|
DIŞIŞLERİ Bakanı, bizim sevgili Sedat Ergin’e ‘İstanbul Havalimanı’ndaki VIP salonundan, bir yılda 60 bin kişinin geçiş yaptığını’ söyledi ve bunu sınırlayacaklarını açıkladı.
Biliyorsunuzdur:
VIP (Very Important Person), yani ‘Çok Önemli Kişi’nin, Türkiye’de önemli eşittir ünlü olması hasabiyle Türkçe kısaltılmışı; ÇÜK...
‘ÇÜK’ler o özel salonlardan geçerler.
Ben sadece bir kez ‘ÇÜK’ oldum.
Kapıdaki görevli sormuştu:
‘Beyefendi siz de ÇÜK müsünüz?..’
Gururla yanıtlamıştım:
‘Eeee tabii...’
*
Bence de 60 bin ÇÜK fazla.
Halkımızın öte tarafta sıkıntı-eziyet-zorluk çekmesine karşın, ÇÜK’lerin her şeyi otomatik yapılıp, kargoları, biletleri, uçağa ulaşmaları hızla ve beklemeden yerine getiriliyor.
Biraz beklemek gerekse bile, akıl almaz bir ikram var ÇÜK’lere.
Sıradan insanlar ÇÜK olmadıkları için, onlar sürünüyorlar.
Eski bakanlar, milletvekilleri, KİT yönetim kurulu üyeleri, genel müdürler, politikacılar ve bunların eşleri, çocukları, yakınları, saymakla bitmez...
Tüm bunlar ‘ÇÜK’ olarak özel muamele istiyorlar elbette.
‘ÇÜK’ olduklarına ilişkin ceplerinde kartları var.
Ben aslında normal ÇÜK olamadım.
Bir kez nasıl oldu bilmiyorum, içinde bulunduğum grupla sürüklenip gittim ÇÜK olarak.
Görevli beni görünce yeni ÇÜK olduğumu anladı:
‘ÇÜK oldunuz mu?...’
Ben sırıtarak:
‘Eh hayırlısıyla...’
*
Pekiiii...
Memlekette bu kadar çok ÇÜK vardı da, niye Türkiye’yi düzeltme görevi aslında laik Cumhuriyet’i sevmeyenlere düştü?
ÇÜK çok...
İşe mi yaramıyor bu ÇÜK’ler?..
Sıra uçağa özel-lüks salondan binmeye gelince ÇÜK oluyorlar da, ülkemizin güzel günlere ulaşmasında, cumhuriyetimizin aydınlığa koşmasında niçin bir ÇÜK değiller?...
Bir tek uçağa binerken mi ÇÜK olunur?.. |