|
YERLİ olmasa bile yine de Türkiye bir kadının getireceği gururu dört gözle bekliyor.
Siz kadınlara dua etmelisiniz.
1500 metre finali koşulurken, tüm ülkenin ‘Koş Elvan...’ diye bağırdığını hissedebilirsiniz bu akşam.
Milliyetçi kardeşlerimiz, yanlardan inen bıyıklarını sıvazlaya sıvazlaya ‘Etiyopyalı Elvan’ın bayrağımızı göndere çektirmesini ve onun sayesinde İstiklal Marşımızın okunmasını bekleyecekler.
Ya da:
Saçın ucunun dahi görünmesini günah sayan AKP iktidarının gözleri ise bir çift çıplak kadın bacağında.
Çünkü spordaki her başarıyı iktidarlar sahiplenirler.
Şimdi gözleri bacaklarda ve o bacaklar için duacılar.
Yazgıya bakın...
*
Kısacası, uygar dünyada gözüküp ama ortaçağı yaşamak olmuyor.
Bizler ‘Uygar dünyanın milliyetçileri ve inançlı insanları olalım’ derken, bize kızanlara sanki ders veriyor kader.
Gözleri Elvan’da...
(Bir önceki ‘Afrikalı Elvan’ başlıklı yazıma kimi okurlarım kızmış, ırkçılık yaptığımı söylemişlerdi.
Bu doğru değildi.)
*
Benim gözümde Elvan bir ulus adına, bir ırk adına, bir inanç adına koşmuyor.
O ezilmiş ve yoksulları temsil ediyor.
O kadar...
Benim için Adana’da pamuk tarlasındaki ırgat Elvan ile Afrikalı Elvan arasında fark yok.
O koşarken koltuğun üzerine çıkıp ‘Hadi kızım koş...’ diye bağırmam ondan.
Para gücü ile Afrikalı kızın adını ‘Elvan’ koyup, onun ince ve yoksul bacakları sayesinde böbürlenen bir milliyetçilik anlayışı...
Ya da; bir ulusun gençliğini türban adına bölüp paramparça eden; ama siyasi çıkarları varsa mayolu bacaklara gözünü diken din anlayışı bana göre değil.
Ben sadece Elvan’ın kazanmasını istiyorum.
Yoksullar adına...
Sömürülenler adına...
Mazlumlar adına...
Hadi kızım koş... |