|
Hamburger Cumhuriyeti
Bu hafta size sağlık bakımından dtünyada üzerinde en çok durulan fast food yiyecek konusunu dünya çapında ele alarak eleştiren, Türkçe‘ye kazandırılmış bir kitabı kısaca tanıtmak istiyoruz. Yazarı Eric Schlosser, ayaküstü yiyecek konusunda bu kadar çok yayın yapılmasına rağmen, yine de çok okunan bir kitap yazmayı başardı. Fast food kültürü, ABD’den dünyaya yayıldı.
Fast food kültürünün dünyadaki suç listesi hayli kabarık: Doğal çevreye yapılan tahribatı bir kenara bırakalım, özellikle günümüzün başlıca sağlık belalarından biri olan obezliğin, yani aşırı kilo hastalığının yaygınlaşmasında birinci derecede sorumlu.
Yazar, bu yiyecek kültürünün çıktığı Amerikan eyaletlerinde iz sürüyor, kültürün tadını oluşturarn merkezlere kadar giriyor. Yazar, bununla kalmıyor, Fast food şirketleri popüler kültürün yiyeceğiyle ve diğer bütün kültürlerle aralarındaki ilginç ititfakı gözler önüne seriyor, hatta gayri menkul piyasasında yarattığı etkilere varıncaya dek...
Popüler kültür, yiyeceği ve bütün diğer sektörleriyle küreselleşmenin en tipik olgularından biri. Hiç farketmiyor, Katmandu‘dan İstanbul’un en ücra köşelerine kadar, dünyanın hemen her bölgesinde bu kültürün egemenliğini görüyoruz. Bu olgu dünyanın hemen her yerini piyasa yapan gelişmenin sonucu olarak ortaya çıktı. Her köşeye yayılmak için, popüler kültür, en sıradan akla ulaşılabilecek bir nitelik ve düzeye ihtiyacı var.
Herkesin yiyebileceği aynı tip tadda yiyecekler.. herkesin seyredebileceği filmler, herkesin giyebileceği giysiler, herkesin okuyabileceği kitaplar vb. popüler kültürün ana ekseni.
Fakat sadece bu kadar değil tabi.. popüler kültür için önemil olan bağımlılıklar oluşturmak.. bu tüketime dayanan piyasaların varolabilmesi, sürekliliğini sağlayabilmesi ve durmadan büyüyebilmesinin temel koşullarından biri. Bütün biyolojik gereksinimlerimiz, sevişmekten tutun, yemeye, içmeye kadar her şeyimiz, popüler kültürün bağımlılık yaratmaya yönelik hedeflerinden biri.
Hedef çocuklar
Popüler kültürün en önemli hedef kitlelerinden biri çocuklar. Hamburger Cumhuriyeti kitabı, özellikle çocuklar üzerinde yaratılan tahribatı ele alıyor. Ve çocuk bedenlerinin ve düşüncelerinin nasıl bir tüketim mekanizmasına dönüştürülmeye çalışıldığı araştırılıyor.
Yazar diyor ki: ‘Fast-food’un gerçek maliyetini asla mönüde göremezsiniz. Bu maliyet hızla yayılan obezlik salgını, düşük ücretli işgücünün sosyal bedeli ve büyük restoran zincirlerine kaynak sağlayan tarım sektöründe endüstrileşmenin getirdiği sağlık sorunlarıdır’.
Bu sektörde çalışanların büyük ölçüde çocuk olduğunu ve büyük bir emek sömürüsü olduğunu anlatıyor bize kitapta.
Bütün ülkelerde besin endüstrisinin en önemli hedef grubunun hele 8 yaşındaki çocuklar olduğunu görüyoruz. Yazar, 1980’lerde büyük çocuk reklam kampanyalarıyla, çocukların New Jersey Turnpike’daki kimya fabrikalarında yaratılan ürünlerin ve tadların bağımlısı haline getirildiğini ve bu amaçla çocukların nasıl tuzaklara düşürüldüğünü anlatıyor.
Amerika’da çocuklara yılda otuz binden fazla reklam seyrettiriliyor. Bizim ülkemizde de çocuklara yönelik reklamların nas ıl büyük bir patlama yarattığını düşünün..
Fast foodun ABD’de bağımlılık oluşturduğu ve şirketlerin tazminat davalarına konu olduğu günümüzde, bu sanayinin içine bir göz atmak isterseniz, bu çok iyi bir kaynak.. |