27/08/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Kelebek
27.08.2004
Çocuğunuzun ‘İkinci bağımsızlık’ yürüyüşü
 

Nilüfer KAŞ

Üniversite sınav sonuçları geçen hafta açıklandı. Önümüzdeki hafta ise kayıtlar başlayacak. 100 binin üzerinde öğrenci, üniversiteyi başka bir şehirde okuyacak. Çocuğunuzun bu kararına hemen itiraz etmek yerine, destek vermeye ne dersiniz?

Gözünüzü kapayıp 16-17 yıl öncesine gidin... Çocuğunuzun emeklemekten dizlerinin, avuç içlerinin kızardığı günleri hatırlayın. Bir koltuğun veya sandalyenin kenarına tutunup ayağa kalktığı ve bir gün ellerini serbest bırakıp size doğru koştuğu o müthiş anı düşünün. Her iki adımda bir düştüğü, koşarken sağa sola çarptığı için canı yanmasın diye elini tuttuğunuzu anımsayın. Sizin desteğiniz ve verdiğiniz güvenle tek başına nasıl da yürümeyi öğrenmişti...

Gözünüzün önünde günbegün büyüyen çocuğunuz bugün başka bir şehirde üniversiteye gitmenin planlarını yapıyor. Evden ayrılıp, kendine başka bir hayat kuracak. Belki yine sağa sola çarpacak, ilk yürümeye başladığı gün gibi sendeleyip, düşecek. Ancak bu kez düştüğünde canı daha çok yanacak. Bu kez ödeyeceği bedel, dizinin kanamasından daha fazla olacak. 18 yaşına gelmiş çocuğunuzun bir kez daha elinden tutmanıza, yanında yürümenize, desteğinize ihtiyacı var.

Son bir haftadır binlerce evde aynı tartışma yapılıyor; ‘Anne, baba kazandığım okula gitmek istiyorum, lütfen izin verin’, ‘Hayır olmaz, seni başka bir şehre göndermemiz mümkün değil...’

BEBEĞİNİZİN YUVADAN UÇMA VAKTİ GELDİ

Böyle sürüp giden ve iki tarafı da yıpratmaktan başka bir işe yaramayan bu tartışmayı nasıl sonlandırmanız gerektiğine yine aile olarak siz karar vereceksiniz. Ama çocuğunuzun fikirlerine ve isteklerine de saygı duymak zorunda olduğunuzu unutmayın.

İlk doğduğu günden itibaren çocuğunuzun kişiliğine saygı duydunuz. Ona hareket özgürlüğü tanıdınız. Bu özgürlüğü çoğu kez ona seçme hakkı tanıyarak gösterdiniz. Henüz iki üç dört yaşındayken bile dondurmasını vanilyalı mı yoksa çikolatalı mı yiyeceğine karar vermesini istediniz. Arkadaşlarıyla oynamayı mı, yoksa parka gitmeyi mi tercih ettiğini sordunuz. Giysilerini seçerken zevkine ne kadar güvendiğinizi dile getirdiniz. Bu tür seçimleri yapabilmeyi öğrettiniz, çünkü onun bağımsız bir birey olmasının yanında büyüdüğünü hissetmesini, kararlarına güvenmesini sağladınız.

Küçük bebeğiniz büyüdü ve artık yuvadan uçacak. Bu ise sizin kabusunuz oldu. Hem üniversiteye devam etmesini istiyorsunuz, hem de onu başka bir kente göndermeye içiniz elvermiyor. Peki ne yapacaksınız?

YARDIM İSTEDİĞİ KİŞİ BAŞKASI DEĞİL SİZ OLUN

Çocuğunuzun kararına saygı duymayı denemeye ne dersiniz? Sonuçta onu siz büyüttünüz. Neyi yapabileceğini ve yapamayacağını biliyorsunuz. Ona güvenin. Bugüne kadar öğrettiklerinizi artık kullanma vakti geldi. Çocuğunuza öğrettikleriniz bundan sonra ona yol gösterecek, onun yol haritası olacaktır.

