17/07/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
17.07.2004
Bronz ten tutkusu
 

Tuğçe ERDEMLİ

20. yüzyıla kadar, özellikle Batılı insanın gözünde, beyaz ten güzelliğin, seçkinliğin ta kendisiydi. Ama 20. yüzyılda her şey değişti. Bir zamanlar beyazlaşmak için arsenik bile içen kadınlar, beyaz tenlerini soluk bir hayalet gibi görür oldular ve bronzlaşma modası başladı.

İşte ‘Güzel Ol, Bugün, Yarın ve Daima’ adlı kitabı Doğan Kitap’tan çıkan Dermatolog Dr. Yasemin Fatih Amato, kitabının bir bölümünü bu bronz ten tutkusuna ayırmış. Bu tutkuyu ‘moda ile sağlık hiç bu kadar birbirine zıt olmamıştı’ diye açıklıyor. Çünkü bronzlaşma, aslında cildin hasar görmesinden ibaret: ‘Bikini ya da mayonuzun altında kalan deriyle güneşe maruz kalmış deri arasında çok fark vardır. Güneş görmeyen yerler daha ince ve pürüzsüzdür. Yanmış deri ise daha kaba ve kalınlaşmış bir deridir hatta daha kırışıktır. Bronz kadınlar çok seksi ve güzel görünüyor ama yakından bakarsanız özellikle boyunlarında kalın ve kaba bir deri olduğu fark edersiniz. Çünkü deri kendisini güneşe karşı korumak için kalınlaşır. Dolayısıyla daha çabuk ve çok kırışır. Balıkçıların derisini bir düşünün.’

Bu sözlerin sahibi Dr.Yasemin Fatih Amato (39) Edirne Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra İtalya, Fransa, ABD, İngiltere ve İspanya’da kozmetik eğitimi almış. Doğan Kitap’tan çıkan ‘Güzel Ol, Bugün, Yarın ve Daima’ adlı ilk kitabında cilt güzelliğine dair tüm bildiklerini yazmış. Pratik bir ansiklopedi olarak nitelendirebileceğimiz bu kitapta deri hastalıklarından benlere, akne sorunlarından varislere, antioksidanlardan selülitlere kadar üzerinde çok konuşulan ama tam da ne olduğu bilinmeyen birçok soruna ve soruya net cevaplar var.

CİLT GÜNEŞE MARUZ KALAMAYACAK KADAR HASSASTIR

İnsan cildi, doğrudan güneş ışınlarına maruz kalamayacak kadar hassas. Güneşe çıktıktan sonra, ciltte oluşan tüm değişiklikler aslında sağlığın bozulduğuna dair bir alarm zilli. Çünkü cilt güneşe karşı çok belirgin reaksiyonlar gösteriyor: Çiller, açık ve koyu renkte lekeler, zamansız yaşlanma, kanser riski ve katarakt ilk sıralarda yer alıyor.

Güneş altında kalındığında, cilt önce pembe-kırmızı bir renge bürünüyor. Bu kızarıklık, cilt altında genişleyen kılcal damarların yansıması. Renk değişimi, cildin güneş ışığına verdiği ilk tepki.

Ama insanlar, sadece günlük yaşamda güneş ışınlarına maruz kalmakla yetinmiyor, bir de özel olarak güneşin altında yatıp bronzlaşıyor. Bronzlaşma, aslında güneşin verdiği hasara karşı cildin verdiği tepki:

Ciltteki DNA parçaları güneşten hasar görünce, cilt güneşe karşı doğal bir koruyucu olan renk pigmentlerini üretmeye başlıyor. Çoğalan renk pigmetleri cildin rengini koyulaştırıyor.

Dr. Amato, cildin bronzlaşma süresini anlattığı bölümde ‘Moda ile sağlık hiç bu kadar birbirine zıt olmamıştı’ diyor.

SOLARYUM NE KADAR ZARARLI?

Solaryum cihazları saf UVA ışını veriyor. Bu tür cihazlar sivilce, sedef gibi bazı deri hastalıklarını tedavi etmek için kullanılıyor. Bazı solaryum üreticileri, UVB ışını üretmediği için solaryumun cilde zarar vermediğini iddia ediyor. Bu doğru değil. Evet, UVA ışınları gözle görülür bir yanık yaratmaz. Ama uzun vadede cildin erken yaşlanmasına neden olur. Altderiye ulaşarak, cildin esnekliğini ve sıkılığını sağlayan kollajen ve elastin dokularına zarar verir.

Solaryumun lehine söylenecek tek bir şey: İnsan plajda kendini kaybedebilir ama solaryum salonlarında hiç olmazsa süre sınırlıdır ve uzman denetimi altındadır. Bu bir avantaj sayılabilir.

