29/08/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Pazar
29.08.2004
Pazar akşamlarının sahipleri
 

Sibel ARNA

Lig başladı ya. Pazar akşamları televizyon seyretmek istediğinizde başka bir alternatifiniz kalmadı artık. 7 kanalda 23 adam ve 1 kadın sadece futbol konuşuyor. Etraf hakem yorumcusundan, takım temsilcisinden, spor sunucusundan geçilmiyor. Memlekette elini sallasan futbol yorumcusuna değiyor. Kanallar arasında büyük bir rekabet yaşanıyor. Yorumcular o kanaldan bu kanala transfer oluyor, trafik baş döndürüyor.

Son bir haftada bile bir sürü değişiklik oldu. ATV’de Aziz Üstel’in sunduğu Bizim Stadyum yayından kalktı mesela. Lig TV ekranlarından yayınlanan Maraton önümüzdeki haftadan itibaren Show TV’ye geri dönüyor. Ali Aydın ve Mustafa Denizli ile sezonu açan Stadyum programının yeni yorumcuları Bülent Yavuz ve Yılmaz Vural. Programlar da yorumcular da çeşit çeşit. Kimi tribüne oynuyor, kimi ağır takılıyor. Kiminde millet sanki kahve muhabbeti yapıyor, kiminde neredeyse birbirlerine ekselans demedikleri kalıyor. Yani pazar geceleri televizyon kanallarında her futbolseverin nabzına göre bir şerbet var...

FUTBOL PAZARI (NTV)

Kavga yok, gürültü yok ninni gibi program

Güntekin Onay (Sunucu): Futbol Federasyonu’ndaki görevine son verilen Genç Milli Takımlar Koordinatörü Gündüz Tekin Onay’ın oğlu. Babası yüzünden futbola bulaşmış ama ancak maç spikeri olmuştur. Televole’nin futbol magazin programı olduğu zamanlardan yetişme. Geçen yıla kadar Ziya Şengül, Turgay Şeren ve Ahmet Çakar’ın yorumcu olduğu Telegol’ü sunuyordu. Programa Ali Sami Alkış’ın da katıldığı dönemlerden birinde, Turgay Şeren’in, yaptığı bir yorumu beğenmeyip Alkış’a, ‘Ebenin a... Ali Sami ’ dediği bir program olmuştur ki, Türk televizyonculuk tarihinde yeri ayrıdır.

Can Bartu: Yurtdışında forma giyen ilk sporcularımızdan. Fenerbahçe’de milli olduktan sonra uzun süre İtalya’da oynadı. Spor camiasında ‘Senyor’ olarak anılan Bartu, ne konuşulursa konuşulsun hangi takımdan hangi oyuncudan bahsedilirse bahsedilsin konuyu dönüp dolaşıp Fenerbahçe’ye getirebilme becerisine sahiptir.

Attila Gökçe: Eski Türk Spor Yazarları Derneği Başkanı. Geçtiğimiz sezon Lig TV’de Hıncal Uluç karşısında sergilediği çekingen tutumu Can Bartu karşısında da sergiliyor. Beşiktaş yorumları çok objektif. Futbol bilgisi saygı uyandırıyor.

SPORTMEN (TV8)

Herkes pek bir centilmen

Şükrü Birand (Sunucu): Eski futbolcu. Fenerbahçe kontenjanından. Tarafsız kalmaya çalışsa da zaman zaman futbolculuk günlerine dönebiliyor.

Selim Soydan: Fenerbahçe eski kaptanı, Fenerbahçe yöneticisi ve Hülya Koçyiğit’in kocası. Fenerbahçe’den bahsederken sürekli ‘Fener takımı’ der. Soyu tükenmekte olan fanatiklerden.

Sanlı Sarıalioğlu: Beşiktaş eski kaptanı. Futbolu bıraktıktan sonra bir süre Anadolu kulüplerinde antrenörlük yaptı. Daha sonra spor yazarı oldu. Camiada ‘Sanlı Kaptan’ diye tanınır. Şimdilerde 40’larına yaklaşan Sanlı isimli kişilerin isminin Sanlı olmasının müsebbibi odur.

Ertuğrul Dilek: Merkez Hakem Komitesi Eski Başkanı. Şimdi babacan tavırlarıyla tanınır ama geçmişte ‘Hakemlerin hepsi kelek başta Ertuğrul Dilek’ diye meşhur bir tezahürat bile yazılmıştır onun için.

Turgay Renklikurt: Spor basının araştırmacı gazeteci ekolünden gelme. Galatasaraylıdır. Güreş milli takımının beslenme uzmanıyken yorumculağa geçiş yapmıştır. Futbolla ilgili olduğu kadar atletizmle de ilgilidir. Bilimsel yazar. Kanatlar arası kombinasyonlar, bloklar arası geçişler gibi cümleler sarf eder.

