28/08/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Dünya
28.08.2004
Hadi ULUENGİN
Ah mehdi, vah mehdi!
  
huluengin@hurriyet.com.tr
 

MEHDİ ordusu işgale direniyor?’

‘Mehdi ordusu Washington’a meydan okuyor?’

Veya, ‘mehdi ordusu kahramanca çarpışıyor?’

* * *

HİDAYETE
mi erdiler nedir, bizim en ‘laikçi’ ve en ‘ulusalcı’ kalemşörler üç haftadan beri Necef’teki sarıklı sofuya yukarıdaki tür başlıklarla övgü düzüyor.

Eh, Mukteda el Sadr adındaki molla bozuntusu tek tük etrafına toplandığı fanatik çapulcu güruhuyla ‘ABD’ye posta koyuyor’ ya, bizimkiler de tezahürata geçiyor.

Ayol o köse ‘mehdi’nizin (!) sakalını sevsinler ve de konuyu biraz deşelim.

* * *

BİR
defa, ‘laisizm’ ve ‘ulusalcılık’ konusunda mangalda kül bırakmayan ama Irak’ta en gerici ‘teokratizm’i ve en ‘lá-milli’ ümmetçiliği temsil eden Sadr’a alkış tutmaktan beis duymayan bizim hazretlere şunu soruyorum:

Sizler ki bas bas ‘aydınlanma’, ‘akılcılık’, ‘rasyonalizm’ diye bağırırırsınız, o halde nasıl oluyor da ipini kopartmış aveneye ‘Mehdi Ordusu’ adını vermiş; yani başıbozuk lumpen takımını, Şii mitolojisinde gaipten ineceği varsayılan on üçüncü imamı çağrıştırarak vaftiz etmiş bir şarlatanın cübbesini sıvazlıyorsunuz?

Sizler ki her daim ‘molla rejimi’ diye İran’a ateş püskürürsünüz, o halde ne halt etmeye, sırf Saddam tarafından katledilmiş müteveffa babasının prestijinden ötürü ismini duyuran ve o İran’daki Tahran hükümetiyle değil, en ‘mürteci’ Kum ‘mollakrasi’siyle içli dışlı olan Mukteda el Sadr’ı desteklemeye yelteniyorsunuz?

Dolayısıyla, sizler ki ‘Irak parçalanırsa kabak Türkiye’nin başına patlar’ diye olur olmaz komplo teorisi uydurursunuz, o halde, yukarıdaki ilişkileri nedeniyle böyle bir parçalanma ihtimalinin en tehlikelisi olan aktörü niçin pohpohluyorsunuz?

Zaten tartışılamayacak ABD ahmaklığı ve alıklığı bir yana, Bağdat başkentli ülkede yaşanan kaosun özünde Şiiler arasındaki güç çatışmasından kaynaklandığı; Sadr’ın ‘anti - Amerikancılığı’nın ise bu çatışmada öne geçebilmek ihtirasında yattığı apaçıkken, sizler ‘düşmanımın düşmanı dostumdur’ mantığıyla ve hangi akla hizmet, hengámedeki en melánet unsuru göklere çıkartıyorsunuz?

* * *

SORULARI
sordum ama, bizim ilkesiz ‘laikçiler’ ve bilgisiz ‘ulusalcılar’ namına, yukarıdaki son cümleyle zaten cevabı vermiş oldum.

Her şeyde ve her yerde olduğu gibi, onların Irak konusundaki düşünce sistematiğini de yine ‘düşmanımın düşmanı, dostumdur’ mantığı belirliyor.

Tabii söz konusu ‘düşman’ı da ABD oluşturuyor.

* * *

OYSA
, tıpkı o ‘düşman’ addettikleri ABD’nin Soğuk Savaş sırasında ‘ehven-i şer’ budalalığıyla, Sovyet yayılmacılığına karşı Suudi Vahabileri veya Afgani Talibanları desteklemesindeki gibi, böylesine gafil bir yaklaşım çıkmaz sokaktır.

Bindiği dalı kesmek anlamına gelir ve giderek intihara götürür.

Zaten biline ki, ‘sekülarizan’ Ayetullah Ali el Sistani’nin Necef’e dönmesiyle riziko artık bertaraf edildi sayılır ama, maazallah, eğer ‘Mehdi Efendi’ (!) söz sahibi konuma geçse, sırf Irak’ta değil tüm coğrafyada taşlar çok fena halde yerinden oynar.

Üstelik de, bizim ilkesiz ‘laikçiler’in ve bilgisiz ‘ulusalcılar’ın ‘medet Allah’ diyerek bugünü fellik fellik arayacağı ‘teokratik’ ve ‘lá-milli’ bir zeminde oynar.

Sonra işin yoksa, gökten başka ‘mehdi’ (!) inip de kurtarsın diye ağla dur?..


Hadi ULUENGİN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Zina suç olur mu?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bir davet, dört gazeteci
 
    Bekir COŞKUN
  Koş kızım...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Devlet mafyaya nasıl teslim oldu?
 
    Ege CANSEN
  Meyhaneci imamlar
 
    Erdal SAĞLAM
  Her yerde cari açık tartışması
 
    Fatih ALTAYLI
  Roche rezaleti devede kulak değil, kıl olmaz
 
    İlter TÜRKMEN
  Putin’in ziyareti
 
    Tufan TÜRENÇ
  Güvercinli Yıllar
 
    Yalçın BAYER
  Tekzibe benim de söyleyeceğim var
 
    Yalçın DOĞAN
  İstifanın eli kulağında
 
    Özdemir İNCE
  Sporun sefalet ve ihtişamı (1)
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Bülent BOĞ
  Macaristan'da köşe kapmaca
 
    Esat YILMAER
  Harun Doğan kabusu
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  İpek’i neden Kuran kursuna yolladılar?
 
    Şükrü KIZILOT
  Türkiye’nin en yoksul ilinde Başbakan’la
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  AB, kadın ve medya
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com