22/08/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Pazar
22.08.2004
Doğan ULUÇ
Skandal yarat, şöhret ol
  
doganuluc@aol.com
 

Florida’da garip bir yaz tatili geçiriyorum. ‘Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine’ denir ya, biz de yanlış zamanda yanlış adresi seçmişiz buraya gelmek için.

New York’tan Chicago ve California’ya uzanan kuzey şeridinde yaşayanlar bu bölgenin kar, yağmur ve fırtınayla kucaklaştığı kasım-mart ayları arasında yazlığa Florida’ya inerler. Oysa mayıstan eylül sonuna ‘tava sapı’ diye isimlendirilen bu yarımadanın boğucu rutubeti ve gölgede 35 derecedeki sıcaklığına katlanmak kolay olmuyor. Üstüne üslük Florida ve çevresindeki eyaletler için bu dönem fırtına sezonu.

*

Tatilin ilk haftasında ‘Kasırga Charley ve Bonnie’ ile karşılaştık. Biz şükürler olsun, ‘Tava Sapı’nın Atlantik yakasındayız. Charley-Bonnie ikilisinin vurduğu kıyılar ise Meksika Körfezi’ne bakan batı kesiminde. Gene de az da olsa kasırgadan nasibimizi aldık.

Birkaç gün ortalığı seller götürdü, gün ortasında gece karanlığı üstümüze çöktü, tepemizde ardı ardına patlayan şimşekler yüzünden kedimiz saklandığı gardırop rafından ortalık yatışıncaya kadar çıkmaya yanaşmadı.

Günlerimiz genelde Atina Olimpiyatları’nı, kadınların hokey maçları dahil, izlemek, göz gözü görmeyen yağmurla cebelleşerek gittiğimiz hipermarketten aldığımız kucak dolusu gazete ve dergileri okumak, eş-dostla telefon konuşmalarıyla geçti. Ama kasırganın hışmına uğrayan Punta Gorda ve Port Charlotte liman kentlerinde tahribatın görüntülerini ekranlarda izlediğimizde durumumuzdan fazlaca şikayet etmenin haksızlık olduğunu da anladık. Kasırganın tahrip ettiği bu iki liman kenti bizden sadece 200 km mesafede.

*

İnternetten Türk basınındaki haberleri takip ederken İngiltere’nin saygın gazetesi The Guardian’ın bilim editörü Tim Radford’un ‘Charley’in 100 bin atom bombasına eşit olduğu’ şeklindeki değerlendirmesi dikkatimi çekti. Haberi tümüyle okumayı başaramadım ama, ortada akıl almaz bir abartma var. Kasırga 20 kişinin ölümüne sebep oldu. Maddi hasar ise 11 milyar dolar. Florida eyaletinin 500 milyar doları aşkın ekonomisi içinde Amerikan standartlarında altından kalkılmayacak bir meblağ değil. Başkan Bush ayrıca kasırgazedelere devlet yardımı yapılacağını da açıkladı. On yıl önce Florida’nın güneyinde izlediğim Andrew adlı kasırga dahi 30 milyar doların üstünde maddi zarara yol açmıştı.

Öte yandan 1945’te gene ağustos ayında Amerikalıların Hiroşima kenti üzerine düşürdüğü tek bir atom bombası 150 bin Japon’un hayatına mal olmuş, günümüzün parasıyla onlarca milyar dolarlık tahribat yapmıştı. İngiliz gazetesinin bilim editörünün hesaplamada kullandığı kriterlerin ne olduğunu anlayamadım. Son birkaç yıldır Amerikan basınında bazı muhabir ve yazarlara musallat olan tembel, uyuşuk, asparagasa yönelik çalışma düzeni tabloidler dışında kalan ciddi İngiliz gazetelerine de sıçradı galiba?

*

Fırtına zincirinin etkisinde içimin karanlığını dağıtmak için Amerika’nın eğlence alemi, sosyete dedikoduları, ünlülerin yaşantılarını da gazetelerde okumaya başladım. Amerikalılar giderek paraya düşkün, yazılı ve görüntülü basında sık sık boy gösteren şöhretlere tapan bir toplum haline geliyor. Ekranlarda, dergi sayfalarında bir dizi kadın ünlü ‘Yüzüne bak, mesleğini sormaya gerek yok’ görünümünde.

