Sanal babalar hem vardırlar, hem yoklar... Hem otorite konumundadırlar, hem sorumluluk almaktan kaçarlar. Eğlendirirler ama genelde saygılı bir ilişkinin peşindedirler. İlgilenmek isterler ama vakitleri yoktur. Duruma göre cömert davranırlar. Yokluk zamanlarında onlar varmış gibi düzen kurulmasını isterler. Çocukla ilgili gelişmeleri genellikle telefonda öğrenirler. Atladıkları bir konu olduğunda ise sorumluluğu direkt anneye atarlar. İyi gitmeyen bir durum karşısında ‘Ben elimden geleni yaptım ama onlar anlamadı’ diyerek bir savunma mekanizması geliştirirler.
‘Sanal babaları’ üç ana gruba ayırmak gerekir. Birinci grubu uzun iş seyahati nedeniyle yılın büyük bölümünü evinden ve çocuklarından ayrı geçirenler oluşturuyor. Seyahatçi sanal babalar, mecburiyet nedeniyle çocuklarından ayrı oldukları için ne tam otorite konumundalar ne de çocuğun büyüme aşamalarında yanındadırlar... Arada gelirler, tatilleri birlikte geçirirler, kısa dönemde çocuklarını tanımaya çalışırlar, onların nasıl bu kadar hızla büyüdüklerine şaşırırlar. Yokluklarını maddi beklentileri karşılayarak gidermeye çalışırlar. Seyahatçi babaların eşleri, genellikli bu duruma alışmıştır. Tek başına çocuk büyütme konusunda şikayet etmez, ya da sürekli bu durumu koz olarak kullanıp kendi isteklerinin yerine getirilmesine araç yapar.
ESKİ EŞLE PROBLEMİ VARSA SORUN VAR
Mesai saatleri belirli olmayan sanal babaların çocukları ise hem babalı, hem babasız gibidirler. Genellikle hafta sonu kahvaltı masasında veya uyurken yanaklarına konan bir öpücük sayesinde babalarının varlığını hissederler. Bu babalar çocukları hakkında gelişmeleri (derslerinin kötüye gitmesi, öğretmen şikayetleri, ateşlenmesi, kusması, arkadaşlarıyla kavgası, sevgilisinden ayrılması gibi) telefonla ya da gece eve döndüklerinde eşlerinden öğrenirler. Olaylara müdahale etmeye ise vakitleri olmadığı için genellikle direktif vererek gelişmeleri yönlendirmeye çalışırlar. Çocuklarıyla az görüştükleri için maddi istekleri ek kredi kartıyla karşılama taraftarıdırlar. Boşanma sebebiyle çocuklarından zorunlu olarak ayrı kalan sanal babalar da kendi aralarında iki gruba ayrılırlar. Eğer ayrıldıkları eşleriyle problemli iseler bu durum sorun olarak çocuklarıyla ilişkilerine yansır. Öfkeli sanal babalar maddi açıdan çocuklarına destek olmaktan şiddetle kaçarlar. Gerekçe, eski eşe duyulan kindir. Zaman zaman çocuklarıyla ilişkilerini iyileştirmek için çaba sarf etseler de bunu tüm hayata yayamadıkları için her şeyi kesintili yaşarlar. Ayrıldıkları eşleriyle problem yaşamayan sanal babalar ise boşanmanın etkisini çocuk üzerinde hissettirmemek için büyük çaba gösterirler. Maddi durumları yeterli olmasa dahi kendileri harcamaz, çocuklarını rahat ettirirler. Haftanın büyük bölümünü çocuklarıyla birlikte geçirirler, fedakardırlar, bu durumdan şikayet etmezler.
ÖNEMLİ OLAN HUZUR
Geleneksel Türk ailesinde baba evde de olsa, sanal da olsa çocuk büyütmek annelerin sorumluluğundadır. Yani tek başıma çocuk büyütüyorum diye ayrı bir strese girmeye gerek yok. Günümüzde bir çok anne mutsuz bir evliliği sürdürmek yerine çocuğunu tek başına büyütmeyi göze alıyor. Ama çevre bu annelerin suçluluk duymasına neden oluyor. Çünkü çocuğunu tek başına büyüten annelere, topluma uyum sağlayamayan ve mutsuz bir çocuk yetiştireceği mesajı veriliyor. Anne ve babanın birarada olduğu bir evde sağlıklı, mutlu ve başarılı bir çocuk yetiştirmenin garantisini kim verebilir? Mutlu bir çocuk yetiştirmenin yolu ister anne-babalı ister tek olsun huzurlu bir ortamdan geçiyor. Bu anlamda tek başına çocuk yetiştirme kararı alan annelerin suçluluk duygusundan kurtulması hem kendi hem de çocuğun yararına olacaktır.
