BİLİŞİM ZİRVESİ 04'E DOĞRU
Gelişmekte olan dünyada bilişimle kalkınma yoluyla kendine sağlam bir yer edinmeye çalışan Türkiye, aslında bir zirveler ülkesidir. Ülkemizde, farklı alanlarda ve farklı amaçlarla birçok zirve ve şura düzenlenir. Fakat teknoloji ve bilgi gücünün vurgulandığı Bilişim Zirvelerinin özel bir önemi vardır. Çünkü Türkiye’nin dünya arenasında daha rekabetçi, daha verimli, daha öncü bir yapıya girebilmesinin temel çözümünün “bilişimle kalkınma planı”nının eksiksiz uygulanmasından geçtiğine inanıyoruz. Ve bunu doğrulayan dünyada örnek sayısı artık onlarcadır. Bu sayede ülkemiz ve insanımız “Bilgi Gücü”ne sahip bir şekilde, global bilgi toplumuna entegre olarak çağı yakalayabilecektir.
2000 yılı öncesinde Bilişim Kurultayı adı altında düzenlenen, 2000 yılından itibaren de “zirve” adı altında yapılan bu etkinliğin temel amacı, bilişim sektöründeki profosyonelleri, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının entegrasyonunu sağlayıp, Türkiye’nin Bilgi toplumu olma yolundaki yol haritasının gidişatını tartışıp, siyasi otoritenin bu konudaki karar mekanizmasını desteklemektir.
Zirvenin, Türkiye adına önemli bir yerinin olmasının yanı sıra, bu yıl 31 Ağustos - 2 Eylül 2004 tarihleri arasında düzenlenecek Bilişim Zirvesi 04’ün önemli bir farklılığı var. Bu yılki zirvenin içeriğini, zirveye organize eden 5 ana STK’nin yanı sıra, destek veren 9 kurum ve STK’nın da önemli katkısı olmuştur. Destekleyen STK’lar arasında TOBB, TÜSİAD, KalDer, TK gibi kuruluşlarında olması, zirvenin önemini daha özel bir şekilde işaret etmektedir. Daha önceki yıllarda düzenlenen zirvelerin aksine, Bilişim Zirvesi 04’ün içeriği, her STK’nın kendisi için önemli olan konulara odaklanmasından değil, bütün bu STK’ların ortak sesinden doğarak hazırlanmıştır.
Bilişim sektörü, özellikle son yıllarda KOBİ’lere odaklandı. Bu durum yalnızca Türkiye bilişim sektörü için değil, tüm dünya üreticileri için de geçerli. Büyük müşteri kitleleri BT’leşme (bilişimleşme) süreçlerine devam ediyorlar ama bunlar zaten var olan bir müşteri profilini oluşturuyorlar. Fakat özellikle Türkiye gibi yeterli gelişimi kaydedememiş ülkelerde, KOBİ’lerin BT’leşme oranları hâlâ son derece düşük. KOBİ’ler, yepyeni bir yapı olmaları, Türkiye açısından son derece önemli bir noktada durmaları, Türkiye’nin ihracatının artırılmasında ve bir yan sanayi oluşturulmasında rol oynamaları ve ticari işlem hacimleri itibariyle BT sektörünün de temel hedef kitlesi içinde yer alıyorlar.
Bu nedenle Bilişim Zirvesi '04, önceki yıllardan çok daha farklı olarak, KOBİ’ler, KOBİ’lerin bilişimden yararlanması, daha rekabetçi hale gelinmesinde bilişim stratejilerinin rolü gibi çok önemli konuları ele alacak. Amaç, çevik KOBİ, daha kararlı KOBİ, daha rekabetçi ve daha üretken KOBİ‘nin yaratılması ve bütün KOBİ'lerin elektronik ortamlarda kendilerini yeterince organize edebilmesi olacak. Elektronik hizmet veren ve alan KOBİ'ler küresel rekabette daha ön plana çıkacaktır. Özellikle 2003-2004 döneminde de bu tür uygulamalar verimlilik sağlamıştır. Bu yıl Türkiye’de 60 milyar dolarlık bir ihracat işlem hacminin gerçekleştirilmesi hedeflemektedir. KOBİ’lerin yaptığı ihracatın oranı, geçen yıllara oranla büyük ölçüde artacağı varsayılmaktadır. Bu artıştaki itici güç, KOBİ’lerin bilişim araçlarını son derece iyi ve verimli kullanıyor olmasıdır. Bilişim Zirvesi’nde de tüm KOBİ’lerimiz bu mesajları alacaktır.