İri göğüsleri, boyunun üçte biri uzunluğunda lepiska saçları dışında özelliği olmayan Pamela Anderson’ın yazarlığa soyunduğunu da hayretle gördüm. Pamela hayatını konu alan ‘Star’ (Yıldız) adlı bir roman yazmış. Yazarlığın ne kadar ayağa düştüğünü anlayın. Silikon sayesinde gülle göğüslere kavuşan 37 yaşındaki Pamela anlatmış, kapakta ismi olmayan Eric Shaw Quinn adlı eli kalem tutan biri de kağıda dökmüş. Playboy dergisinde anadan üryan resimleri basılan Pamela’nın 24 dolar fiyatla piyasaya sürülen kitabında gerçek hayatında ilişki kurduğu Sylvester Stallone, Barbra Streisand’ın eski kocası Jon Peters, Bret Michaels, Kelly Slater, Marcus Schenkenberg, Tommy Lee ve Kid Rock gibi aktör, müzisyen, model, sporcu ve film yapımcıları düzmece isimlerle yer alıyor.

*

Dikkat çekecek nitelik yoksunluğunu gülle göğüslerini sergileyerek kapatan Pamela’ya ilaveten Hilton otellerinin varisi Paris Hilton da skandallara yönelik gazetelerin temel malzemesi. 20 yaşını henüz dolduran Paris’in şöhreti, şöhret olmaktan geliyor. Gece kulüplerinde kafayı çekip masa üstünde yarı çıplak sözde dans gösterileri yapan, videoya kaydettirdiği sevişme sahneleri internet kanallarında izlenen Paris şimdilerde ‘kankası’ Nicole Ritchie ile ekranlarda dizi programa çıkıyor. Milyonların várisi Paris son sevgilisinin dayağı sonunda morarmış gözü, patlamış dudağı ve kolundaki yaraları da reklam olsun diye fotoğrafçılara göstermekte sakınca görmüyor.

Paris - Nicole gibi yeteneksizlerin dışında sinema ve müzik aleminde ün yapmış olanlar dahi şöhretlerini idame ettirmek için çıplaklık ve seksi kullanıyorlar. Oscar ödüllü Chloe Sevigny olumsuz eleştiriler yüzünden hasılat yapmayan son filmi ’Brown Bunny’nin reklamı olsun diye rejisör Vincent Gallo’ya yaptığı oral seksi işlek bir karayolunda duran billboard’da sergiledi. Los Angeles polisi trafiği engelliyor gerekçesiyle görüntü panelini indirdi.

Faturasını ödemeye razı olanların şöhrete ulaşması fazlaca zor değil Yeni Dünya’da.


Doğan ULUÇ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  İyi ki samimiler...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Samimi insanların cevabı
 
    Ali Atıf BİR
  Kim bu reklam yazarları?
 
    Bekir COŞKUN
  Dere...
 
    Doğan HIZLAN
  Çallı’yı resimle anacaklar
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İki ayrı Ankara!
 
    Enis BERBEROĞLU
  İmralı ezberi bozuldu
 
    Ercan KUMCU
  Rekabet üzerine çeşitlemeler (12)
 
    Erkan ÇELEBİ
  Turizmde 'her şey dahil' gıda kalitesini düşürüyor
 
    Ferai TINÇ
  Ege’de bir hayal gerçekleşiyor
 
    Murat BARDAKÇI
  GS ile FB’ye sevabına büyü reçeteleri
 
    Pakize SUDA
  ‘Dikkat! Arkadaşınız zengin oluyor’
 
    Sedat ERGİN
  Neşter-2 davası başlarken
 
    Yalçın BAYER
  Homeros, Atatürk ve Manfred Osman...
 
    Celal DEMİRBİLEK
  Rüzgar kavgası
 
    Esat YILMAER
  Şapka veliahta gitti
 
    Korkut GÖZE
  Kırmızı alarm
 
    Vedat OKYAR
  Beşiktaş karikatürü
 
    Erman TOROĞLU
  Daum, büyük hoca
 
    Ercan SAATÇİ
  Alex harikalar diyarında
 
    Can BARTU
  Anlamsız inat
 
    Şükrü KIZILOT
  İlginç bir uyarı ve komik hatalar
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com