Benim babam sanal mı anne
Çoğu çocuk büyüme aşamasında babalarıyla neden daha az biraraya geldiklerini anlayamazlar. Baba uzaktan da olsa etkili bir babalık yapamazsa, çocuk özellikle ergenlik çağında babanın boşluğunu hissedecektir.
Anne- babalı bir ev olması değil etkin anne- baba olmak önemli
Tek başına çocuk büyütürken babanın yokluğunu çocuk üzerinde kullanmamak lazım. Babaya kızıp, gerilimi arttırmak çocuğa zarar verir. Sonuçta çocuk doğurmaya karar verdiğimiz anda onu tek başına büyütmeyi de göze almıyor muyuz? Anneliğin yüzde doksanı fedakarlıktır. Zaten ‘Neden bütün bunları tek başıma yapıyorum ki?’ diye sormak için soluklandığınızda, eşinizle olan probleminizi çocuğunuzla ilişkinize yansıtma aşamasına gelmişsiniz demektir. Bu süresi belli olmayan serüvende ‘neden’ sorusunu sormamak gerekir. Bu nedenle sanal babalar da bu konuda suçluluk duymamalı. Mutlu ve sağlıklı çocuklara sahip olmanın sırrı, onları anne-babalı bir evde büyütmekten çok, onlara etkin anne babalık yapmaktır. Uzaktan da olsa sevginizi, ilginizi ve maddi desteğinizi çocuklarınızın üzerinden çekmediğiniz sürece sanal babalığınızın hiçbir sakıncası yok.
Çocuklar büyürken babanın rolü
Çocuk için baba vazgeçilmez önemdedir.
Bütün çocuklar etkili bir babaya ihtiyaç duyarlar.
Babanın gücünü, varlığını ve desteğini hissetmek isterler.
Babalar yokluklarını sadece maddi beklentilere yanıt vererek kapatmamalı.
Baba ayrı da olsa çocuğa doğru rol model olmalıdır.
Etkili ve iyi bir baba çocuğun gelişimini olumlu katkı sağlar.
Eski eşe duyulan olumsuz duygular çocuk ile ilişkilere yansıtılmamalı.
UNUTMAYIN
Kelime hazinesi için tekrar gerekir
Bebeğiniz doğduğu günden itibaren onunla iletişiminizde düzgün bir dil kullanmalısınız. Kesinlikle bebek gibi konuşmayın. Kelime haznesini geliştirmek için birkaç noktaya dikkat edin. Onunla birlikte yaptığınız her şeyi ona anlatın. Üzerini giydirirken ‘Bebeğim şimdi sana sarı bir çorap, mavi bir tulum, kadife gibi yumuşak beyaz bir şapka giydiriyorum’ deyin. Dışarı çıkardığınızda ilgisini çeken nesnelerin adlarını ve özelliklerini sıralayın. Çocuğunuz iki yaşın üzerindeyse ve bazı kelimeleri yanlış söylüyorsa düzeltmeyin. Doğrusunu tekrarlayarak öğrenmesini sağlayın. Sadece kitap değil, gazete de okuyun.
NOT DEFTERİ
Anaokulu çocuğuna rahat giysi
Artık çocuklar da modaya uygun giyinmek istiyor. Vitrinde gördükleri giysilere, masal kahramanlarının kullanıldığı eşyalara sahip olmanın peşindeler. Hem modayı takip etmek hem de bütçeye uygun alışveriş kolay değil. Ancak şimdi indirim zamanı. Ünlü çocuk mağazalarının her birinde giysiler birbirinden cazip fiyatlarla satılıyor. Bu fiyatlar kaçırmayın ama rahatlığı da ön plana alın. Sadece şık diye çocuğu rahatsız edecek bir giysi almayın. Eğer çocuğunuz bu yıl anaokuluna başlayacaksa düğmeli, fermuarlı giysilerden kaçının. 15-25 milyon lira arasında fiyatlarla Kanz’da çok renkli capri takımlar, eşofmanlar var. Ödemeyi ise kredi kartıyla iki taksitte yapabiliyorsunuz.