Santra (CNN TÜRK)

Kadın yorumcusuyla fark yarattı

Sanem Altan: Ahmet Altan’ın kızı, Vatan Gazetesi Spor Müdürü İbrahim Seten’in karısı. Gazeteciliğe Aktüel’de başladı. Sabah Gazetesi’nde yaptığı spor röportajları sayesinde yıldızı parladı. Röportajlarını Vatan Gazetesi’nde sürdürüyor. Futboldan anladığı ve mantıklı futbol yorumları yaptığı için takdir ediliyor. Erkek egemen spor medyasında yorumları kadar kadın oluşuyla da dikkat çekiyor.

Yiğiter Uluğ: Aslında o futbol değil spor yazarı. Basketboldan da atletizmden de en az futboldan anladığı kadar anlıyor. Tarafsızlığıyla tanınıyor. Radikal futbol’un editörüyken Vatan Gazetesi’ne transfer oldu. İzleyici, Sanem Altan’la iyi bir ikili olduklarını düşünüyor. Futbolu tribündekilerle değil sahadakilerle değerlendirme iddiasıyla yola çıkan ikili sık sık teknik direktör, oyuncu ve yönetim kurulu üyelerini konuk edecek.

TELELİG, STADYUM (TRT)

Sunucudan yorumcuya herkes orta yolcu

Faik Çetiner (Sunucu): Bir zamanlar atv’nin spor müdürüydü. 25 yıllık spor haberciliği birikimine sahip. Uzun süre atv’de Bizim Stadyum’u sundu. Renkli bir TV programcısı değil. Atv’deki ekibi TRT’de olmadığı için maç sonrası futbolcularla yapılan röportajlar sürekli aksıyor. Ama herkes 3 dakikalık görüntü gösterirken onlar 20 dakikalık özet gösterdiği için program izleniyor. Sezona Mustafa Denizli ve Ali Aydın’la başladı ama bu birliktelik uzun sürmedi. Mustafa Denizli’nin ayrılma nedeni bilinmiyor ama herkes Ali Aydın gitti diye şükrediyor. Beşiktaş-Galatasaray maçında yaptığı kural hataları yüzünden düdüğünü asan Aydın’ın programda ne söylediği bir türlü anlaşılmıyordu. Sözcükleri yutuyor, sesi çıkmıyor, peltek konuşuyordu.

Bülent Yavuz: Merkez Hakem Komitesi Eski Başkanı. Görevini geçen yıl bıraktı. Bu sebepledir ki geçen yılki programlarda Bülent Bey iken bu yıl Bülent oldu. Sezonu atv’de Aziz Üstel’in sunduğu Bizim Stadyum programında açan Yavuz program yayından kaldırılınca Stadyum’a transfer oldu.

Yılmaz Vural: Denizlispor’un, Eskişehirspor’un, Adanaspor’un ve daha nice Anadolu takımının eski teknik direktörü. ‘Fatih Terim’i ben adam ettim’, ‘Hakan’ı ben yarattım’, ‘Fenerbahçe’yi bana verin, 3 yıl üst üste şampiyon yaparım’ gibi ilginç sözlerin sahibi. Bu sene işsiz kaldığı için yorumcu oldu. Geçmişte katıldığı spor programlarında ‘Roleksim de var cipim de eski hocalardan neyim eksik’ gibi laflar etmesine bakılırsa, varlığı ile TRT’ye renk getireceğe benziyor.

3.DEVRE (Kanal D)

Sivri dilli yorumcular burada

İlker Yasin (Sunucu): Aslen maç spikeridir. Galatasaray-Monaco maçından sonra ‘Ağlamak istiyorum sayın seyirciler’ deyip, tarihe geçmiştir. ‘Çok klasss bir gol’ repliği de çok meşhurdur. Sunuculuk yaparken tarafsız kalmakta hayli zorlanır. Yorumcuların sözünü ikide bir keser ve kendi görüşünü empoze etmeye çalışır. Ortalığı kızıştırmak için mi yapıyor orasını bilemiyoruz!

Ahmet Çakar: Asıl mesleği doktorluk. Hakemlikten ayrılınca yorumcu oldu. Külhanbeyi tavırlarıyla tanınıyor. ‘Hakem dediğin yumuşatıcı olmaz, yumuşatıcı çamaşır makinesinde olur’ gibi unutulmaz cümlelere imza atmıştır. Geçtiğimiz Şubat Mecidiyeköy’de silahlı saldırıya uğradıktan sonra bir süre sessiz kaldı. Sıkı takipçileri eski formuna kavuşmadığını söylüyor ama biz lig kızışınca eski Ahmet Çakar’ın geri geleceğini tahmin ediyoruz. Kanal D’nin elinde maç görüntüleri de olduğu için Çakar bu yıl pozisyon yorumluyor. Güzel oluyor.

