Yeni Başbakanlık Binası'nda düzenlediği basın toplantısında dün toplanan 8. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun ele aldığı konular hakkında bilgi veren Şener, daha sonra soruları yanıtladı.
Şener, faiz oranlarıyla ilgili bir soru üzerine, şu anda reel düzey itibarıyla düşmeye ve düşürmeye ihtiyaç duyulacak bir noktada olan faiz oranlarında, 1-2 yıl öncesine bakıldığında ise oldukça mesafe alındığının görüleceğini dile getirdi.
Şener, “Bugün yüzde 15'lerin söyleniyor olması, bu konuda önemli mesafe alındığını gösterir. Ama bu düzeyin de daha aşağı çekilmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Bunun yolu da piyasa mekanizmasıdır” dedi.
"KUR İŞİNİ PİYASAYA BIRAKTIK"
Şener, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in de sık sık dile getirdiği Türk Lirası'nın aşırı değerli olması konusundaki bir soru üzerine, bununla ilgili farklı görüşler bulunduğuna işaret ederek, TL için baz alınan yıla göre değerli ya da değersiz şeklinde bir değerlendirme yapılabileceğini söyledi.
Türk Lirası'nın geçmiş yıllarda bir indiğini bir çıktığını kaydeden Şener, baz alınan yıl konusunda güçlükler bulunduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: "Şu anda dolar ya da TL aşırı değerli mi diye bir zemine girmede büyük güçlükler vardır. Dövizde bir maldır. Piyasada demek ki çok var ki bu değer oluşuyor. Bir ekonomide döviz kurları yüksekse, ihracat artar, ithalat azalır, döviz düşerse ihracat azalır, ithalat artar. Ama biz de hem ithalat hem ihracat artıyor. Nereye koyacağız? Dalgalı kur sisteminde kur kendisini piyasaya bırakmış. Piyasaya göre kur da kendi fiyatını oluşturmaktadır.
İthalat çok artar, ihracat azalırsa, bu takdirde kur zaten kendini ayarlama özelliğine sahiptir. Dalgalı kurun kendi bünyesinde oto kontrol vardır. Onun için işi piyasaya bıraktık. Piyasa çözsün diyoruz”
“MÜDAHALE OLMAZ”
Başbakan Yardımcısı Şener, bu nedenle kura müdahale olmayacağını belirterek, piyasaya çok fazla müdahalenin piyasadaki arayışları da tıkayacağı uyarısında bulundu.
İnsanların bazen en dezavantajlı olduğu durumlarda en avantajlı durama geçtiğini belirten Şener, sektörlerde de zor dönemlerde çok önemli kararların verildiğinin ve atılımlara geçildiğinin görüldüğünü vurguladı.
Sanayinin de kendisini gelişen şartlara göre yenilediğini anlatan Şener, şöyle devam etti: “Ekonomi büyürken, istihdam artışı niye yok diye bakarken, büyümenin aynı zamanda verimlilik artışından olduğu söyleniyor. Dünyada son yıllarda en önemli verimlilik artışı sağlayan ülkelerden birisi de Türkiye'dir. Ama statükoyu kabullenip, piyasaya kamu kaynakları ile müdahale ederseniz, piyasada faaliyet gösteren girişimcilerin dinamizmini de törpülemiş olursunuz.”
EKONOMİDEKİ GELİŞMELER
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener, dünkü toplantıda ekonomideki genel gelişmelerin de daha öncekilerden farklı olarak ”think tank” yöntemiyle tartışıldığını söyledi.
Her görüşün çaprazlama test edildiğini vurgulayan Şener, bu tür çalışmaların sadece bakan ve bürokratlar arasında değil, ekonomide söz sahibi uzman kişilerin katkılarıyla da sürdürülmesi kanaatinde olduğunu dile getirdi.
Şener, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda ekonomiyle ilgili ifade edilen görüşleri de şöyle sıraladı: “Enflasyon düşüyor. Bu, Türk ekonomisinin bugünü ve yarını açısından çok önemli bir gelişmedir. Türkiye'de artık eski alışkanlıkların ortadan kalkacağı açıktır.
"TÜFE'NIN DAHA DÜŞÜK ÇIKMA OLASILIĞI VAR"
Enflasyonda şu ana kadarki seyri dikkate alırsak yıl sonu hedefleri gerçekleşecektir. TÜFE'nin daha da düşük çıkma ihtimali vardır.
Enflasyondaki düşüşün, yüksek büyüme ile birlikte sürmesi, uygulanan ekonomik programın başarılı olduğunu göstermektedir. Ülke ekonomisi açısından iyimseriz.
"OTOMOBİLDE CİDDİ BİR TALEP ARTIŞI VAR"
Beyaz eşya ve otomobilde ciddi bir talep artışı vardır. Otomobilde geçen yılın ilk 5 ayında 47 bin olan toplam satış, bu yıl aynı dönemde 198 bine yükselmiştir. Aşağı yukarı 4 katlık bir artış söz konusudur. Beyaz eşyada da geçen yılın ilk 5 ayında 1 milyon 56 bin adet olan satış rakamı, bu yıl 1 milyon 760 bine çıkmıştır. Burada da çok belirgin bir artış söz konusudur.
Yurt içi talepte beyaz eşya ve otomobildeki artışı bir tarafa bırakacak olursak, piyasada bir talep fazlalığı var diyecek durumda değiliz.”
İŞSİZLİKLE MÜCADELE
Şener, işsizlikle mücadelede neden istenen başarının sağlanamadığının sorulması üzerine de, bu konuda gerek siyasi, gerekse bürokrasi olarak çok yönlü çalışmalar yaptıklarını anlattı.
Ekonomideki dengelere işaret eden Şener, işgücü piyasasının da bu dengelerden birisi olduğunu vurguladı. İşgücü piyasasındaki dengenin işsizliğin minimuma inmesiyle oluşturulabileceğini anlatan Başbakan Yardımcısı, şöyle devam etti: “Geçen 2 yılda işsizlikle mücadelede beklenen başarının sağlanamaması, bazı sektörlerdeki küçülmeden kaynaklanmıştır. İnşaat ve finansman alanlarındaki büyüme oranı fazla olmadığı takdirde, işsizlikle mücadelede başarı o kadar zor olur. 2004 rakamlarıyla, yıllardır küçülen bazı sektörlerde büyümenin başladığını görüyoruz. Ama işgücü anlamında bunların rakamları henüz ortaya çıkmadı.”