|
Seyahat sırasında ya da tatil yerinde sağlık sorunlarıyla karşılaşma riski diğerlerine göre daha yüksek olanlara, riskli turist grubu deniyor.
Yapılan tatilin şekline (dağ, yat, aktiviteye yönelik turizm vb.) veya seçilen tatil yöresinin özelliğine (aşırı sıcak, yüksek basınçlı vb). göre risk taşıyan gruplar değişiklik gösteriyor. Genel olarak kronik hastalığı olanlar, çocuklar, gençler, yaşlılar, gebeler, psikiyatrik problemi olanlar, madde bağımlıları, engelliler, riskli turist grubu olarak sayılıyorlar. Aslında bu listeye bakıldığında turistlerin hemen hemen hepsinin risk grubu içinde yer aldığı görülüyor. Ancak hem kişilerin kendilerini, hem de hizmet vereceklerin riskli turistleri tanıması ortaya çıkabilecek sorunları önceden kesmeye yarayacaktır.
Aslında turistin normal yaşama düzeninin değişmesi farkına varılmadan önemli risklerle karşılaşılmasına neden olabilir. Kronik hastalığı bulunanlar, doktorlarına danışarak ve bazı önlemler alarak tatile çıkabilirler. Zaten ulaşım ve tatil yapma olanaklarının artması da kronik hastaların tatil yapma şansını artırdı.
Sorunlar turist daha taşıta bindiğinde başlayabilir. En basitinden kronik hastalığı olan turistin ilaç alım saatlerini etkileyebilir, düzeni bozabilir. Örneğin uçak seyahati sırasında oluşan basınç, ısı ve yiyecek alışkanlığındaki değişiklik, uzun süre beklemeler, kalabalık, sağlıklı kişilerde bile yorgunluk hali, sindirim problemleri, uykusuzluk, bulantı gibi problemler oluşturabiliyor. Taşıt tutması, jet lag vb. biyolojik stres faktörleri önemli olabilir. Kronik hastalığı olan turist için bunlar sağlık problemi yaratabilir. Ayrıca gezilen yerlerde yiyecek, su, basınç ve güneşin etkisiyle oluşabilecek en basit problemler kalp ve damar sorunları, alerji, ishal, güneş çarpması ya da metabolik sorunlar, kronik hastalığı olanları daha büyük oranda etkiler. Hastalığının şiddeti artabilir.
SICAK ÇARPMASINA DİKKAT
Seyahat sırasında sıklıkla karşılaşılan olumsuzluk sıcak. Isı yükselmesi kan basıncında düşme, kalp hızında artma gibi sorunlara yol açıyor. Özellikle aşırı sıcak bölgelerde güneşlenen ya da yolda yürüyen turist, klimalı otel lobisine gittiğinde ya da soğuk duş aldığında kalp sorunlarıyla karşılaşabilir. 20-45 yaşları arasında sağlıklı erkek ve kadın gönüllüler üzerinde yapılan bir çalışmada sıcak soğuk farkının kan basıncında 40 mmHg’lık bir değişim yarattığı tespit edilmiş. Güneşlendikten sonra soğuk denize girmek, tatil yöresinde sıklıkla kullanılan cep telefonlarının, kalp pili taşıyan hastalarda ani kalp durmalarına ya da ritim problemlerine yol açtığı gözlenmiş. Miyokard enfarktüsü veya by-pass operasyonu geçiren kişilerin, tatilde kendilerini aşırı iyi hissetmelerine bağlı efor kapasitelerinden daha fazla aktivite göstermeleri de önerilmiyor.
DİYABETLİLER İÇİN
Saat değişikliği diyabetli turistler için en önemli sorun. Şeker düzeyinin normalin üstüne çıkma veya altına düşme riski tatillerin ilk günlerinde daha fazla oluyor. Otellerde diyabetli hastalar için diyet yemeklerinin bulunmaması ve turistlerin tatil nedeniyle otokontrollerini kaybetmesi, alkol kullanması, riski artıran faktörler.
Kronik akciğer hastalığı olan kişiler de basınç değişikliğinden daha fazla etkilendiği için solunum sıkıntısı en sık rastlanan bulgu. Çok geniş bir polen florasına sahip olmamız, kendi ülkelerinde problemi olmayan kişilerin de astım krizine girmesine neden olabiliyor.
Çocuklara gelince... Aşırı hareketli olmaları ve ailenin çocuk üzerindeki dikkatinin azalması onları riskli turistler grubuna sokuyor. Kaza olasılığı bu nedenle artabilir. Problemlerin başında havuz kenarında oluşan kazalar geliyor. Havuzların ve çevrelerinin çocuklar açısından uygunluğu önemli. Havuz kenarlarının kaygan olmaması, büyük havuzla çocuk havuzunun birbirinden uzak olması, havuz içinde basamak sisteminin olmasına özen gösterilmeli. Çocukların enfeksiyonlara karşı daha duyarlı, sıcağa karşı dayanıksız olduklarını gözardı etmeyin. Yolculuklarda çocukların beslenme standardının düşmesi de sorun yaratabilir. |