Osman Tanburacı: Nam-ı diğer Tambur Osman. Bıyıkları da en az kendisi kadar ünlü. Galatasaraylıdır. Eski Osmanlıca sözcükler kullanmaya bayılır. Maç yorumlarını dinlerken kendinizi Osmanlıca kursunda sanabilirsiniz.

Engin Verel: Fenerbahçeli eski futbolcu. Çakar ve Tanburacı’nın arasında sönük kalsa da, tıpkı Çakar gibi o da bir silahlı saldırıya hedef olmuştu.

MARATON (Bu hafta Lig TV’de, önümüzdeki haftadan itibaren Show TV’de)

Efsane şov eve geri dönüyor

Şansal Büyüka: Yılların spor habercisi, Milliyet Gazetesi’nin spor şefiyken birden kendini Kanal D’de buldu. Erman Toroğlu’nun devirdiği çamlara ‘Aman hocam, aman hocam’ diye tepki vermesi ile bilinir. Geçen senenin reyting rekortmenleri bu sene sezonu Lig TV’de açtılar. Ancak önümüzdeki pazar Show TV ekranlarına geri dönüyorlar. Lig TV’de zaman mefhumu olmadığı için iyice rahatlamışlardı. İlk programda telefonla yayına bağlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi Teknik Direktörü Samet Aybaba ile on dakika arabasını tamir ettirip ettirmediğini konuştuklarını hálá unutamıyoruz. Bakalım Show TV’de durumu toparlayabilecekler mi?

Erman Toroğlu: Onu anlatmaya kelimeler yetmez. Asıl mesleği kabzımallık. Bir zamanlar hakemlik yaptı ama Hıncal Uluç’la sunduğu ‘Top Bizde’ programından sonra meşhur oldu. Maraton programı boyunca Şansal Büyüka’ya ‘Sevgili Şansal’ diye hitap eder. Söze ‘Argadaş’ diye başlaması ile bilinir. ‘Oynat Uğurcum’ lafını da dilimize dolamıştır. Enteresan futbol yorumları vardır, arada sırada ‘Futbolcunun da bakiresi olur hocam’ gibi laflar eder, kadınların tepesini attırır.

TELEGOL (Star)

Kadro değişti şov devam ediyor

Ersin Düzen (Sunucu): Televole’den yetişme. Güntekin Onay’ın yerine geldi. Şampiyonlar ligini uykudan yeni kalkmış gibi ruhsuz ruhsuz sunduğu için çok eleştirilmiştir.

Gökmen Özdenak: Galatasaraylı eski futbolcu. Altı pastan çektiği şutu taca, penaltı atışını da kapalı tribüne göndermesiyle tanınır. Vaktiyle ‘Ayı Gökmen’ diye anılan Özdenak önce spor yazarı sonra spor yorumcusu oldu. Rahmetli Oğuz Aral’la yaptığı bir röportajında ‘Topa vurmayan adam yorumcu olamaz’ demişti. Ani çıkışları ve ilginç tespitleriyle Gökmen Özdenak, Turgay Şeren’in yerini fazlasıyla dolduracağa benziyor. Giydiği kıyafetlere bakılırsa büyüyünce Erman Toroğlu olmak istiyor.

Sinan Engin: Çakıcı ile olan yakın münasebeti nedeniyle Beşiktaş ile ilişiği kesildikten sonra bir röportajında ‘Ben de bundan sonra Telegol yorumcusu olurum’ dedi ve oldu. Mafyatik ilişkiler içine girmekle suçlanan Engin’in mafya kurşunlarına hedef olan Ahmet Çakar’ın yerine gelmesi de oldukça manidar.

Serhat Ulueren: Kendi yerinde duruyor. Geçen sene de programa ‘haberci kimliğiyle’ katılıyordu bu sene de. Star TV’nin spor müdürü olan Ulueren, kendi kendine torpil yapıp, kameraların önüne geçiyor. Sunucu üzerindeki baskısı da her an hissediliyor bu arada.

Ziya Şengül: Eski futbolcu. Uzun yıllar Fenerbahçe’de kaptanlık bandını taşıdı. Edebi yorumlarıyla tanınır. ‘Turgay çok güzel oynadı’ gibi kısa cümleler kurmaz. ‘Turgay, maçın yıldızı oldu ve gönüllerimize taht kurdu’ der. Bu üslubu yüzünden Ahmet Çakar’ın kendisine ‘Sen artistler kahvesinden bitirim Ziya mısın len?’ demişliği bile vardır. Futbolculara sinirlendiği zaman sık sık ‘kereste’ lafını kullanır. O kadar rahattır ki, canlı yayında olduğunu unutup zaman zaman küfür de edebilir. Hatta bir keresinde programın geçen yılki sunucusu Güntekin Onay’a ‘Çayım bitti Güntekin’ diye bağırdığı bile duyulmuştur. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com