19/07/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa
19.07.2004
Kerkük '1. derece' asla sözde kalmaz
 

Uğur ERGAN / ANKARA

Dışişleri Bakanları Zirvesi öncesi Kerkük konusunda uyarılarda bulundu: Kerkük’teki dikkatimiz sözde kalmaz, muhakkak ki yapacaklarımız vardır.

Türkiye Kerkük meselesini ‘birinci derece’de takip ediyor. Takipçisi olduğumuz konuları geçiştirmeyiz. Hassasiyetimizi tabii ki, Celal Talabani de iyi biliyor. Bu kadar önemli bir konudaki dikkatimiz sadece sözde kalmaz, muhakkak ki yapacaklarımız vardır.

DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül, bu hafta içinde Kahire’deki yapılacak Irak’a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Zirvesi öncesi Kerkük konusuyla ilgili uyarılarda bulundu. Kerkük meselesinin Türkiye’nin ‘birinci derecede’ takip ettiğini vurgulayan Gül, ‘Bu kadar önemli bir konudaki dikkatimiz sadece sözde kalmaz, muhakkak ki yapacaklarımız vardır’ dedi.Tüm dünyanın gözünün üzerinde olduğu Kerkük’te yaşananlarla ilgili Hürriyet’in sorularını yanıtlayan Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:

Irak’ın istikrarı bizi ilgilendirir ve bunda sorumluluğumuz var. Kürtler gibi, Araplar gibi, Türkmenler de bizim akrabamızdır. Dolayısıyla onlara karşı sorumluluğumuz var. Bu sorumlululuk şöyle bir sorumluluk: Hiç kimsenin iç işi benim iç meselem diyemez bu dünyada. Komşumuzdaki haksızlıklar, oralardaki oldu-bittiler sadece içişleri olarak mütalaa edilemez artık bu dünyada. Hiçbir ülkede buna berzer olayları içsel olarak mütaala edilmiyor. Dün nasıl Kürtlere karşı zulüm yapılırken onları koruduysak, bugün de Türkmenlere karşı yapılabilecek bir haksızlık karşısında onları koruruz. Bunun Irak’ın içinde bir Türk kolu, bir Türk eli uzatma şeklinde algılanmaması lazım.

BOSNA POTANSİYELİ

Kerkük birinci derece takip ettiğimiz bir konudur. Bu konuyla ilgili ne kadar dikkatli olduğumuzu, bu konuların takipçisi olduğumuzu ve bu konuları geçiştirmeyeceğimizi herkes biliyor. Hassasiyetimizi tabii ki, Celal Talabani de iyi biliyor. Bu kadar önemli bir konuda dikkatimiz sadece sözde kalmaz, muhakkak ki yapacaklarımız vardır.

Kötü benzetmeler yapmayalım ama Kerkük’ün Bosna’ya benzeyebileceği potansiyeli var. Irak’ın başına en büyük başağrısı olacak meselenin, bu olduğunu herkes biliyor. Onun için herkesin dikkatlice davranıp, böyle bir olumsuz gelişmeye fırsat vermemesi gerekir.

Talabani geldiğinde ‘Kerkük’e gelin’ dedi. ‘Tamam dedik. Dolaylı olarak bile, açıkca saf olması lazım, hiçbir şey gözümüzden kaçmaz’ dedik.Oraya önemli bir heyet gönderdik. Doğrusu bu heyet içinde orayı çok iyi bilenler vardı. Ayrıca ben Kerkük üzerine doktorasını, masterini, arşivlerini, herşeyini yapmış çok iyi bir bilim adamı koydum heyete.

Bizimle aynı fikirde

ABD Başkanı Bush buraya geldiğinde baş başa yaptığımız konuşmalarda da, Irak’ın istikrara kavuşmasında problemli konular nelerdir, süreci neler engeller, neler kaos yaratabilir, hepsini konuştuk. Bunların en önemlilerinden biri de Kerkük’le ilgili şeylerdir. O da aynı fikirde olduğunu söyledi. Gördüğüm kadarıyla Geçici Hükümet Başkanı İyad Allavi de bunun farkında. Araplar daha çok farkındalar. Çünkü onlar orada yaşıyorlar. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com