İçinde aradığınız maddeler olduktan sonra güneş koruyucusunun ucuzuyla pahalısı arasında fark yok

Güneşten koruyan cilt ürünlerini yaz, kış, gölgede, güneşte, şehirde, plajda her zaman kullanmak gerekiyor. Günlük yaşamda kullanılan diğer cilt bakım ürünleri tek başına yetmiyor.

Güneş koruma faktörü en az 15 olan ürünler kullanın. Bu oran UVB ışınlarını yaklaşık yüzde 94 oranında engeller. Eğer ten renginiz açıksa, daha yüksek koruyucuları tercih edin.

İlk tercihiniz titan dioksit veya çinko oksit içeren ürünler olsun. Bunlar kaliteli koruma sağlar. Tek mahsuru cilt üzerinde yağlı bir tabaka bırakmasıdır.

Hem UVA hem de UVB koruması içeren ürünleri tercih edin. UVA ışınları tahribatını uzun sürede, UVB ışınları ise kısa sürede gösterir.

İçinde aradığınız maddeler olduktan sonra pahalı bir güneş koruyucusu ile ucuzu arasında hiçbir fark yok. Ekonomik olanı tercih ederseniz kullanırken daha cömert davranırsınız.

Moda ile sağlık birbirine hiç bu kadar zıt olmamıştı

CİLT BAKIM ÜRÜNLERİNİ SIK VE AŞIRI KULLANMAK CİLDİ BOZAR


İnsanın önce cilt tipini çok iyi tanıması gerekiyor. Bunun en iyi yolu sabah yüzü yıkadıktan bir saat sonra bir dermataloğa cilt analizi yaptırmak. Çünkü ciltteki yağlanma, günün saatine göre değişiyor. Örneğin bir gece önce iyi uyuyamadıysanız ertesi gün cildiniz normalden daha yağlı olabiliyor

Cildinizin tipini belirledikten sonra, ikinci adım cilt bakım ürününüzü seçmektir. Cildiniz için en iyi ürün en pahalı ürün olmayabilir.

Kozmetik ürünlerini gereğinden fazla kullanmanın hiçbir yararı yoktur. Hatta cilt bakım ürünlerini sık ve aşırı kullanmak cildin tahriş olmasına ve yağlanmasına neden olur.

Ürünleri karıştırmanın veya farklı ürünleri üst üst sürmenin faydası yoktur.

NEMLENDİRİCİ NASIL KULLANILMALI

Nemlendiriciler sadece günlük bakım ürünleridir. Cildin nem dengesini korur, su kaybına bağlı ince kırışıklıkların oluşmasını engeller.

Nemlendiriciler hafif nemli cilde sürülürse daha etkili olur. Cilt temizlendikten sonra tonikle silinmeli ve üzerine nemlendirici sürülmeli.

Eğer nemlendiricide güneşten koruma faktörü varsa işiniz kolay. Ama eğer yoksa, nemlendiricinin üzerine mutlaka güneşten koruyucu sürmelisiniz.

Kuru ciltler nemlendiriciden hayatları boyunca vazgeçemezler. Bu ciltler için yüzde 30 oranında yağ içeren kremler en iyisi.

Sadece kuru ciltlerin değil, yağlı ve akneli ciltlerin de nemlendirilmeye ihtiyacı var. Bu ciltlerde ya tamamen yağsız veya yağ oranı yüzde 15’i geçmeyen hafif nemlendiriciler, yağ oranını dengeleyen ürünler kullanılmalı.

ERKEKLERİN SAKAL AVANTAJI VAR

Erkeklerin cildi kadınlardan daha kalın. Sakal yüz için koruyucu bir etki yaratıyor. Sakal çıkan bölgeler, kadınlara göre daha sağlıklı. Ama saçı dökülen erkeklerin alın bölgesini özellikle güneşten korumaları gerekiyor. Erkekler kadınlara göre daha yavaş yaşlanır. Ama kadınlardaki östrojen hormonu ciltlerini her zaman daha güzel tutar. Aksine erkekler testosteron hormonuna bağlı olarak yağlı bir cilde sahiptir ve sivilce problemleri daha fazladır. Bunun için erkekler yağlı cilt tiplerine uygun ürün kullanmalı. Kıl dönmesi erkeklerde başlıbaşına bir sağlık sorunu. Bunun için özel ürün kullanılmalı.

KIRIŞIK DÜZELTİCİ KREMLERİN ETKİSİ ABARTILIYOR

Bütün kremler derinin sadece üst tabakasına kadar geçebilir. Ama kırışıklıklar derinin alt tabakasında olur. Bunları yok etmek istiyorsanız başka yöntemler denemeniz gerekir. Piyasada olan kırışık giderici kremlerin etkisi çok az.

Kırışık tedavisinde son moda besinle gençleşme denilen ‘antioksidan’lar. Çünkü antioksidanlar ve bol su içmek, deriyi içten toplama özelliğine sahip.

Ama aslında en güzel kırışılık giderici krem, güneş koruyucuları. Güneşten korunmak genç kalmanın en etkili yöntemi. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com