|
GEÇEN hafta cuma günü Berlin Havalimanı’na girerken büro şefimiz Ahmet Külahçı, kapıdan çıkan birini işaret etti ve ‘Bu kim biliyor musunuz’ diye sordu.
VALİZLİ ADAM
Gösterdiği kişi 45-50 yaşlarında bir erkekti.
Elinde tekerlekli bir valiz vardı.
İç hatlar terminalinden çıkıyordu.
Bir süre izledik.
Kendisini karşılayan biri yoktu.
Havaalanının önündeki taksi durağında sıraya girdi.
Kendisine sıra gelince, valizini yükleyip taksiye bindi ve uzaklaştı.
Ahmet Külahçı hafif bir gülümsemeyle bana bakıyordu.
Ben ‘Kim?’ diye sordum.
Almanya Başbakanı Schröder’in dış politika danışmanı Bernd Mützelburg’muş.
Başbakan’ın en önemli danışmanıymış.
Şimdi bu kişi sizce ‘VIP midir’ yoksa değil midir?
Yaptığı göreve bakarsanız kesin VIP.
Yani çok önemli şahsiyet.
Ancak bu çok önemli kişi VIP salonundan geçmiyordu.
Geçmiyordu, çünkü havaalanında küçük bir VIP salonu var ama bu ancak bir devlet başkanı geldiği zaman veya devletin çok üst düzeydeki birkaç kişisi gideceği zaman kullanılıyor.
Onun dışında isteyen para ödeyerek buranın hizmetinden yararlanabiliyor.
Başdanışman VIP’ten geçmediği gibi, onu karşılamaya gelen şoförlü resmi bir araba da yok.
Kendi valizini taşıyarak çıkıyor ve parasını kendi ödediği taksiye biniyor.
Bu sahne bizim için yadırgatıcı görünüyor ama gelişmiş ülkelerde kimseye böyle gelmiyor.
Çünkü abartılmış VIP uygulaması, eski komünist ülkelerde, diktatörlüklerde ve az gelişmiş ülkelerde görülür.
ÖNEMLİ ADIM
Şimdi hükümet bu uygulamayı sınırlamak için ilk adımı atıyor.
Bence çok güzel bir iş yapıyor.
Ama bakalım başarabilecekler mi?
Çünkü devletin çeşitli kademelerinden inanılmaz bir dirençle karşı karşıya kalacaklarına eminim.
Ben bu konuda hükümeti sonuna kadar destekliyorum.
Ancak herkes gibi ben de şunu merak ediyorum.
Acaba bu sınırlamada nereye kadar gidebilecekler?
Bana göre cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar dışında kimse oralardan geçmemeli.
Özellikle de milletvekilleri.
HALKIN ARASINA
Milletvekilleri halkın arasından geçip uçaklara binmeli.
Belki kendileri bilmiyor ama, VIP uygulamaları milletvekili imajını çok olumsuz etkiliyor.
Dikkat ediyorum çoğu kez uçaklardaki gecikme onlara mal ediliyor.
Çoğu kez de şöyle oluyor. Milletvekili zamanında VIP salonuna geliyor. Ancak uçakta bir gecikme veya arıza varsa, VIP otobüsü tam uçak kalkarken bakanı veya milletvekilini uçağa götürüyor.
Onlar uçağa geç gelince öteki yolcular da uçağın onlar yüzünden bekletildiğini sanıyor.
Bir süre önce Ankara’dan geliyordum. Uçaktan inerken bazı yolcular VIP arabasına yöneldi. Ben normal yolcu otobüsüne doğru giderken genç bir erkek yanıma geldi ve ‘Ertuğrul Bey siz VIP’ten geçmiyor musunuz. Bravo size’ dedi.
Ben ‘Niye VIP’ten geçeyim’ deyince şu cevabı verdi:
‘Ötekiler neden geçiyorsa siz de ondan...’
VIP salonlarından 8-10 kere ben de geçtim.
Bunların çoğu cumhurbaşkanları, başbakanlar veya bakanlarla birlikte oldu.
Her defasında tuhaf bir rahatsızlık duydum.
Hele hele uçağa geç götürüldüğümüzde yerin dibine geçtim.
Ben çok seyahat eden biriyim.
Dünyanın çeşitli ülkelerine gidiyorum.
Bizdeki gibi bir VIP uygulamasına ancak diktatörlüklerde veya az gelişmiş ülkelerde rastlıyorum.
SON TABU
Normal yolcu salonlarında birçok ünlü sanatçı, sporcu, siyasetçi ile karşılaşıyorum.
Eğer bu hükümet VIP uygulamasına medeni bir düzen getirebilirse, demir perdeden kalan bir tabuyu yıkmış olacak. |