Ayrica, bacasız sanayi diye adlandırdığımız Türkiye Yazılım Sanayinin oluşturulması ve bunun ihracata odaklanması, yine Zirve'04 içinde önemli konuların içinde olacak.
Türkiye’nin en önemli bilgi paylaşım ve eğitim platformu olarak tanımlayabileceğimiz Bilişim Zirvesi, 2004 yılında da bilişim sektöründen çok, Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağlamaya yönelik rolünü pekiştirecektir.
Erol Bilecik
TÜBİSAD Başkanı
E.DÖNÜŞÜM İÇİN ORTAK ÇABA
Türkiye Bilişim Derneği, otuz üç yıl öncesinden bu yana “Türkiye’nin küresel rekabette ve çağımız yeni ekonomi düzeninde en üst düzeyde başarı gösterebilmesi ve Bilişim Teknik Bilimini bir kalkınma aracı olarak kullanma yolu ile küresel dönüşüm sürecinde ender ülkeler arasında yerini alabilmesi” vizyonu ile çalışmaktadır. Bu doğrultuda TBD’nin temel misyonu da “Bilişim Toplumuna doğru dönüşümün öncüsü olarak, ülkemizin ekonomik, toplumsal ve kültürel kalkınmasına katkı vermek. Bu amaçla, bilişim bilincine varmış insanlar topluluğunu aynı şemsiye altında bir araya getirip, çağdaş kültürel değişimi sağlamak” olarak ifade edilmektedir.
TBD, sektör içi ve dışından diğer sivil toplum kuruluşları ile iletişimini daima en yüksek düzeyde tutarak bilişim toplumuna ulaşılması ve ülkemizin dönüşümü için, ilkelerinden taviz vermeden her türlü ortak çabaya destek vermeye çalışmaktadır.
Türkiye Bilişim Derneği bu bakış açısıyla Sivil Toplum Kuruluşu anlayışı içerisinde ülkemizdeki Bilişim Sektörünün sinerjisinin yükselmesi, bu topluluğun birlikteliğinin oluşturulması ve korunması için uzun yıllar çaba harcamıştır. Bu çabalarının sonucunda oluşan sinerji ve bütünlüğü yükseltecek ve koruyacak etkinliklerin oluşması ve gelişmesi anlamında yıllar sürecinde bu alanda faaliyet göstermeye başlayan diğer güzide STK’ların da katılımıyla Bilişim Zirvesi’nin, beş sivil toplum kuruluşunun eşit katılımıyla gerçekleşmesinde yer almaktadır. Benzer şekilde diğer dört Sivil Toplum Kuruluşu da misyonlarında Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşmesi amacını taşımaktadır. Dolayısıyla birlikte veya ayrı ayrı yapılan tüm etkinlikler bu amaca yönelik olarak ülkemizdeki sinerjiyi yükseltmek ve bu kapsamda bilişimin de gücüyle e.Dönüşümün hayata geçirilmesinin sağlanmasına çalışmaktadır.
Bu paylaşım, işbirliği kültürümüzün gelişmesi ve toplumun diğer kesimlerine örnek olacak şekilde organizasyonlar yapılması açısından da bu çalışma biçimi önemlidir. Bu işbirliği aynı zamanda Türkiye’nin Bilişim Toplumuna ulaşması için gereken sinerjiyi arttıracak etkileşimleri de sağlayabilmektedir. Bu anlamda bu etkinliğin başarısı, hepimizin onuru olacaktır.
Türkiye’nin, bilginin gücü ile bulunduğu eşik noktasını aşması gerekiyor
Ülkemizde bilişim teknolojilerinin yatay olarak yaygınlığı ve hayal edilen projelerin hayata geçirilmesi anlamında mevcut duruma baktığımızda karşımıza biraz karamsar bir tablo çıkıyor. Öte yandan bardağın dolu tarafını değerlendirdiğimizde Türkiye'nin bir eşik noktasında olduğunu da görüyoruz. Tek partili hükümet yapısının getirdiği icraat olanakları, e.Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu’nun kurulmuş olması ve sivil toplum örgütlerinin verdiği tüm olumlu çabalar dikkate alınacak olursa, Türkiye'nin kendisini bilişim toplumuna taşıyan bu eşiği başarıyla aşabilme şansına sahip olduğundan eminiz. Bu bağlamda Bilişim Toplumu hedefine ulaşma yolunda, öncelikle bilgiyi, bilgi yönetimini ve bilişimi temel alan yaklaşımlarla yapılanmaları oluşturmamız ve toplumsal olarak tüm çabalarımızı ulusal bir güç ve yeni bir hamle yaratmak üzere birleştirmemiz esastır.
