  |
| |
Beş yeni canlı türü bulundu
Norveçli sualtı araştırmacıları beş yeni hayvan türü saptadılar. Yeni türler bugüne değin sualtı çölü olarak bilinen orta Atlantik sırtında bulundu.
Denizler henüz bilmediğimiz, tanımadığımız yüzlerce yeni canlıyla dolu. Deniz biyologları, okyanusların bilinmeyen yerlerine daldıkça, henüz tanımadıkları deniz canlılarıyla yüzleşiyor. İşte Norveç deniz biyoloğu bilimciler de, uzun vadeli bir bilimsel araştırma programları çerçevesinde, okyanusta yeni bir bölgede beş yeni deniz canlısı keşfetti.
Denizlerdeki yaşam araştırmaları henüz yeni başladı diyor Mar-Eco araştırmasını yöneten Aksel Bergstad.
Bilim adamı iki ay boyu dünyanın en uzun dağ sırasındaki ekosistemini inceledi.
Uzunluğu binlerce kilometreyi bulan Orta Atlantik Sırtı İzlanda’dan Güney Kutup havzasına kadar uzanmakta.
Bilim adamları toplam 350 hayvan türü topladılar ve bunlardan en azından beş tanesi daha önce bilinmiyordu. Altmış bilim adamı yeni türler bulma umuduyla, gelişkin eko sondalar, derin deniz robotları ve ağlardan yararlandılar. Böylece 2000m derinlikte bilinmeyen bir hayvana ait tuhaf geçitler ve planktonların akıntılarıyla oluşan halkalara ulaştılar.
Çapları on kilometreyi bulan halkalar, bugüne dek bulunanların en büyükleri.
Norveç tarafından gerçekleştirilen araştırma, on yıl kadar devam edecek olan Census of Marine Life Araştırma Programı’nın pilot projesi.
Dingo’nun anavatanı Çin
Araştırmacılar Dingo’ları Avustronezya dili (austronesic) konuşan halklarla birlikte güney Asya üzerinden beşinci kıtaya geldiklerini tahmin ediyorlar. Stockholm Kraliyet Teknoloji Enstitüsü’nden Peter Savolainen başkanlığında çalışan ekip, söz konusu ‘göçün’ izlerine köpeklerin mitokondri DNA’sında rastladı.
Sonuçlara göre kökleri güney Çin’e uzanan denizci topluluklar Tayvan ve Filipinler üzerinden Endonezya’ya buradan da köpeklerle birlikte Avustralya’ya gelmişler.
Bilim adamlarının araştırmaları köpek, kurt ve Dingo’ların mitokondri DNA karşılaştırılmalarına dayanmakta. Çekirdek DNA’dan farklı olan mitokondri DNA’sının en belirgin özelliği, sadece anneden kızlarına geçmesidir. Bu nedenle erkek genomuyla karışması söz konusu değil ve kalıtım dizisi kolayca takip edilebiliyor.
Uzmanlar bu şekilde Dingo’lardaki en büyük benzerliğin A29 gen tipine dayandığını saptamışlar. Bu hücre tipi sadece doğu Asya köpek türlerinde bulunmakta. Bilim adamları araştırma çerçevesinde dünya genelinde 211 Dingo ve 676 köpeğin sekanslarını incelemişler.
Dingo, beden yapısı açısından Hindistan’daki Pariah köpekleri ve kurtlara yakın olsa da genetik ataları güney Asyalı olmalı, diyor araştırmacılar. Ancak Avrupalı topluluklar kıtaya ayak bastıklarında Dingo’ların tüm Avustralya’da yaygın oldukları kesin. Hayvanlar genelde yabani olarak yaşıyordu ama Aborjinler tarafından evcilleştirilmiş olanları da vardı. Günümüzde Dingo’ların soyları tehdit altında bulunmasa da %80’inin artık safkan olmadıkları tahmin edilmekte. |