|
Birinin adı Dawool. Diğerinin adı Shaman. Bunlar, daha önce Sultans of the Dance’la başlayan, Anadolu Ateşi ile devam eden yeni dans gösterisi türünün son örnekleri. Her iki topluluk da yaptıkları işin farklı olduğunu söylüyor, ‘Biz dans grubu değiliz, dans, tiyatro ve ritim topluluğuyuz’ diyorlar. Shaman gösterisi 29 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda 21.15’te, Dawool gösterisi 31 Ağustos’ta aynı yerde 21.00’de başlıyor. Her iki gösterinin biletleri de Biletix’te satılıyor.
İsteyene Davul
Dawool (İngilizce yazılışıyla davul), Mustafa Erdoğan’ın ‘ritim tiyatrosu’ olarak tanımladığı yeni projesi. 55 kişilik bir ekip, dans ediyor, ritim aletleri çalıyor. Dansçıları ünlü ritim kompozitörü Mısırlı Ahmet çalıştırmış, müzikler Kardeş Türküler’e ait. Gösteri, Efes Pilsen’in 35. yıl kutlamaları kapsamında 31 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda yapılacak.
Mustafa Erdoğan gösteriyi şöyle anlatıyor: ‘Bir aşk hikayesi. İstanbul’da geçen bir 24 saati anlatıyor. İki genç birbirlerini seviyor ama engellerle karşılaşıyor.’
Erdoğan’a göre bu gösteri, Anadolu Ateşi’nden çok farklı: ‘Anadolu Ateşi’nde bir bölümde davullarla bir savaş anlatımı var. Dawool’da bardağı da çalıyoruz, ayaklardan, vücuttan, kafadan sesler de çıkarıyoruz. Sahnede dekor olarak kullandığımız ne varsa hepsinden yararlanıyoruz. Çöp kutusundan tavladaki zara kadar her şeyden ritim üretiyoruz. Yerel danslar da var ama tekno müziğin çalındığı bir disco sahnesi de var.’
İsteyene Şaman
Shaman ise 25 kişiden oluşan bir grup. Onlar da kendilerine ‘dans, müzik, ritim tiyatrosu’ diyorlar. Çünkü sahnede hem dans ediyor, hem enstrüman çalıyor hem de şarkı söylüyorlar. Shaman, bir saatlik ‘Buluşma’ adlı bir gösteri sunacak. Genel sanat yönetmeni Murat Uygun, müzikler Nedim Çiçek, kostümler Canan Göknil’den.
Gösteri, Anadolu kültüründen esinlenmiş. Murat Uygun şöyle diyor: ‘Bazı gelenekleri temel alarak oluşturduk gösteriyi. Mesela güneş tutulduğunda köylüler evlerinde ne varsa tabak, teneke, tencere alıp çalarlar. Bütün bunların şaman geleneğinden geldiğini biliyoruz. ‘
Bu gösterinin temelinde de bir aşk hikayesi var. Daha doğrusu, tarihin çeşitli dönemlerinde geçen ama birbirinin aynı bir aşk hikayesi ele alınıyor. Gösteride güreşin dansa çevrilmiş bir versiyonu, Güneydoğu’daki dengbej geleneği, hemen hemen her yöreden halk dansları var. Dansçılar ritim enstrümanlarının yanısıra, zurna, tar, kemençe gibi enstrümanlar da çalacaklar. Gösteri 29 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda. |