozuk yollarda, otomobil konforundan hiçbir ödün vermiyor. Yumuşak süspansiyon sistemi, en kötü yollarda bile en ufak sarsıntıyı bile hissettirmiyor. Ancak, otomobilin altı yere çok yakın. Bu nedenle, bozuk yollarda, otomobilin altı vuruyor. Bu yüzden, tamponun altında bulunan plastik süpürgelik bir kasisde yırtıldı. Direksiyon hassasiyeti ise mükemmel. Sürücünün hareketlerine hemen tepki veriyor. Otomobilin geniş iç mekanı, sürücü ve yolculara keyifli ve bir o kadar da konforlu bir seyahati garanti ediyor.
Otomobilin iddialı dış tasarımıyla (ön bölüm) ilgili olarak kafamda soru işaretleri olduğunu daha önceki yazılarımda söylemiştim. Uzun süre 407 ile iç içe olunca, küçük spor otomobillerde görmeye alışık olduğumuz bu agresif çizgiye alıştığımı söyleyebilirim. Ayrıca bu tasarım, 2 litre HDi motorun yüksek performansıyla birleşince, 407’nin sportif havasının göstermelik olmadığını kanıtlıyor.
Sadece ben değil, yolda 407’yi görüp, uzun süre seyredenleri de düşünürsek, tasarımın beğenildiğini söylemem yanlış olmaz. Test sürüşü sırasında, otomobil o kadar dikkat çekti ki, birara bu kadar gözönünde olmaktan rahatsızlık duydum. Hatta bir Peugeot sürücüsü ağır akan trafikte durdu ve önündeki araçlar hareket etmesine rağmen 407’yi uzun uzun inceledi. Diğer sürücülerin ısrarlı korna sesleri bu ‘Peugeotseveri çok sonradan harekete geçirdi. Bir başka Peugeot sürücüsü ise uzun süre beni takip ettikten sonra yanıma gelip, yaptığı hareketle otomobili beğendiğini ifade etti. Peugeot, kalite konusundaki çalışmalarının sonuçlarını 407 ile almış. 407 gerçekten kalite konusunda tek bir söz söylenmeyecek bir otomobil olmuş. Malzeme seçimi, kaliteli işçilik hemen göze çarpıyor. Bu 407’nin satış başarısındaki en önemli etkenlerden biri olacak gibi görünüyor.
Orta konsolün tasarımını ve elektronik kumandaların konumunu beğenmedim. Hangi düğmenin ne işe yaradığını keşfetmek için zaman gerekiyor.
407 yeni teknolojileri de içinde barındırıyor. Yol boyunca en hoşuma giden özelliklerden biri sesli mesaj okuyan sistem oldu. 407’de cep telefonu SIM kartını, orta konsolde bulunan bir yuvaya yerleştirdikten sonra, tüm cep telefonu fonksiyonlarını otomobilin içinde kullanmak mümkün oluyor. Bu sistem, başka otomobillerde de var. Ancak 407’deki farklılık, mesajların sesli iletilmesi. 407’de gelen mesajı, Fransız aksanıyla konuşan bir kadın tarafından duymak mümkün. Türkçe mesajların, Fransız aksanıyla dinlenmesi ise oldukça eğlenceli... Önceleri biraz zor anlaşılıyor, ama daha sonra ne söylendiğini rahat anlıyorsunuz. |