Tüm dünyada, toplumsal ve teknolojik dinamizmden kaynaklanan bilgi üretimi ve değişimin sürekliliği ile ortaya çıkan dönüşüm, bilişimcilerin bakış açısıyla ‘bilgi toplumu’ olma ile özdeşleşmiştir. Bilgi toplumu, ekonomik ve sosyal yaşamda, çağın gereklerine göre uygun olarak değişim süreçlerini tamamlayarak, bilmeye ve bilgiye dayalı saydam ve katılımcı bir düzeye erişmenin ifadesidir.
Bugün dünyada oluşturulan küresel rekabette etkin olabilmekle ilgili vizyonlar genelinde, bilgi temel alınarak tanımlanan yükselen değerleri sıralarsak “bilgi gücü”nü daha açık vurgulamış oluruz
- Artık temel sermaye bilgidir.
- Hızlı bilgi artışı, hızlı iletişim, hızlı değişme, hızlı gelişme anlamına gelmektedir.
- Yenidünya düzeninde kararlar rastgele alternatiflere değil, “bilgi”ye dayanmak durumundadır.
- Çağa adını veren bilgi, insanın yarattığı en önemli değer olarak yeniçağın en önemli kaynağıdır.
- Bilgiyi üreten ve tecrübeye dönüştüren insanlar ve toplumlar çabalarını birleştirerek güce ulaşmayı başarmaktadırlar.
Yani, Bilişim toplumu hedefine ulaşma yolunda, öncelikle bilgiyi temel alan yapılanmalar oluşturmamız ve toplumsal olarak tüm çabalarımızı birarada ulusal bir güç var etmek üzere birleştirmemiz esastır.
Gücün oluşması ise her şeyden önce bilgiye dayalı bir toplum olma yolunda gösterilen arzu, kararlılık, güven ve koordinasyonun, toplumun öncü kurumlarından başlayarak bireylere ulaşmasıyla gerçekleşecektir.
Bu kapsamda, sivil toplum örgütlerinin birlikteliği ile gerçekleşecek olan 2004 Zirve etkinliğinin yaratacağı yeni bakış açılarıyla, fikirsel katkılarıyla ve bugüne kadar oluşan sinerjiye katacağı artı değerler ile ülkenin tüm bilişim topluluğunun; sektörel ve kültürel anlamda yeni bir atılımla, motivasyonla, bilginin gücü ve stratejik değeri etrafında toplanacağına gönülden inanıyoruz. Ayrıca, burada oluşacağına inandığımız gücün, ülkemizin geleceği için savunduğumuz Bilişim Toplumu vizyonuna etkin bir katkı getirmesini istiyor ve diliyoruz.
Bu tür etkinlikler elbette ki sihirli değnek olarak görülüp tüm sorunları bir anda çözeceğimizi düşünmek doğru bir yaklaşım değildir. Ancak özellikle karar verici kişilerin bu platformlarda bulunması ve artık siyasi ve bürokratik karar vericilerin dinleyici pozisyonundan çıkıp aktif pozisyona geçmesi, etkinliklerin sağlayacağı sonuçlar açısından önemli ölçüde belirleyici olmaktadır. Karar alan kesimlerin bilişim profesyonelleriyle bir araya gelmesini sağlayan bu platformlar sorunların daha çabuk anlaşılmasını ve çözüm süreçlerinin hızlanmasını da beraberinde getirmektedir. Bu özelliğin etkinliklerde ön planda olmasını TBD bu nedenle çok önemsemektedir.
Rahmi AKTEPE
Türkiye Bilişim Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
ZİRVENİN ANA TEMASI 'BİLGİ GÜCÜ'
Bilişim Zirvesi '04, bu yıl 31 Ağustos, 1 ve 2 Eylül tarihlerinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Merkezinde yapılacak. Genelde akla gelen iki soru; geçmiş yıllardan ne farkı var ve bu yıl içeriğinde neler var şeklindedir.
