17/07/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
17.07.2004
Bir başka olur Yavuz Turgul pavyonu
 

Sibel ARNA

Malumunuz pavyon ve Türk filmi bir elmanın iki yarısı gibidir. Eski Türk filmlerinin çoğunda pavyona düşme, pavyondan kurtulma, kurtulduktan sonra gidip Galatasaray Hamamı’na 40 su yıkanma, pavyon kadınına aşık olma gibi hadiseler konu edilir.

Türk sinemasının usta yönetmeni Yavuz Turgul da son filmi Yürek Yarası’nda hikayeyi pavyonda çalışan bir kadının ekseninde anlatıyor. Dünya (Meltem Cumbul), hayatın tokadını defalarca yemiş, psikopat eski kocasından kaçıp küçük kızıyla İstanbul’da bir pavyonda çalışmaya başlamış bir türkücüdür. Aslında türkü barda çalışmak istemektedir. Nazım (Şener Şen), bütün hayatını Anadolu’nun ücra

köşelerindeki öğrencilerine adamış, bunun uğruna karısından ve çocuklarından bile vazgeçmiş bir öğretmendir. Halil (Timuçin Esen), eski karısı Dünya’ya marazi bir aşkla bağlı, gözü kara sevdası için dünyayı yakacak çılgın bir adamdır. Bir benzin istasyonunda pompacı olarak çalışmaktadır.

Bu üç karaktere hayat veren üç oyuncuyla filmin çekildiği Champs Elysees Pavyon’da onlarla konuştuk. Çekmekte oldukları pavyon sahnelerinin Türk sinemasının diğer pavyonlu filmlerine benzeyip benzemediğini sorduk. Verdikleri cevaplar aynı kapıya çıktı: ‘Hiç alakası yok. Başka olur Yavuz Turgul’un pavyonu’

Şener Şen

İstanbul’un bütün pavyonlarını dolaştık

Nazım, öğretmenlikten emekli olduktan sonra İstanbul’a döner. Mahallesine, Samatya’ya... Emekli maaşı bağlanıncaya kadar, en yakın dostu Takoz Atakan’ın taksisinde çalışmaya başlar. Bir gün müşteri olarak Dünya’yı alır taksisine. İnsan sarrafı, yönetim cambazı Dünya, yüzüne baktığı zaman kızaran bu efendi insana güvenir. Nazım, kadını her gece pavyona getirip götürmeye başlar. Nazım bir gece Dünya’yı almaya vaktinden önce gelir ve içeri girip onu dinler. Biz gittiğimizde tam da bu sahne çekiliyordu. Yarım saat sonra Yavuz Turgul stop dedi. Şener Şen ile birlikte iki kat yukarıdaki Kadınlar Kahvesi’ne çıktık. Filmde konsomatrisleri canlandıran bir grup kadın dinleniyordu. Saz heyeti ise aralarında kağıt oynuyordu. Figüran kadınların yarısı Türk, yarısı Rus’tu. Acaba neden diye düşündük. Sorumuzun cevabını Şener Şen’le yaptığımız röportajda aldık. Başrol oyuncuları için perdeyle ayrılan küçük bölmeye geçtik. Çay söyledik ve konuşmaya başladık.

Kendinizi taksi şoförü gibi hissetmeye başladınız mı?

- Pek değil. Rolümde taksi şoförlüğü ağır basmıyor. O işin görünen yüzü, arka fon. Hikaye de bir taksi şoförünü anlatmıyor. Aslında Nazım bir öğretmen. Emekli olduktan sonra şoförlük yapmaya başlıyor. Dolayısıyla o kendini ne kadar taksi şoförü gibi hissediyorsa ben de o kadar hissediyorum.

Nazım, hiçbir karşılık beklemeden bir kadına yardım eden bir karakter. Biraz saf mı?

-
Değil. Adam yapı itibarıyla yardımsever. Yalnızca kadına yardım etmiyor. O olmasa başka birine yardım ederdi. Bu filmde Nazım’ın kendi kendiyle yaptığı iç hesaplaşmayı anlatmaya çalışacağız. Bir ömür geçmiş, emekli olmuş, mesleği uğruna çok özverilerde bulunmuş. Şimdi hayatındaki artılarla eksilerin muhasebesini yapıyor.

Dünya (Meltem Cumbul) bir pavyon şarkıcısı ve şu anda pavyon sahnelerini çekiyorsunuz. Türk sineması pavyon fenomeninden neden vazgeçemiyor?

-
Onu Yavuz Turgul’a soracaksınız. Fakat bu filmde pavyon fazla vurgulanmıyor. Adam şoför, bir pavyon kadını adamın arabasına biniyor. Bir kere de pavyona gelip onu dinliyor, o kadar!

Çekimler başlamadan önce pavyona gidip gözlem yaptınız mı?

- Evet, Yavuz’la birlikte İstanbul pavyonlarını dolaştık. Bizim zamanımızı pavyonlarıyla şimdiki pavyonları kıyasladığımızda büyük bir değişim olduğunu gözlemledik.

Ne değişmiş?

- Daha modernleşmiş. Bir de yabancı kadınların, Rusların hakimiyeti var. Bunlar off the record mu?

Değil, teyp çalışıyor!

- Aaa... Biz bu konuya nasıl geldik?

