|
Sedat ERGİN
Benim çocukluğumda (1940’lı yıllar) gaz lambası vardı... Türkiye’nin bugünlere nereden geldiğini hatırdan çıkarmamak lazım... Evet övünmek de lazım, ama çalışacaksınız da... Karamsarlığımızda da, iyimserliğimizde de ihtiyatlı olmalı... Türkiye sevgisi en çok Türk Silahlı Kuvvetleri’nde vardır anlayışına da katılmıyorum.
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ‘Ne zaman bunu söylesem yanlış anlaşılıyorum...’ diye söze girdi.
Söyleyeceklerinin farklı mecralara çekileceğini kabullenmiş gözüküyordu.
Ve başını derde sokacağını kabullendiği cümlesini sarf etti:
‘Türkiye kötüye gitmiyor...’
Hemen ardından bu sözlerinin geçmişten bugüne dönük bir projeksiyon içinde değerlendirilmesini istedi:
BEN ÇOCUKKEN GAZ LAMBASI VARDI
‘Benim çocukluğumda (1940’lı yıllar) gaz lambası vardı. Ben teğmen olduğumda bizim birlikte yalnızca bir subayın arabası vardı. Bugün bütün subayların arabası var, üstçavuşların da var. Bütün bunlar Türkiye’nin geliştiğini gösteriyor. Türkiye’nin bugünlere nereden geldiğini hatırdan çıkarmamak gerekir.’
UMUTSUZSANIZ NUTUK’U OKUYUN
Orgeneral Özkök, şöyle devam etti:
‘Ben çevremdekilere umutsuzluğa kapıldıklarında hep Atatürk’ün Nutuk’unu okumalarını öneriyorum. Atatürk ve arkadaşları ne kadar zor koşullarda Cumhuriyet’i kurdular. Türk milleti o zor koşullarda neleri başardı. Geçenlerde bir toplantıda yanıma Ukrayna Genelkurmay Başkanı düştü. Sohbetimizde ülkesinin sorunlarından söz etti. Kendisine ‘Bakın, sorunları olan sadece siz değilsiniz. Bu masada temsil edilen ülkelerin hepsinin sorunları var’ yanıtını verdim. Amerika’nın bugünkü durumuna bakın. Bir süper güç olmasına karşılık, ne kadar çok sorunları var. Amerika da sorunlarıyla baş etmeye çalışıyor.’
Orgeneral Özkök, bu sözlerinin ardından ‘ihtiyatlı iyimserlik’ tezini ortaya attı:
‘Kendimizi karamsarlığa kaptırmayalım. Karamsarlığımızda da, iyimserliğimizde de ihtiyatlı olalım. Her ikisinde de ihtiyatlı olmak iyi bir ölçüdür. Ben Türkiye’nin geleceğine güveniyorum. Türkiye’de iyi şeyler de oluyor.’
Genelkurmay Başkanı, bu arada şu ilginç mesajı da verdi:
‘Türk, övün, çalış, güven, Atatürk’ün en sevdiğim deyişlerinden biridir. Sadece övünmekle bir yere gidemiyorsunuz. Evet övünmek de lazım; ama çalışacaksınız da...’
Orgeneral Özkök, ayrıca Türkiye sevgisinin yalnızca TSK’nın tekelinde olmadığı yolundaki görüşünü de şöyle ifade etti:
‘Türkiye sevgisi en çok Türk Silahlı Kuvvetleri’nde vardır şeklindeki anlayışa da katılmıyorum.’
Belli ki Orgeneral Özkök, bu anlayışın toplumun geniş kesimlerine ve diğer kurumlara dönük bir haksızlık oluşturacağı görüşünde.
MEKANİZMANIN HEPSİ ÇALIŞMALI
Orgeneral Özkök, Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunları aşabilmesi için hoşgörü ve kurumlar arasında uyumun gereğine de değindi:
‘Önem taşıyan, mekanizmaların bir bütünlük içinde çalışmasıdır. Bir saat düşünün ki, mekanizmalarından biri çalışmıyor. Mekanizmalardan biri görevini yapmazsa saat hiçbir zaman doğruyu göstermez. Bu bakımdan bütün kurumların da bütünlük içinde görevini yapması gerekir.’
Genelkurmay Bakanı, basınla ilişkiler konusunda da kendisini özeleştiriye tabi tuttu, ‘Basınla bir araya gelip karşılıklı bilgilendirme yapmamız gerekir. Bu yapılmayınca yanlış anlamalar ortaya çıkıyor. Bunu önlemek için diyalog ortamını sağlamalıyız. Ama inanın ki, vakit bulamıyorum.’
Biz saygılı tenkide açığız
Orgeneral Hilmi Özkök, ayrıca basındaki bazı kesimlere dönük bir sitemde bulundu:
‘Biz Türk Silahlı Kuvvetleri olarak tenkide kapalı değiliz. Yeter ki, tenkitler yapıcı olsun. Ama tenkitler saygı sınırları içinde ifade edilmeli. Bazı tenkitler alaycı bir üslup içinde ifade ediliyor. Bu hoş olmuyor.’ |