Geçen yıllara bakarak değerlendirirsek, bu yıl Zirve’nin sadeleştirilerek güçlendirildiğini söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yıllarda, zirve içinde giderek artan sayıda konu ve oturum yer almakta idi. Toplantılar farklı gruplar tarafından düzenlenmekte ve dikkat edilmesine rağmen bazen konu ve konuşmacı çakışmaları olabilmekteydi. Diğer taraftan, tüm konuşulacak konuların bir hafta içinde tüketilmesi, yılın geri kalan kısmını kısmen boş bırakıyordu. Bu yılı planlayan Bilişim Zirvesi Yürütme Kurulumuz, tüm bu durum ve görüşleri dikkate aldı, kökten ve doğru değişiklikler yaparak yeni bir yapı ortaya çıkarttı.
Zirve’de az ama yoğun katılımlı toplantıları amaçladık. Toplam sürenin yarısında sadece ana salonu kullanacağımız ana oturumlar, geri kalan yarısında ise en çok dört paralel oturumu planladık. Birinci gün sabahını Açılış Oturumu olarak ayırdık ve toplam Zirve süresini dört günden üç güne indirdik.
İçeriğine gelince. Bu yıl yukarıdan aşağıya bir metotla içerik oluştu. Yürütme Kurulumuz’da önce ana tema çalışması yapıldı. Bu yılın ana teması “Bilgi Gücü”. Bilginin bir güç olarak kullanımının, kurumların verimlilik, rekabet, var oluş ve uluslararası başarılarında nasıl ele alınması gerektiği, başarı öyküleri ve bunun Türkiye’ye yansımaları. Bu hedef saptandıktan sonra, Yürütme Kurulumuza bağlı olarak kurulan ve yapımcı STK’ların önerdikleri kıymetli isimlerden olan Program Kurulu devreye girdi. Çizilen çerçevenin içini en uygun konu başlıkları ve bunları bize aktarabilecek en uygun konuşmacıları saptadı. Sonuçta karşımıza, başından sonuna bir bütün olan, tekrarı bulunmayan ve zevkle izlenecek bir program çıktı.
Geçen yılın açılışında Başbakan’ın yaptığı konuşma hala akıllarımızda. Belki de o zamana kadar bir Başbakan’dan duymaya alışık olmadığımız ve hepimizi ilgilendiren doğru konular ve görüşler dikkatimizi çekti ve bizi etkiledi. Ama asıl önemli olan, Bilişim Zirve'lerinin siyasi mesaj alış verişlerinde vazgeçilmez mekan olarak kullanılma alışkanlığının yerleşmiş olması. Bu yıl Zirveyi bu şekilde başlatıp, bu şekilde sonuçlandıracağız. Açılış Oturumunda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı bir kez daha hepimize seslenecek. Önemli mesajlar verecek ve hedefler belirleyecek. Zirve’nin son oturumunda ise, e.Dönüşüm Türkiye İcra Kurulunda bulunan üç Bakanımız, birlikte katılacakları oturumda, bundan sonrasına ilişkin görüşlerini bize anlatacaklar.
Bilişim Zirvesi geniş bir bilgilendirme ve eğitim platformu. Bilişimin yurda yayılması konusunda yadsınamaz önemi ve görevleri üstlenmiş durumda. Özellikle her boyuttaki kamu ve özel sektör kuruluşunun alacağı ve vereceği çok bilgi var. Zirve’de KOBİ’lerin ihracat için Bilgi Gücü’nü nasıl kullanacağından, büyük kuruluş üst yöneticilerinin Bilgi Gücü’nü bir stratejik araç olarak nasıl kullanabileceklerine kadar konular var. Serbestleşmenin getirdikleri, Bilgi Güvenliği, Sporda Bilişim ve diğerleri. Zengin içerik her katılımcıya yaralanabileceği bilgileri sunacak.
Bilişim Zirvesi '04, Eylül'ün birinci haftasına yine damgasını vuracak.
Daha fazla bilgi için www.bilisimzirvesi.com.tr
Zafer Kurdakul
Bilişim Zirvesi '04
Yürütme Kurulu Başkanı