|
Süleyman DEMİRKAN/ANKARA
İran, Merve Kavakçı’nın türbanı nedeniyle Meclis’ten çıkarılışını bahane ederek Türkiye’yi ILO’ya şikayet etti. ILO’nun savunma istemesi üzerine görüşü alınan Türk-İş ise asıl ayrımcılığı İran’ın yaptığını vurguladı. Türk-İş, İran’ın tesettür operasyonu yaptığını hatırlattı.
İRAN İslam Cumhuriyeti, Meclis’te türban krizi yaratan sonra da milletvekilliği düşürülen Merve Kavakçı olayını bahane ederek, Türkiye’yi ILO Aplikasyon Komitesi’ne şikayet etti. ILO, bu şikayet üzerine Türkiye’yi sorguya aldı, savunma-görüş istedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da, ILO’ya iletmek üzere Türk-İş’in görüşünü sordu. Türk-İş cevabında, asıl ayrımcılığı İran’ın yaptığını vurgulayarak, tesettür operasyonunu hatırlattı.
İran, ‘Cinsiyet ve din esasına göre ayrımcılık’ ilkesine yaslanarak, türbanlı milletvekili Merve Kavakçı’nın TBMM salonundan dışarı çıkarıldığını ILO-Uygulama Komitesi’ne resmi şikayet olarak bildirdi. İran, türban yasağının üniversiteler, akademik merkezlerde ve kamu görevlileri arasında ayrımcılığa yol açtığını öne sürdü. 9 Mayıs 1999’daki şikayette, kadınların eğitim düzeyinin düşüklüğü nedeniyle türbanın özel bir önem kazandığı belirtildi.
Hükümet ve devlet adına konunun muhatabı olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ILO’ya verilecek Ulusal Rapor için 30 Haziran 2004’te Türk-İş’ten görüş istedi. Türk-İş, görüşünü 16 Temmuz 2004’te gönderdi. Türk-İş, özetle şu görüşleri dile getirdi:
BU GÖRÜŞE KATILAMAYIZ
İran İşçi Evi’nin başvurusu üzerine İLO Komitesi’nin ‘Kamu görevlilerinin ve üniversite öğrencilerinin başlarını açmak zorunda kalmalarının, başörtülü kadınları çok büyük ölçüde etkilediği, dini uygulamalarla kadınların, eğitim ve istihdamında eşit şansa sahip olma haklarının zayıflatıldığı veya tamamen ortadan kaldırıldığı tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığı’ düşüncesine katılmak mümkün değil. Çünkü, Anayasa’ya göre devlet; demokratik, laik ve sosyal hukuk devletidir.
TÜRBAN SİYASİ AMAÇLI
Ülkemizde dini inancı sembolize eden türbanın siyasi amaçla kullanılma girişimleri, kamu düzenini, toplum huzurunu ve bütünlüğünü bozmayı hedefleyen bir kesimin çabası olarak yorumlanıyor. Nitekim, AİHM’nin son görüşünde, türbanın dini sembol olarak kullanılmasının laiklik ilkesi ile bağdaşmadığı, türban girişiminin türban kullanmayan vatandaşlar için tehdit edici nitelik taşıdığı yorumunu yaptı.
İRAN GİBİ YAPMAYIZ
İran, başörtüsünü zorunlu kılıyor ve başörtüsüz kadının sokağa çıkmasına, bir işyerinde çalışmasına izin vermiyor. Dini lider Ayetullah Hamaney’in 8 Temmuz 2004’te yaptığı konuşmayı takiben Tahran’da çarşaflı kadın polisler tesettür operasyonu düzenledi. İran, her yabancı uyruklu kadını başını örtmeye zorluyor, örtmeyenleri ülkesine sokmuyor.
AYRIMCILIĞI İRAN YAPIYOR
Asıl ayrımcılığı İran’ın yaptığı ortada. Ülkemizde başörtüsü yasağı yok. |