29/08/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 14:37
29.08.2004
Talat: Batı somut taahhüt vermedi

KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, KKTC olarak bundan sonra kazanabileceklerinin Rumlarınki gibi, mevcut yasal çerçeveyi değiştirebilecek güçte olmayabileceğini söyledi.

Talat, eylülde Kıbrıs'a ilişkin hız kazanacak diplomatik mücadele öncesinde Rumların kendisine bakışı ve cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi konulara ilişkin görüşlerini açıkladı. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Talat'ın referandum öncesinde  ”kandırıldığına” yönelik açıklamasının hatırlatılması üzerine Talat şunları söyledi:

“Batı bize somut olarak şunu yapacağız diye bir taahhüt vermedi, bana vermedi. Denktaş Bey'e vermişse bir görelim, kim yazdı, nasıl verdi, hangi şartlarda, hangi büyük diplomat verdi? Hayır. Batı'nın söylediği açıktı; uluslararası toplumla birlikte olan kazanır, uluslararası topluma karşı olan kaybeder. Rum tarafı karşıydı, Türk tarafı taraftardı. Türk tarafının kazanması, Rum tarafının kaybetmesi gerekiyordu. Ama yasal çerçeve orada, bu çerçevenin içinde ne kazanabiliriz bilmiyorum. Bu yasal çerçevenin içinde ancak  kazanabileceklerimizi kazanabiliriz. Bizim kazandıklarımız, Rumlarınki gibi bu yasal çerçeveyi değiştirebilecek güçte olamaz gibi görünüyor.”

SORUMLU YANLIŞ POLİTİKALAR

Talat, bunun sorumluluğunun da kendisinde veya dünyada olmadığını söyleyerek, “Kimse kusura bakmasın, bunun da sorumluluğu bugüne kadar yanlış olan politikaları sürdürenlerdir” dedi.

İsviçre'de Bürgenstock'daki görüşmelerden önce “hiç müzakere yapılmadığını” da söyleyen Talat, şöyle konuştu:

“Eğer müzakere etseydik o zaman da kazanırdık. Kopenhag zirvesi öncesindeki Annan planında bulunan referandum sorusu farklıydı. Diyordu ki kuruluş anlaşması, garanti ve ittifak anlaşmaları ve Kıbrıs'ın AB üyeliğini kabul ediyor musun? Ve yanıt evet ya da hayır. Hayır derse Rumlar AB'ye giremezdi. Ama Kopenhag'da (Kıbrıs AB'ye girdi) kararı alınınca bu soru değişti.”
  
SERBEST TİCARET TÜZÜĞÜ ŞÜPHELİ
  
AB'de eylül ayında ele alınacak Serbest Ticaret Tüzüğü ile mali tüzüğün geçmesinden umutlu olup olmadığının sorulması üzerine Talat, ”Mali tüzük geçecek gibi görünüyor ama Serbest Ticaret Tüzüğü'nden çok fazla emin değiliz” diye konuştu.

Talat, Rumların Serbest Ticaret Tüzüğü'ne şiddetle karşı çıktığını hatırlatarak, “Ama biz de şiddetle istiyoruz. Çünkü bu tüzük bizim için son derece önemli” dedi.

Kıbrıs'ta yürürlüğe giren Yeşil Hat Tüzüğü konusunda Rumların kendisine yönelik suçlamalarının hatırlatılması üzerine Talat, bu tüzüğün Serbest Ticaret Tüzüğü'nün yerini tutmayacağını kaydetti. Talat, “Ne hakkı var ki Rumların beni Limasol ya da Larnaka limanlarından ihracat yapmaya zorlasın. Nerede buldu o hakkı?” diye konuştu.
   
RUMLAR İÇİN EN İYİ TÜRK YOKTUR
  
“Rum yetkililer başbakanlık koltuğuna oturmanızdan önce sizin hakkınızda daha olumlu açıklamalar yapıyordu ve tırnak içinde onlar tarafından daha çok seviliyordunuz. Rumların size dair açıklamalarında değişiklikler gözleniyor değil mi?” sorusu üzerine Talat, şunları kaydetti:

“Şimdi bakın, Kıbrıs'ta birçok şey tırnak içindedir. Kıbrıs Cumhuriyeti tırnak içinde, onlar için de KKTC tırnak içinde. (Çok seviyorlar), o da tırnak içinde. Dolayısıyla her şey tırnak içinde gidiyor Kıbrıs'ta. Rum yönetimi için en iyi Türk, kendileri gibi düşünen Türk'tür. Böyle Türk de yoktur. Bu nedenle onlar için en iyi Türk de yoktur.”

Talat, Rum yönetimi için zamanında kendisinin “en iyi Türk” olup olmadığının sorulması üzerine de “Hiçbir zaman olmadım. Kimse de öyle değil. Bugün çok beğendikleri Türkler de öyle değil” dedi.

Barış ve Demokrasi Hareketi Başkanı Mustafa Akıncı'nın Rumlar tarafından kendisine alternatif olarak çıkarılmaya çalışıldığı yorumlarının hatırlatılması üzerine de Talat, şöyle konuştu:

“Akıncı şimdi benim pozisyonumda olsa ve böyle bir sorumluluk yüklense ona da saldıracaklar. Akıncı, Kıbrıs Türklerinin hakkını benim kadar savunan birisidir... İktidarda olsa o da Denktaş olacak. Çünkü Rum egemen çevreleri Denktaş'sız yaşayamaz. Bir Denktaş olacak mutlaka, Denktaş olmazsa karşıda bu iş olmaz.”
  
CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞINA PARTİ KARAR VERİR
  
Nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığını koyup koymayacağı sorularına temkinli yanıt veren Talat, şunları kaydetti:

“Samimi söylüyorum, buna parti karar verir. Cumhuriyetçi Türk Partisi'nde hep böyle oldu. Benim bir görüşüm olacak tabii, ama şu anda oluşmuş bir görüşüm yok.”

Talat, cumhurbaşkanlığı makamının anayasaya göre aslında sembolik olduğuna dikkat çekerek, KKTC cumhurbaşkanının Kıbrıs müzakerelerinde genelde görüşmeci olduğunun ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un karşısında toplum lideri istediğinin hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:

“Biraz otomatik oluyor o, toplum lideri sıfatı nedeniyle. Kıbrıs sorunu devam ettiği sürece cumhurbaşkanının toplum lideri ve görüşmecilik gibi bir sıfatı vardır, doğru. Denktaş son dönemde kendisi reddetmeseydi yine olurdu... Ama Kıbrıs sorunu o güne kadar hangi noktaya gelir bilemiyorum, bakarsınız çözülür.”

Talat, aday olup olmayacağı konusunun yakın bir zamanda belli olacağını da kaydetti.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com