Pavyonda çalışan kadınlar sizi etkiler mi?

- Sorun ekonomik canım! Başka ne olabilir?

Bu filmde komedi var mı?

- Hayatın kendisinde ne kadar varsa o kadar var.

Sette öğrencileriniz var mı?

- Ne öğrencisi. Hepsi arkadaşım. Aynı işi yapıyoruz. Onlardan daha eskiyim diye onların öğretmeni olamam. Eskimek bir işe yaramaz. Bak masa da eskiyor.

Uzun süre ara verdikten sonra 35 derece sıcağın altında çalışmak size nasıl geldi?

-
Bu aslında konsantrasyon meselesi. İşe iyi konsantre olduğum için sıcağı hissetmiyorum. Eşkıya’da da öyle olmuştu. Urfa’da, ağustos sıcağında paltolarla yürümüştüm. Ama ne zaman ki çekimler bitiyor işte o zaman bütün yorgunluk çıkıyor. Çalışmalar sırasında sürekli hazır ve gergin duruyorum.

Bu filmin varacağı son nokta nedir?

- Senaryodan bize geçen duygunun seyirciye aynen geçeceğine inanıyorum.

Meltem Cumbul

İçli türküler söyleyen bir pavyon kadınıyım

Türk sinemasında pavyon kadınını oynamayan star yoktur herhalde. Siz de milli oldunuz. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

- Çektiğiniz film bir Yavuz Turgul senaryosu olunca, pavyonu kullanış biçimi bile farklı oluyor. Ben farklı bir pavyon kadınıyım. İçli türküler söylüyorum. Dünya aslında türkü barda çalışmak istiyor ama maalesef oralara kadar uzanamamış. Konsomasyondan hoşlanmıyor. Türkülerle insanları hem eğlendiriyor hem içlendiriyor.

Bu role nasıl hazırlandınız?

- İstanbul’da bir sürü pavyon gezdim. Ama daha önce İzmir’de Basmane’de Aydınlı arkadaş grubumla bir pavyona gitmiştik. Çok ilginçti. Bu karakteri keşfetmek için çok uğraştım. Şu anda onla yatıp onla kalkıyorum. Kocamın yanında bile sürekli rolümü oynuyorum.

Şener Şen’le bu kadar yakın çalışmak nasıl bir his?

- Bundan üç-beş yıl önce bana ‘Türk sinemasında kiminle çalışmak istiyorsunuz’ diye sorsaydınız yönetmen olarak Yavuz Turgul, oyuncu olarak da Şener Şen derdim. Şener Şen’le karşılıklı oynamak bana çok heyecan veriyor. Bu film bittiği zaman çok üzüleceğim. Çünkü çok güzel ve çok dolu vakit geçiriyorum. Öğrendiğim çok şey var. Gerçekten benim oyunculuk kariyerimde çok önemli bir nokta.

Filmde hangi türküleri söylüyorsunuz?

- ‘Mavilim Mavişelim’, ‘Etek Sarı’ ve ‘Ayrılık Ateşten Bir Ok’. Bunları söylemek için türkü dersleri aldım. Filmin soundtrack’ında da söyleyeceğim.

Yürek Yarası yüreğimizi yaralayacak içli bir film mi?

- Senaryoyu okuduğumda güldüğüm yerleri de oldu ama çok ağladım, çok etkilendim. Oynarken de çok etkileniyorum. Onun için her anını çok derinden yaşıyorum.

Timuçin Esen

Yavuz Abi gördü, beğendi, istedi

Belalı koca Halil’i oynuyorsunuz. Sizi pek tanımadığımız için kimsiniz diye başlamak istiyorum.

-
1973 Adana doğumluyum. 94 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nden mezun oldum. Los Angeles’ta sinema yönetmenliği mastırı yaptım. Bu benim ilk sinema filmim. Şimdi oyunculuk yapıyorum ama aslında yönetmen olmak istiyorum.

Bu filme nasıl dahil oldunuz. Sizi kim keşfetti?

- Yavuz Abi gördü, beğendi, istedi. Daha önceden tanışıyorduk. Benim Amerika’da yönetmenlik mastırı yaptığımı biliyordu. Döner dönmez bu rolü teklif etti.

İlk filminizde Şener Şen gibi bir isimle oynamak size neler hissettiriyor?

-
Şener Abi çaktırmadan bir sürü şey öğretiyor. O, karşısındakini çok rahat ettiren bir insan.

Bu film vizyona girdiğinde siz ne kazanacaksınız?

- Tecrübe.

İzleyici ne kazanacak?

- Onu bilemem. Siz ne vermeye çalışırsanız çalışın herkes alabildiği kadarını alır.

Sizce Türk sinemasının pavyona bu kadar ilgi göstermesinin nedeni nedir?

-
Pavyon hayatın bir gerçeği. Öyle bir yer var. İnsanlar gidiyor oralara, içiyor, bakıyor. Orada çalışan kadınların hayatlarında bir sürü hikaye var. Pavyon kadınları çok güçlü ve çok enteresan kadınlar.

Pavyona gider misiniz?

- Müdavim değilim ama gitmişliğim vardır. Orada neler olup bittiği benim de ilgimi çekmiştir. Bu filme başlamadan önce de birkaç pavyon dolaştım. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com