Geçmişi hatırlayın. İlk adamlarını atarken size ne kadar ihtiyaç duyduğunu düşünün. Çocuğunuzun boyu bugün sizi geçmiş olabilir ama bir kez daha onun elinden tutmanıza ihtiyacı var. Arkasında sizin desteğinizi hissetmezse daha sık hata yapacaktır. Hele inatçı bir kişiliğe sahipse mutlaka o şehre gidecek, mutlaka okuyacaktır. Ama yalpalayacaktır, düşecektir, canı acıyacaktır. Aranız iyi olmadığı için, gurur yaptığı için, yanlış karar verdiğini düşünmeyin diye sizden yardım istemeyecektir. O anda yanında bulunanlar doğru kişiler değilse, bugünkünden daha fazla üzülebilirsiniz. Çocuğunuzun başka bir kentte okuması şimdi size çok kötü bir fikir gibi gelebilir. Ama kendi hayatınızı düşünün. Hayatınızla ilgili kararları verirken ailenizin tutumunu, o tutuma bağlı olarak yaşadıklarınızı hatırlayın.

Gideceği kenti görmek, okulu tanımak, yaşayacağı yurdu veya evi bulmak, itirazınızı daha objektif temeller üzerine oturtacaktır. Bunları çocuğunuzla birlikte yapmanız, onun da 4 yılını geçireceği yer hakkında bilgi sahibi olmasını sağlar. Belki de büyük bir şehirde yaşarken küçük bir kentte veya küçük bir kentte yaşarken büyük bir şehirde yapamayacağına kendi karar verir. Ama kararında net ise ve sizden destek istiyorsa bir kez daha düşünün. Çocuğunuza hayatı denemesi için fırsat verin. Elinden tutun, birlikte yürüyün.

Unutmayın, bu onun ikinci ve en büyük bağımsızlık yürüyüşü...

Evlerde bu konu tartışılıyor

350 bin genç yeni bir hayata başlayacak. İçlerinde, ailesinden ayrı bir şehirde okuyacak olanları iki kat zor yaşam koşulları bekliyor. Aile olarak bu dönemde durumu daha da zorlaştırmamakta yarar var.


UNUTMAYIN

İndirim sürüyor

Yaz indirimi bütün hızıyla devam ediyor. Bazı çocuk mağazaları yüzde 70 oranındaki indirimlerle aile ekonomisini rahatlatıyor. Yaz bitti diye düşünmeyin. Gelecek yıl için şimdiden alışveriş yapabilirsiniz. Çocuğunuzun büyüme hızına göre bir veya iki beden büyük giysi almanız durumunda gelecek yazı daha rahat karşılayacağınıza eminim. Ancak gelecek yıl için ayakkabı almanın riskli olduğunu hatırlatayım. Çünkü çocukların ayaklarının ne kadar büyüyeceği belli olmuyor.

Uzmanlardan ailelere öneriler

Sonradan kabul edebileceğiniz şeylere baştan hayır demeyin

Soğukkanlı ve sakin olun, fevri davranışlardan kaçınmaya çalışın

Sıkıcı, öğüt veren konuşmalardan kaçının, çocuklarınızın söylediklerini anlamaya çalışın

Ailenin tahttan indirilip, arkadaşların çıkarıldığı bu dönemde, çocuklarınız sizden uzaklaşıyor gibi görünebilir. Ancak gösterdiğiniz doğrular yeri geldiğinde kullanılacaktır. Önemli olan sağlıklı ve güvenli kuracağınız iletişimdir.

Çatışma-çözüm becerilerinizi gözden geçirin. Bu konuda önemli model olduğunuzu unutmayın.

Bu dönemde yapacağınız aşırı baskı ve cezalandırmalar çocuğunuzu arkadaş grubuna itecektir. Bu nedenle yapıcı eleştiriler kullanın.

Problemlerinizi ‘kapı aralığında’ çözmeye kalkışmayın. Problemleri çözmek için yer ve zaman ayırın. Problemi doğru tanımlayın.

Çocuklar sorumluluklarını ne kadar önce üstlenirse,o derece de sorumlu bireyler yetiştirebilirsiniz.

Yabancı cisim yutmuşsa

Eğer çocuğunuz madeni para, misket ve benzeri küçük cisimlerden birini yutmuşsa ve herhangi bir şekilde sıkıntı çekiyor gibi görünmüyorsa, yapılacak en iyi şey cismin sindirim sisteminden geçmesini beklemektir. Çoğu çocuk yuttuğu küçük cisimleri 2-3 gün içinde dışkılarıyla çıkarır. Eğer çocuğunuz öksürüyor ve nefes alıp vermekte güçlük çekiyorsa tıbbi yardım isteyin. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com