28/08/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
28.08.2004
Ayşe ARMAN
Sen bize emanetsin!
  
aarman@hurriyet.com.tr
 

Hamileliğin en eğlenceli bölümlerinden biri, gördüğün rağbetin iyice sosyalleşmesi. Neredeyse, biz milletçe bütün yakınlarımızla eş dost hep birlikte hamile kalıyoruz!

Öyle bir koruma kordonu oluşuyor ki pes yani.

Bizim çaycı Hasan Abi’nin oraya gidip, burası menemen kokuyor dediğimde, 10 dakika sonra masamda mükemmel yapılmış bir menemen buluyorum.

Hamileyim ya.

İki canlıyım.

Onun da canı ister, canı çeker ya!

Ağzımdan böyle bir laf çıktı ya.

Anında...

Aş eriyorum herhalde diye düşünüyorlar.

Hürriyet’in yazı işleri teknesinde de hiç görmediğim kadar ihtimam...

Sanki benim değil hepimizin bebeği.

‘Dur Ayşe, sen otur, tekne sallanıyor bebeğin başı dönmesin...’

‘Orası sıkışık, gel buraya, bebek sıkışmasın...’

‘Yeter ki sen iste, aş eriyorsan söyle, Kanlıca’da duralım yoğurt alalım...’

Ve en müthiş laf en son geliyor:

‘Sen bize emanetsin!’

Kim tarafından kime bilmiyorum.

Merak ediyorum. Ama hoşuma gidiyor.

Gülüyorum.

Ben artık size emanetim haberiniz olsun!

HAMİŞ: Hamileliğin üstüne bir de evlilik kaymaklı kadayıf. Bu kadar çok işi bu kadar kısa zamanda nasıl hallettin diye beceriklilik övgüleri geliyor insana. Bir de yeni terminolojin oluyor haliyle: ‘Eşinize hürmetler!’

Bebeği yüzdürmeye gidiyorum!

Ben aslında gitmek istiyorum. Zaten ne bir şey anlatacak halim var ne de vaktim.

Bebekten dolayı da hiçbir şeyi koştura koştura, nefes nefese yapmak istemiyorum.

Korkuyorum.

Ya bir şey olursa diye.

Da...

Başka türlü nasıl yaşanabileceği konusundaki bilgi seviyem sıfır.

Uçak 19.20’de, ben, yani benim türümdekiler ancak saat 19.00’da havaalanında olabiliyorlar.

Bazen uçağı kaçırıyorlar bazen de son anda biniyorlar.

Ama bu stres, insana iyi gelmiyor.

Hiçbir şeyi tadını çıkarta çıkarta yapamıyorsun.

İnsan, şöyle 1 buçuk saat önceden gitse havaalanına, Hindistan’daki iş seyahatinden dönen sevgilisine sürpriz yapsa, onunla buluşsa, el ele tutuşsa, orada bir kafeye otursa, dizleri dizlerine değse, gözü gözüne denk düşse, birbirlerinin kulağına hoş şeyler söyleseler, gülüşseler...

Erkek, kadının karnını okşasa...

Kadın, onu ne kadar çok özlediğini 5000 kez kulağına fısıldasa...

Fena mı olur yani?

Şahane olur!

Kusura bakmayın benim bir şeyi kestirmeden anlatabilme yeteneğim yok.

Aslında söyleceğim 1 cümle:

Sevgilimle mavi yolculuğa gidiyorum, bebeğimizi yüzdürmeye, birkaç gün yokum, eyvallah!


Ayşe ARMAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Zina suç olur mu?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bir davet, dört gazeteci
 
    Bekir COŞKUN
  Koş kızım...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Devlet mafyaya nasıl teslim oldu?
 
    Ege CANSEN
  Meyhaneci imamlar
 
    Erdal SAĞLAM
  Her yerde cari açık tartışması
 
    Fatih ALTAYLI
  Roche rezaleti devede kulak değil, kıl olmaz
 
    Hadi ULUENGİN
  Ah mehdi, vah mehdi!
 
    İlter TÜRKMEN
  Putin’in ziyareti
 
    Tufan TÜRENÇ
  Güvercinli Yıllar
 
    Yalçın BAYER
  Tekzibe benim de söyleyeceğim var
 
    Yalçın DOĞAN
  İstifanın eli kulağında
 
    Özdemir İNCE
  Sporun sefalet ve ihtişamı (1)
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Bülent BOĞ
  Macaristan'da köşe kapmaca
 
    Esat YILMAER
  Harun Doğan kabusu
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  İpek’i neden Kuran kursuna yolladılar?
 
    Şükrü KIZILOT
  Türkiye’nin en yoksul ilinde Başbakan’la
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  AB, kadın ve medya
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com